Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Ciş Mevzu

March 28th, 2011 · No Comments

Bir gece önce pancar yediğinizi unutup, ertesi sabah tuvalette şoka girdiğiniz oldu mu? Birileri “Pancardandır, endişelenme” diye hatırlatana kadar, siz ve kırmızı çişiniz başbaşa- acaba barsak kanseri miyim, böbreklerim mi çürüdü gibisinden sabahlara yakışmayacak düşünceler içinde, belkü bütün hayatınız gözünüzün önünden geçmiş ve hatta bu beladan kurtulursam darıldıklarımla barışacağım, adak adayacağım, oruç tutacağım gibi sözler bile vermişsinizdir. Pancarı hatırlar hatırlamaz sifonu çekmiş ve daha tuvaletin kapısından çıkmadan, o anı unutmuşsunuzdur.

Pancar yedikten sonra tuvaletten çıkanların pancar rengini almasına beeturia diyorlar. Türkçe’ye nasıl çevirsek? Pancaryasyon!  Ben herkese olur sanırdım, halbuki dünya insanlığının sadece yüzde 14’ünün başına gelirmiş. Genetik bir durum olduğundan herkesin başına geliyor sanıyordum besbelli. Sabah sabah çiş durumumu annem ve babamdan başkasıyla paylaşacak halim yok ya! Demek onların da başına gelen birşeydi ki, beni toparlayıp hastahaneye taşımadılar hiç.

Pancaryasyon herkesin başına gelmediği gibi, üstelik gelenin başına da her zaman gelmeyebiliyor. Sadece çişi renklendirmekle kalmıyor, kakayı da boyuyor. Bizler, Pancarasyonel insanlar (Pancarik? Pancarsik? Pancaristik?), barsaklarımızda daha fazla oksalik asit bulunduruyoruz. Bu asit, kırmızı pigmentin çözünmesini engelliyor. Böylece dışkımız renkleniyor. Vücutta demir eksikliği varsa daha renkli olunuyormuş.

Bir de kuşkonmazın çişe verdiği o acaip koku var ki, işte pancarasyona sebep olan gen bende var ancak kuşkonmaz kokulu çişe sebep olan gen yok! Demek o da olsa, zamanımın büyük bir kısmını genlerimin azizliğine uğramış dışkı çeşitlerimi incelemekle geçireceğim!<br> <br> İsmi pek zarif kuşkonmazın içinde bir çeşit sülfür var ki, kokarcada da olan cinsten, yenince çişe acaip ve keskin bir koku veriyor. Bu kokulu çişli insanlar dünya nüfusunun yarısıymış. Kuşkonmaz eskiden lüks sayılırdı. Hala Türkiye’ye gittiğimde sık gördüğüm birşey değil. Ben Amerika’ya yerleşene kadar, sadece Fransız yemek kitaplarında gördüm kendisini. Dünya nüfusunun büyük bir kısmı fakir olduğuna göre, kuşkonmaz yesek de çişimiz koksa diye dilek tutanlar az değildir sanırım. Anneannemim pastırma hayallerini hatırlattı bana. Pahalıydı. Yılbaşında, özel günlerde alınır, hep beraber yenirdi. Ki yemeyen fenalık geçirmesin! Pastırma yesek de kokutsak ortalığı diye şaka ederdi.

Ama yetti! Bu kadar çiş mevzu iç bayar. Şimdi bir tarif vermenin tam sırası! Bakalım siz benim gibi parcaryasyonlulardan mısınız, yoksa pancaryasyonsuzlardan mı?

Pancar Salata

Pancarları bütün olarak tuzlamalı, zeytinyağlamalı, alüminyum folyoya sarıp 400 Fahreinheit derece fırında fırınlamalı. Baştan doğrarsanız, bütün güzel suları akıyor, ne pancaryasyonu kalıyor, ne şekeri, ne tadı. İsteyen suda haşlayabilir. ama bütün. yoksa tadından mesul değilim. Ben sadece pancar için fırın ısıtmamanın yolunu, fırında başka birşey pişirirken, yanına da pancar eklemekle buldum. Enerjiden tasarruf. Pancarlar 45 dakikada pişiyorlar. Sonra kabuklarını bıçakla soyun ve ince dilimleyin.)<br> <br> Az biraz karışık yeşilliği salata tabağına yerleştirmeli. Üzerine dilimlenmiş portakal ve pancar, az keçi peyniri veya beyaz peynir ve ceviz parçaları. Üzerine, zeytinyağ, portakal ve limon suyu, az hardal, tuz ve karabiberle hazırlanmış salata sosunu dökmeli. Nar ekşisi de yakışır.Fırınlanmış pancar üzerine sarımsaklı yoğurt da pek güzel olur. Pişmiş buğdayla karıştırılıp, değişik bir soğuk yemek yapılabilinir. Bulgur pilavına katılabilinir. Patates salatasına karıştırılırsa, safir rengi gibi nefis bir renk katar. Belli ki, bazılarımızın çişini de renklendirmekten geri kalmıyor ama sofradaki rengi bir başka harika!

Afiyet şeker!

Tags: Turkish Journal

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment