Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

October 8th, 2008 · No Comments

Sevgili Seksper, ben birbuçuk yıldır evli bir bayanım. Eşimle çocuğumuz olmasını çok istiyoruz ama henüz olmadı. Doğum kontrolü kullanmıyorum. Eşimin duyduğu birşey var. Eğer sadece haftada bir kez birleşirsek, spermlerinin daha güçlü olacağını duymuş. Böylece hamile kalma şansım artabilir. Acaba bu duydukları doğru mu? Yardımcı olur musunuz? Rumuz: Anne Olmak İstiyorum

Sevgili AOİ, bütün sağlıklı spermleri erkeğin içinde biriktirip, en romantik bir gecede salıvermek, böylece bir bebek edinmek ne kadar muhteşem olurdu! Ancak, tüm biyolojik yapılar gibi, sperm de yumurta misali bayatlıyor. Erkeğin vücudunda kaldıkça kalitesi düşüyor, yumurtayı dölleme ihtimali azalıyor. Amerika’da yapılan bir araştırma sonucu, sanılanın aksine, daha çok seksüel ilişkiye giren erkeğin spermlerinin daha kaliteli, güçlü ve bereketli olduğu saptanmış. Bilim, bazen kendi kendimize uyguladığımız mantığın tersinin doğruluğunu ispatlıyor, biz de ne düşüneceğimizi şaşırıyoruz, değil mi? Mesela dünyanın benim oturduğum yerden düz göründüğüne yemin edebilirim ama öyle değil işte. Eskiden, hamile kalmakta zorluk çeken kadının kocasına 3 veya 7 gün ilişkiden uzak durması tembihlenir, hatta tüp bebek için kullanılan spermler bile, bu bekleme süresinden sonra erkekten alınırdı. Ancak şimdi, sperm vücutta bekledikçe DNA’sında bozulmalar olduğu biliniyor.

Siz en iyisi bolca sevişin. Hamilelik stresine girmeden, iyi beslenin, hareketli olun ve keyfinize bakın. Evliliğinizin ikinci yılında, hala bir tık yoksa, Kadın- Doğum Doktoru’ndan randevu alın. Şimdiki tedaviler bir harika!

Seksoloji: Kadınlar, yumurtlama dönemlerinde az kıvırtarak yürüyorlarmış! Hayvanlar aleminde, dişilerin kuyruk sallamasının tersi gibi birşey olmalı. Mantıken, eğer yürüyüşlerimizde günden güne, hormondan hormona bir fark varsa, yumurtlarken eski çamaşır makinaları gibi, bir sağa, bir sola gitmemiz gerekmez mi? Açıklamasını şöyle yapmışlar: Yumurtlarken herhangi bir erkeğe değil, hamilelikte bize ve bir ihtimal doğacak çocuğa bakacak nitelikte erkeğe seksi görünme, doğanın bizlere verdiği seçme hakkı, vesaire vesaire. Hiiiç inandırıcı bulmadığım, sonuca uydurulan bir açıklama gibi göründü. Ben, beni döllemesini istediğim erkeğe kıvırtmayacağım, o nasılsa anlayacak da yanıma yaklaşacak ama döllenmeye tahammül edemeyeceğim erkekler arasında kıvır kıvır yürüyeceğim! Bak sen şu işe!!! Teessüf ederim. Bilimadamlarını kulaklarından tutup, laboratuvara yollama zamanı.

Evvel Zaman İçinde: İnsanoğlu şu dünyada belirdiği günden beri, soyunun bereketine kafasını takmış durumda. Yontma Taş Devri’nde de derdini bir doktora açacak değil ya, bolca tanrı yaratıp, genişçe tapınaklar kurup, kendine göre sembollerle, dini ritüellerle çocuk edinmeye, sorunsuz doğum yapmaya çalışıp durmuş. Bir bereket ilahı yaratacak olsanız, kadın mı yaratırdınız, erkek mi? Herhalde erkekler daha çok ereksiyon ve boşalma konuları, kadınlar hamile kalma ve sorunsuz doğum problemleriyle uğraştığından, neredeyse bütün kültürlerde iki cinsten de tanrı bulmak mümkün. Üstelik, sayıları da aşağı yukarı aynı! Ama inananlarının istekleri biraz farklı. Mesela bereket tanrıçalarından, hamilelik, sağlıklı doğum, sağlıklı çocuk ve bir de üstüne bereketli topraklar, yağmur, yiyecek dilenmiş.Kadının işi, tanrıça olsa da bitmiyor! Erkek tanrıçaların çoğunun sembolü olan penisden de anlaşılacağı üzere, kendisinden sadece ereksiyon ve boşalma istenen tanrı, geri kalan zamanını bir kutsal dağda gezintiye çıkmakla geçiriyordu herhalde. Birçok kültürün anası Anadolu’nun da kendine has bereket tanrıları ve tanrıçaları var. Kibele bunların en önemli ve güçlüsüdür ve öz be öz Anadolu tanrıçasıdır. Kızım olsa adını Kibele koyacaktım, ama oğlum oldu, Anatol koydum. Kibele’ye buradan saygılarımı yolluyorum!

Tags: Elele/ Seksper

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment