Besteciler Hakkinda

 

PETER ILICH TCHAIKOVSKY 

7 Mayis , 1840, Votkinsk, Rusya - 6 Kasim 1893, St. Petersburg, Rusya

Tchaikovsky’nin annesini " akut bir bicimde ice donuk bir cocugun tum atesliligiyle" sevdigi sikca yazilir. Bilinen o ki; annesi 1854’te koleradan oldugunde, 14 yasindaki Peter Illich ilk eserlerinden biri olan piyano icin walsi annesinin hatirasina yazdi. Sekiz yil sonra o zaman yeni acilan St. Petersburg Konservatuari’na girdi ve 1865’te Moskova Konservatuari’nda armoni profesoru oldu.

1860’larin sonu ve 1870’lerin basinda besteledigi eserler her ne kadar St. Petersburg’daki milliyetci bestecilerin eserleri ile benzesse de (Halk sarkilarini ele alisi ve Glinka’dan esinlenen armonisi) diger bazi besteciler, Tchaikovsky’nin muzigini fazla duygusal ve az "Rus" olarak degerlendirdiler. Yine de Tchaikovsky, 19.yuzyilin sonlarinin basta gelen Rus bestecisi haline geldi. Orkestra icin ve bale icin muzikleri ve operalari ve sanat sarkilari ile cok verimli bir besteci idi. 1893 Kasim’inda, Pathetique Senfoni’nin sefligini yaptiktan dokuz gun sonra oldu.

Tchaikovsky escinselligini bir sir olarak sakladi, kendisini bestelerine ve alkole vererek hayatinin buyuk bir bolumunu mutsuzluk ve yalnizlik icinde gecirdi. Ukrayna’da kizkardesinin evinde gecirdigi mutlu yazlar dahi kizkardesinin oglu Vladimir Davydov’a asik olunca icine dustugu sucluluk duygulariyla zedelendi. Evliligi seksuel problemlerine bir cozum olarak gordu ve muzigine hayran bir kadin kendisi ile iliskiye girince, bu kadina evlenme teklif etti. Bu evlilik yanlizca bir ay surdu ve felaketle sonuclandi: Tchaikovsky sinir krizi gecirdi, intihara tesebbus etti ve iki gun kendini bilmez halde yatti. Doktor ulkeyi terketmesini tavsiye etti. Sonraki iliskisi eserlerine hayran olan baska bir dul kadin, Nadezhda von Meck ile oldu; kadin yuzyuze tanismamayi sart kostu ve yanliz mektuplar araciligi ile gorustuler. Tchaikovsky’nin ruhsal durumu kotulesti ve 1890’da Meck aniden iliskilerine ve bestecinin aldigi harcliga son verdi.

Tchaikovsky’nin olumu ile ilgili pekcok teori ortaya sunuldu. Zamaninda yayilan dedikodulardan biri en son senfonisi Pathetique’nin basarisizligi uzerine intihar etmis olmasi idi. Bir baskasi, kolera epidemigi sehri sarmisken kaynatilmamis bir bardak su ictigi ve bu hastaliktan oldugu idi. Ancak 20. Yuzyilin ikinci yarisinda bilimciler su iki varsayimi ortaya koydular: seksuel davranislari yuzunden eski okulunda bir onur kurulunca yargilandi ve intihar etmesi emredildi, veya kraliyet ailesinin bir erkek uyesi ile romantik bir iliskiye girmesi uzerine zehirle intihari icin tesvik edildi.

Bugun Tchaikovsky butun zamanlarin en buyuk bestecilerinden biri sayiliyor; olaganustu melodik yaraticiligi, parlak orkestral yazisi, romantik ve tutkulu muzik duyarliligi hayranlik veriyor.

REYNALDO HAHN

9 Agustos, 1874, Caracas, Venezuela -  28 Ocak 1947, Paris, Fransa

Reynaldo Hahn Paris’e cocuk yasta gitti ve Konservetuar’da Jules Massenet’den ders aldi. 1934 yilindan 1945 yilina kadar Le Figaro’da muzik kritikligi yapti ve Paris Operasi’nin direktoru oldu. Jacques Offenbach’in stilini takip eden operetlerinden bazilari L'Île du Rêve ve Ciboulette’tir. Ayrica bale muzikleri (La Fête Chez Thérèse ve Le Dieu Bleu) ve Edmond Rostand, Sacha Guitry ve diger yazarlarin tiyatro eserleri icin muzik besteledi.

Hahn’in hatiralari zamanin muzik ve edebiyat yasantisini aydinlatmak acisindan cok deger tasir. En onemli iliskisi olan romanci Marcel Proust tarafindan yazilan cesitli biyografileri, Hahn’in escinselliginin nasil ele alindigini gormek acisindan cok ilginctir. Proust ve Hahn’in iliskisi, besteci 2 yasinda iken baslai ve iki yil surdu. (Hahn’in piyano suiti Portraits de Peintres, Proust’un siirlerinden esinlenerek bestelenmistir.) Proust’un biyografisini yazan George Painter, homofobik bir kucultme ile ekliyor: " Bu Sodom cukurunda Proust kendi kotu huylarini takip ederek, kendi gibilerine asik oluyordu (Reynaldo [Hahn] and Lucien [Daudet]). Edmund White, baska bir Proust biyografisi yazari, Proust’un roman karakteri Swan’in Odette’yi Paris’te geceyarisi arayisinin, Proust’un sevgilisi Hahn’I Paris’te bir gece umitsizce arayisinin ekosu oldugunu belirtiyor. Jean Yves Tadié, 1986’da yazdigi "Marcel Proust: Bir Biyografi" kitabinda Proust’un Jean Santeuil adli romanini Hahn’dan ayrildigi icin yazmayi biraktigini, cunku romani bu genc besteci icin yazmaya basladigini ekliyor.

Gunumuzde Hahn genellikle hala birkaci konser repertuarlarinda yer alan sarkilari ile aniliyor. Bu CD’de bulunan sarkilar, biraz daha az bilinen ve bestecinin ses icin yazarken ortaya cikan melodik ve zarif dogasini gosteren eserlerdir.

KAROL MACIEJ SZYMANOWSKI

6, Ekim 1882, Timoshovka, Ukrayna - 29 Mart 1937, Lausanne, Isvicre

Karol Szymanowski sanatla derinden ilgilenen bir ailenin cocugu olarak dogdu; kardesleri muzisyen, sair ve ressam oldular. Bestelemeye ve piyano calmaya cok kucuk bir yasta basladi ve 1901’de Varsiva’ya armoni, kontpuan ve kompozisyon ogrenmek icin gitti. Berlin ve daha sonra Viyana’ya gittiginde Debussy, Ravel ve Stravinsky’nin muzikleri etkisinde kaldi.

I. Dunya Savasi’nin patlamasi Szymanowski’nin ulkesine donmesine sebep oldu. 1914-1917 arasi Avrupa’nin muzikal toplumundan isole edilmis olarak pekcok besteler yapti, Islam kulturu, erken Hristiyanlik tarihi, eski Yunan drama ve filozofisi ogrendi.

Muzigi Paterewsky, Fitelberg ve ozellikle homoseksuel dogasini paylastigi Artur Rubenstein tarafindan yuceltildi. Chopin ve donemindekileri etkileyen Polonya milliyetciligi 19. Yuzyil boyunca etkisini gosterdi ve Rusya’nin baskilari sonucu daha da kuvvetlendi. Rus Ihtilali Szymanowski’nin savas zamani tecrit donemine son verdi. Guvenlik nedeniyle aile Timoshovka’da ihtilalciler tarafindan yerle bir edilen arazilerinden Elisavetgrad’a kactilar. 1919’da yeni cumhuriyetinilani ile Polonya’ya donduler.

Szymanowski Polonya halk lehcesiyle yakindan ilgilenmeye basladi ve Polonya milliyetine ozgu bir stil yaratmaya calisti. Atonal dagarcigini terk etti, bunun yerine tonal bir dil, aksak ritm ve Zakopane’de yasayan dagli Tatralar’in dolambacli melodileri ile calismaya basladi. Unu ulkesinde ve disarida buyumeye basladi ve 1927’de Varsova Konservatuari’and direktor oldu. (Bu konservatuar, 1930’da Varsova Muzik Akademisi adini aldi.) Hayatinin geride kalan yillari pek kolay gecmedi, devamli bir geliri olmadigindan devamli konserler vermek zorunda kaldi. Szymanowski’nin son yillari hastalik ile golgelendi, veremine faydasi olmasi icin Davos, Grasse, Cannes ve Lausanne’a seyahat etti ve bu sehirde 29 Mart 1937’de oldu.

Szymanowski 20. Yuzyilin en onde gelen Polonyali bestecisi kabul edilmektedir. Bu CD’de yer alan sarkilar kendisinin cok kisisel dagarcigi, sairane gorusu ve armonik ve teknik konulardaki gucunu gostermektedir.

FRANCIS POULENC 

7 Ocak, 1899, Paris, Fransa - 30 Ocak, 1963, Paris, Fransa

Poulenc daha sonralari Rhone-Poulenc Kimya Sirketi’in kuracak olan ailenin tek cocugu olarak zengin bir sinifa dogdu. Bes yasinda poyano calmaya ve birkac yil sonra kendi kendine ogrendigi bestecilige basladi. Hayati boyunca bir bestecilik egitimi almadi.

Poulenc, Darius Milhaud gibi ister dini, ister komik eserler olsun, hep tonal muzik icinde eserler yazmaya inandi. 1937’de Hindemith’in de yazdigi gibi: " Muzik var oldukca hep Major gamdan cikacak ve Major gama geri donecektir. Bir ressamin ana renklerden, bir mimarin 3 boyuttan kacinamayacagi gibi, besteci de bundan uzak duramaz." Poulenc de yuksek stilli Richard Wagner’in mirasini reddederek, Igor Stravinsky’nin anti-Wagnerian modernizminden ilham aldi. Her ikisi de Wagnerianizm’e gosterdikleri ayni kararlilikla Schonberg’in oniki ton sistemine de sirt cevirdiler. Poulenc kendisini hicbir zaman buyuk bir oncu olarak gormedi ve 1942’de su yaziyi yazdi: " Igor (Stravinsky), Ravel ve Debussy gibi armonik bir yaratici olmadigimin farkindayim, ancak bence modern muzikte baskalarinin akortlariyla da muzik yapilabilir. Mozart ve Schubert icin de boyle degil miydi? Herneyse, zamanla benim armonik stilimin kisiligi daha bir ortaya cikacak. Ravel bir zamanlar ufak bir figur ve Debussy’nin taklitcisi sayilmiyor muydu?"

Benjamin Ivry Poulenc’in en son biyografisinde (Phaidon Press, 1996) bestecinin hayati sirasinda edindigi buyuk popularitenin escinsel muzik tarihi icin nasil bir donum noktasi oldugunu acikliyor. 1991’de Poulenc’in binden fazla kisisel mektubu ve skecleri halka acildigi zaman, bu dokumanlar hayatinin erken yillarinda kendisinin nasil bir ikilem icinde oldugunu da ortaya koydu: dindar bir Katolik olarak buyumus, genc iken cocuklugunun dini inanclarini ustunden atamayan ancak gelenege aykiri seksuel istahi ile barisamayan gevsek bir escinsel hayata atilmisti. Bazi yazarlar, Poulenc’in ilk acik besteci oldugunu kabul ediyorlar. Kendi seksuel hayatini acikca tartisiyor, Ikinci Dunya Savasi sirasinda Paris Nazi isgalinde ve diger escinsel artistler kapali kapilar ardinda iken, erkek refakatinin kolunda "Gay Paris" adli toplantilara katiliyordu.

Bugun Poulenc sarki formunun bir sanat formu olduguna dair derin anlayisi ile hayranlik kazaniyor. Sarkilari, bu CD’de de goruldugu uzere, lirik kaliteleri ve eslik ile sesin duyarli birlesimi ile takdir ediliyor. Diger pekcok piyano eserlerinde de oldugu gibi muzigi, parodiden trajediye ve dramaya, 18. Yuzyil Fransiz piyanosunun hafif, sehirli muzigi ile 20. Yuzyilin armonisini birlestiren bir genis palet iceriyor.

MARTIN HENNESSY 

3 Ocak 1953, Newtown, PA, ABD.

Martin Hennessy New York’ta yasayan seckin bir piyanist ve ses egitimcisidir. Georgetown Universitesi ve Julliard’da Samuel Sanders ve Marshall Williamson ile gordugu egitim, pekcok onde gelen sarkici ile birlikte calismasina kendisini hazirlamistir. Dile ve siire olan derin ilgisi, eslik etme becerisi ile biraraya gelerek kendisini cok degerli bir resital partneri kilmaktadir. Bel Canto Trio ve Ambassadors of Opera ile Avrupa, Amerika ve Asya’da genis turlar yapti. Juilliard American Opera Center ve Carlo Bergonzi Bel Canto Seminar’da egitici olarak calisti.

Besteci olarak ASCAP ve Meet The Composer odulleri kazandi. Women’s Voices adli bir CD’de unlu besteci Ned Rorem ile birlikte eserleri seslendirildi. (Newport Classic Label NPD 85613) Besteleri Glendower Jones at Classical Vocal Reprints Yayinevi tarafindan yayinlanmaktadir. (www.classicalvocalrep.com) Manhattan’da verdigi konserler ile AIDS’I gorunur kilmayi hedef alan Pozitif Muzik Toplulugu’nun ana uyelerinden biridir. Promiyeri yapilan bestelerinden bazilari mezzo soprano, flut ve piyano icin Torch Song Sonata, solo flut icin Le Virus S’Amuse, soprano, cello ve bale icin Vocalise, kontr tenor, flut, cello, piyano ve perkusyon icin Benjamin Fraser’dir. Edgar Allan Poe’nun bir hikayesinden esinlenerek besteledigi Edgar adli muzikal Vital Theater Company tarafindan New York’ta seslendirilecektir.

Kendisine 1988 yilinda HIV (AIDS) teshisi konuldugundan beri, Hennessy bu hastaliga yaratici-manevi bir yaklasim gostermektedir. Bu yaklasimla Martin Hennessy, Londra Helios Center’da gorevli terapistler ile yilda uc gun Aydinlanma Oturumu duzenlemektedir. (ayrintili bilgi icin: www.heliosenlighten.com) Hennessy ayrica klasik sarkicilar icin bir pedagoji sayfasi olan www.musacom.com’da studyoda kayit yapmakta ve danismanlik gorevini surdurmektedir. Kendisinin Columbia Universitesi’nde Ingilizce diplomasi bulunmaktadir. Martin Hennessy Amerikan Dramatistler Birligi’ne uyedir.

CHARLES TOMLINSON GRIFFES

17 Eylul, 1884, Elmira, NY, ABD. - l 8 Nisan, 1920, New York City, NY

Konser piyanisti olmak uzere 1903 yilinda gittigi Berlin’de Griffes ilgisini ogretmeni Engelbert Humperdinck bestecilige cevirdi. 1907’de Amerika’ya dondu ve New York Eyaleti’nde Hackley School for Boys Okulu’nda muzik ogretmenligine basladi. Geri kalan tum hayatini bu eyalette gecirdi. Kendisi pek verimli bir besteci degildi, ancak herbir eseri yuksek kalitedir. Griffes Irlandali bir polisle romantik bir iliski yasadi ve cok genc yasta, 35 yasinda oldu.

Almanya’da egitim gormekle beraber Fransiz Izlenimciligi etkisi altinda kaldi. Amerika’nin cikardigi en duygulu izlenimci ton sairi olarak kabul edilmektedir. Karakteristik olarak esrarengiz bir kirilganlik, belirsiz tonalite ve melodi ve esligin arasindaki sinirlari bulaniklastiran bir stil icinde besteledi.

Ancak Griffes’in tini ve renge olan olaganustu kulagi kendisini Izlenimcilik’in otesine tasidi ve Oryental ve Rus muziklerinin etkisini uzerinde calistigi konularla birlestirerek orijinal ve kisisel bir anlati gelistirdi. Bu CD’de yeralan Griffes eserleri onun en guclu yonlerini yansitiyor: ses ve piyano arasindaki buyuleyici alisveris.

web stats