Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

January 1st, 2006 · No Comments

Sevgili Seksper, senin de fikrini sormak istedik. Erkekler makyajdan hoşlanır mı, hoşlanmaz mı? Ben diyorum ki hoşlanırlar. Baktıkları kızlar hep boyalı, süslü. Arkadaşım diyor ki hoşlanmazlar. Süslü kızlara bakarlarmış ama daha az süslülerle çıkarlarmış. Hangisi doğru? Rumuz: Rujlu kız

Rujlu Kız’ım, bu konu benim alanıma biraz “quell” alaka düşmekle birlikte, fikrimin belirtilmesi istenildiğinde ya da karşıma öyle bir imkan çıktığında geri durmayacağımdan, cevaplamaya karar verdim. Makyajdan kasıt nedir? Rujunun etrafını kahverengi kalemle boyayıp, günün sonunda nefes darlığı çeken alabalık gibi dolaşmak mı? Gözlerinin üstüne cilt rengini, göz rengini hiç dikkate almadan sırf moda diye çimen yeşili sürüştürmek mi? Yoksa gayet hafif ve zarif renklerle yüzünün güzel yanlarının altını çizmek mi? Erkeklerin neden hoşlandığını bilmek zor değil. Erkek kendisinin “elde edilebilirliği” sinyali veren kızlara bakar. Zevkin bu konuyla pek ilgisi yok. Öyle olsaydı, hiçbir kadın sokaklarda esmer suratının tepesinde kırmızı soğan rengi saçlarla dolaşmaz, kendini saç boyası şirketlerinin konu mankenine çevirmezdi. Ama saçı kırmızıya boyamak “ben modayı takip ediyorum, çünkü beğenilmek istiyorum”, sinyali verir. Erkek de o saça (her ne kadar berbat görünse de) bakar. Yani bakılan renk degil, renkten ima edilendir. Bir de bazı kadınlar vardır ki, diğer kadınlar için süslenirler, erkekler de bu arada nasiplerini almış olurlar. Erkekler hangi kızlarla çıkar diye mi sormuştun? Tabii ki kendilerine evet diyenlerle!

Seksoloji:

Gergedanın erkeği, dişisinin idrar kokusunu 2 kilometre öteden duyup, çiftleşmeye hazır mı, değil mi tahmin edebiliyormuş. Ya bu gergedanın burnu çok yetenekli, ya da bu hayvanların çişinin kokusu bir felaket! Milletin çişinin kokusunu eleştirmek bize kalmamış tabii. Herşeyden önce gergedan cinsi, dünyanın en saldırgan yaratıklarindan biri. Ola ki kulaklarına gider ve takındığımız tavırdan hoşlanmazlar… İkincisi: yaz sıcağında minibüse binen herkes bilir ki sadece hayvanlar aleminde değildir felaket kokan salgılar. Bilim diyor ki, insanlar birbirinin ter kokusunu algılayarak eş seçerlermiş. Bahsedilen, minibüsteki buram buram ter kokusu değil elbet. Bizim farketmeden algıladığımız kokulardan bahsediyorlar. Bu kokudan, karşımızdaki kişinin bağışıklık sisteminin bizimkiyle aynı cins olup olmadığını anlayabiliyormusuz. Tabii yine bilinçaltı. Ve bu bilgiye göre kimyamız ya tutuyormuş, ya tutmuyormuş. Ama şimdi sıkı durun! Aradığımız bağışıklık sistemi bizimkiyle aynı olan değil, olmayanmış. Böylece ileride ortaya çıkaracağımız çocukların bağışıklık sistemlerinin daha güçlü olmasını güvenceye almak için. Zıtların çekimi bu olsa gerek.

Özlü Sözler:

Sekiz aydır kimseyle sevişmedim. Samimi söyleyeyim, şimdilerde bowling oynamayı sekse tercih ediyorum! Lil’ Kim, rap müzik sanatçısı.

Evvel Zaman İçinde:

Gelinler Eski Yunan’dan beri  yüzlerini tül arkasında saklıyorlar. Antik Yunanlı gelinler kırmızı tül kullanırlarmış. İyi niyetli açıklamaya göre sebep kötü gözlerden kaçınmak, dikkati gelinin güzel yüzünden başka yere çekmek. Kötü niyetli açıklama ise görücü usulüyle evlendirilen çiftlerin, daha nikahın kıyılmasına kalmadan tası tarağı toplayıp kaçmasını önlemek! Sebebi ne olursa olsun, tül gelinin saflığını, “dokunulmamışlığını” sembolize ediyor. Hristiyan geleneğinde gelinin babası nikahtan hemen önce tülü indiriyor, damat nikah kıyılır kıyılmaz tülü kaldırıp gelini öpüyor. Anlamı bundan daha açık bir ritüel olabilir mi? İnsanoğlunun bugün sebebini tam olarak anlayamasa da büyük bir inatla uyguladığı törenlerin hepsi, doğacak bebeğin babasının belli olması çabası değil mi?

Yahudiler’de gelenek farklı. Anlatıla gelen Yakup’un babasının kandırmasıyla Raçhel yerine nasıl Leah ile evlendirildiği. O günden beri Yahudi damatlar gelinin tülünü nikah seremonisinden hemen önce kendileri indirir, nikahtan sonra da açarlarmış. Kimle evlendiklerinden emin olmak için.

Doktor Ruth kim?

Yaş yetmiş, iş bitmiş değil, tam tersine yaş yetmişyedi ve hala binlerce seks mazlumuna radyo, televizyon, gazete ve yazdığı kitaplardan seslenen Ruth Westheimer, tüm Dünya Seksperleri’nin anası ve ninesi. Bu Alman Yahudisi ufak tefek kadının hala bizim gibi yeni yetme Seksperler’e verecek birkaç dersi var. Güçlü ve korkusuz fikirleriyle izleyicilerini koltuklarına bağlayan Doktor Ruth, neredeyse 45 yıldır aynı adamla mutlu evliliğini sürdürüyor. Kitaplarından birkaçı: Gerzekler İçin Seks, Dr. Ruth’un Seks Ansiklopedisi ve Cennette Seks: Yahudi Geleneğinde Cinsellik

Revir:

Frengi veya Sifilis Bulaşması: neredeyse her zaman cinsel yollarla. Belirtileri (biri veya hepsi):Cinsel organlarda veya anüste veya ağız çevresinde bir yerde beliren, acı vermeyen ve kabarık bir kızarıklık, avuç veya tabanlarda kırmızı-kahverengi, sert kızarıklık, vücudun diğer bölgelerinde kızarıklıklar, siğil benzeri yaralar, en sonunda organlarda tümörler, körlük, delilik, felç. Tedavi: mutlaka doktor kontrolünde, penisilin tedavisi. Korunma: prezervatif. Doğrular ve yanlışlar: Hamile ve Frengi olan kadının hastalığı bebeğe de geçebilir: doğru oral seksle geçmez: yanlış. Frengi artık ortadan kalkmış bir hastalıktır: yanlış.

Ayın Afrodizyak’ı:

Yeni yıl. Bu ayın cinsel etkisi en güçlü Afrodizyak’ı yeni yıl. Yeni yılda sigarayı bırakmaya söz vermiş olabilirsiniz. Belki artık üçüncü tabak baklavaya da son dediniz. Ya cinsel hayatınızdaki yenilikler? Sevgilinizle daha aktif, daha sınırsız, daha duyarlı, daha bilgili, daha delişmen, daha  yaratıcı, daha samimi, daha dürüst bir cinsel hayatı hak etmiyor musunuz? Tabii sigarayı bırakmak cinsel hayatınızı iyileştirecek. Kilo verirseniz de fena olmaz. Vücudunuz ne kadar sağlıklıysa cinsel hayatınız da o kadar sağlıklı olacak. Ama cinsel hayatınız ne kadar sağlıklıysa vücudunuz da (ve tabii kafaniz da!) o kadar sağlıklı olacak, unutmayın!

 

Tags: Elele/ Seksper

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment