Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

April 1st, 2007 · No Comments

Bazı çiftler, çocuklarını birilerine emanet edecek ender zamanlardan birini yakaladılar mı, romantik bir yemek, bir film, bir konser filan gibi birşeyler yaparlar. Biz Anormaller Şovu’na gittik.

Biz ailelerimizden çok uzakta yaşıyoruz. Oğlumuzu şimdiye kadar kimselere bırakmadık. Götürebileceğimiz heryere götürürüz, götüremeyeceksek birimiz evde kalırız.Zaten bir saat ayrı kaldık mı deliler gibi özlüyoruz oğlanı. Biz böyleyiz. Ama geçenlerde bir fırsat çıktı, oğlumuzu gönül rahatlığıyla anneannesine bıraktık, dışarıya çıktık. Ve bir gösteriye gittik.

Bazı şeyler var ki, öz be öz Amerikan malı, Amerika’yı anlamak için görülmeli, bilinmeli. Anormallerin çıktığı şovlar da böyle. Ateş yiyenler, çivili yatakta yatanlar dünyanın heryerinde var. Ama Amerika’daki gösterilerde öyle bir Amerikalılık var ki, açıklamak zor, hissetmek kolay. Burada sahte müzelerin ve gezici sirklerin uzun bir tarihi var. “Vahşi Batı”’da açıkgöz işadamları mesela bir kadını denizkızı kılığına sokar, karanlık kutularda şehirden şehire dolaştırır, halktan topladıkları bilet paralarıyla geçinirlermiş. Ama hep sahtecilik değil, bazen Siyam ikizleri, her tarafı kıllarla kaplı kadınlar, cüceler, devler, derisi balık gibi pullu ucubeler ve daha nice anomaliyi de sergilerlermiş. Ve tabii acıya dayanıklı insanları da. İşte bugünün Anormaller Şovu geleneği, bu gösterilerden geliyor. Bazen şehirde kısa bir süre için kurulan çadırlara geliyorlar, bazen devamlı tiyatrolarda çalışıyorlar, bazen de farklı şeyleri sahnelemeyi göze alan küçük barlarda gösteri yapıyorlar. Bizim gittiğimiz yer hem bar, hem tiyatro, yılın 365 günü Cadılar Bayramı kutlayan, otomobil satıcıları ile ucuzcu dükkanları arasında, karanlık bir sokakta kurulmuş bir yerdi. Bulunduğu cadde öyle ıssız ki, otomobilimizi binanın hemen yanıbaşına park edip, yine de hızlı hızlı kapıya koşturmaktan alamadık kendimizi. Kapı kapı değil tabii, bir canavarın ağzına giriyorsunuz. Sonra, bilet gişesine kadar vampirler, iskeletler, mumyalar, düşünebildiğiniz bütün acaiplikler takip ediyor sizi. Biletinizi alıyorsunuz ama yok! Kurtulamazsınız! Elinize şırınga gibi birşey batırmak üzere işe girişiyor biletçi. Tabii şırınga şırınga değil, iğnenin ucu kör ve değince içeri çekiliyor. Ama kimbilir? Böyle bir yerde, kim vurduya gitmek de var! Tüllerin arasından kafenin de olduğu ana bölüme giriyorsunuz.  Kafe kafe değil, cadı mutfağı sanki. Kazanlar fokurduyor, köşelerden çığlık sesleri yükseliyor. Sizin gibi bekleşen insanlarla, biraz olsun normal hissetmek için hararetle selamlaşıyorsunuz. Ve az sonra çığırtkan sizi tiyatro bölümüne geçiriyor.

Bu tiyatrolar, bizim bildiğimiz tiyatro değil de, daha çok çadır tiyatrosu gibi, enti püften, salkım saçak, dibi kırık yerler genellikle. Ama zaten çok şık yerler olsalar, atmosferi bozulur işin. İnsan ben neredeyim, buradan canlı çıkar mıyım düşüncelerine düşüvermeli. Neyse Efendim, gösterimize geçelim. Bu gösterilerin genellikle bir çığırtkanı oluyor ama çığırtkan genellikle bütün grubun da başı oluyor. Sahneye çıkıyor, seyirciyi hazırlamak için birkaç espri patlatıyor ve işe başlıyor. Artık o iş nasıl bir iş? Buruna çekiçle on santimlik çivi çakmak mı? Ateş yemek mi? Kırık cam üstünde yürümek mi? Parmağını ayı kapanına kaptırmak mı? Duvarda titreşen kıza bıçak fırlatmak mı? Bizimkinin bir de bonusu vardı: on Dolar veren çığırtkanımızın çıplak vücuduna telli zimba ile kağıt süsler zımbalayabiliyorsunuz. Yirmi Dolar ödeyin, alnını  zımbalayın.  Otuz Dolar’a dilini!

Aslında bu olayın fotoğrafını çekmeliydim ben ki siz de görebilesiniz. Ama ağzım şaşkınlıktan çeneme öyle bir yapışmış, ben öyle bir avanak halde olanları izliyor, milletin adamcağızı zımbalamak için upuzun bir sıraya girmesini seyrediyordum ki, makinamı çıkardığımda herşey bitmişti. Ama üzülmeyin, çığırtkanla sohbet ettim, bir çeşit dostluk kurdum. Elele için fotograflarını verdi bana. Bunlarla idare edeceğiz!

 

Tags: Elele/ Los Angeles'dan Mektuplar

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment