Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

June 1st, 2006 · No Comments

Seksper Hanım, ben kondom gibi şeyler kullanmıyorum. Sizi okuyorum, bol bol kondom kullan diyorsunuz. Ben gey değilim. Kadınlarla birlikte oluyorum. Böyle hastalık kapılır mı? Aids olur mu? Rumuz: Ertan

Benim yazılarımı okuyorsun da, pek dikkatli okumuyorsun Ertan. Cinsel ilişkiden hastalık kapmak için homoseksüel olmak lazım değil. Buna AİDS/ HİV virüsü de dahil. Korunmasız sekse devam et, Rus ruleti oyna, zevkinden az biraz fedakarlık edip korun, hayatını yaşa. Seçim senin.

Seksoloji:

Seksolojistler (boyle bir terim var mıdır?) kafalarını kokuya takmış durumdalar. Kadınların doğurgan oldukları zamanı erkeklerin “koklayabildikleri” bir süreden beri iddia edilen bir tez. Havalar ısınıyorken bu konulardan bahsetmek doğru mu, bilmem! Yanlış anlaşılıp, “doğal kokusu” bol kadın modası başlatmaktan çekinirim. Bahsedilen, bizlerin bilinçli olarak algılayamadığımız bir koku. Yoksa buram buram ter kokusu değil çekici olan. Koku araştırmasına göre, partnerleri doğurgan kokan ve bu kokuyu duyan erkekler, daha erkeksi hatları olan diğer erkeklere karşı olumsuz şeyler hissetmeye başlıyorlarmış. Deney çok basit: partnerleri olan erkeklere erkek fotoğrafları gösterilmiş. Bunlardan hangilerinin daha agresif olabileceği sorulduğunda, partneri doğurgan döneminde olan erkekler sert hatlı, güçlü çeneli, küçük gözlü, ince dudaklı erkekleri seçmişler. Yumurtlama dönemine giren kadınlar daha erkeksi hatları olan erkeklere karşı çekicilik duymaya başlıyorlar. Yani bu dönemde erkek partnerin bir sert ifade uğruna aldatılma ihtimali çok yüksek. Doğa bir yandan kadının güçlü erkeğe yönelmesine sebep olurken, bir yandan da aldatılma ihtimalini, erkekleri birbirine karşı daha saldırganlaştırarak kontrol altına alıyor. İki taraflı oynuyor. Kadınlar yumurtlama dönemini geçince daha yumuşak hatlı erkeklerden hoşlanıyorlarmış.

Revir:

Sarılığın seksüel ilişkiyle geçebileceğini biliyor musunuz? Hastalığın yemeklerden, sudan, hatta pis dövme iğnelerinden ve hatta akupunkturdan geçtiğini herkes biliyor da, sarılığın, özellikle hepatit A ve B denen cinslerinin cinsel ilişkiden de geçebileceğini kimse bilmiyor sanki. Mide bölgesinde ve kaslarda ağrılarla hissedilen hastalık, karaciğer için çok tehlikeli. Temizlik kurallarına uymaktan başka, sarılıktan cinsel ilişki sırasında korunmanın en iyi yöntemi kondom kullanmak. Sarılığın tedavisi var.

Özlü Sözler:

İnsanoğlunun iki ayak üstüne kalkma sebebinin mastürbasyon yapma isteği olduğuna dair kanıtlarımız var. Lily Tomlin, Amerikalı aktris ve komedyen 

Ayın Afrodizyak’ı:

Efsaneye göre Meksikalı bereket tanrıçasının kızı Xanat, Totonak kabilesinden bir kızılderili gence aşık olmuş. Fakat heyhat! Bir tanrıçanın kızıyla fakir bir oğlanın Meksika efsanelerinde bile birleşip mutlu bir evlilik yapmasına imkan yok. Sevdiğine kavuşamamanın acısına dayanamayan Xanat, kendisini insanlığa mutluluk ve zevk verecek bir bitkiye çevirivermiş. Bu bitki vanilya orkidesi. Vanilya, yüzyıllardan beri seksüel isteği arttırdığı söylenen bir bitki. Yediğimiz hemen hemen her tatlıya bir damla damlatılan vanilya kokusuna öyle alışığız ki, neredeyse ne kokladığımızı bilemeyeceğiz. Bulabilirseniz vanilyanın fasulyesini alıp, kahverengi maddeyi kendinizin çıkarmanızı ve öyle kullanmanızı tavsiye ederim. Dükkanlarda satılan, şekere karıştırılmış acaip şeyden çok daha nefis koktuğunu farkedeceksiniz. Tatlınızı yerken bu arada talihsiz kız Xanat’ı da anmayı unutmayın.

Mata Hari kim?

Gizemli sahne ismine bakmayın siz. Margaretha Zelle aslında Hollandalı’ydı. Cildinin, saçının, gözlerinin rengi, bu sapsarı ırkın yanında biraz esmer kaçıyordu ama Hint ırkının yakınından geçmiş değildir kendisi. Yanlış ticari kararlar alıp sıkıntıya girmiş bir işadamı babanın kızı, tiyatroya meraklı, o zamanlar evlenebilmesine engel olacak kadar uzun boylu ama her nasılsa bir askerle izdivaç yapmış, Java’ya gitmiş, Malay’da yaşamış, iki çocuğundan birini çılgın bir erin zehirlemesiyle kaybetmi: henüz ortada ünlü Mata Hari yok ama Margaretha var. Margaretha bindokuzyüzlü yılların başlarında kocasından ayrılıp Paris’e gitti ve egzotik dansçı olarak sahneye çıkmaya başladı. Hindu efsanelerinden aldığı hikayeleri sahneye uyarlayıp peşinden fanatik hayran kitlesi sürüklemeyi başaran Mata Hari 40’li yaşlarında yıldızı sönmeye başlayınca o zamanlar bir dansçının hayatını sürdürebileceği tek meslek olan metresliğe başladı. Romanlara yakışacak asklar, hayal kırıklıkları ve sırlardan sonra kollarını pek de beceriksizce ajanlığa sıvayınca kader onu eteğinden yakalayıverdi ve sonunu getirdi. Mata Hari, 1. Dünya Savaşı’nda Fransızlar tarafından, Almanlar için ajanlık yapmaktan idam edildi. Mata Hari, ajanlığa girişmeden önce ünü yayılmış, başarılı bir egzotik dansçıydı. Ajan olup idam edilmeseydi adı bize ulaşır mıydı, bilinmez. İlk Müslüman Türk kadın oyuncumuz Afife Jale’yi bile, sonunda trajik bir biçimde sokaklara düşmeseydi hikaye konusu ederler miydi?

Tags: Elele/ Seksper

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment