Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

August 1st, 2006 · No Comments

Sayın Seksper, vajinamın bir yanı öbüründen baya bir büyük ve çok çirkin geliyor bana. Nedeni ne bilmiyorum, sadece benimki mi böyle anlamadım. Cevaplarsanız sevinirim. Rumuz: Yürek Yarası

Vajinada büyük dudaklar (dışarıda) ve küçük dudaklar (içeride) tabir edilen bölümler var. Asimetri olduğunu söylediğin şey bunlardan biri olmalı. Herkesin parmak izi, kaşı, gözü gibi, vajinası da birbirinden pek farklı. Dikkat edersen, iki göğsünün biçimi, büyüklükleri ve meme ucu şekilleri bile farklı. Aradaki boyut farkını ben buradan kestiremiyorum. En akıllıcası bir jinekoloğa danısman. Jinekoloğunun doğru kararı verip sana yol göstereceğinden eminim. Seni çok rahatsız ediyorsa ve/ya fark çok belirginse plastik cerrahların halledebileceği cinsten birşeydir. Daha önce cevabını jinekologdan almadığına göre yeterince sıklıkta doktora görünmüyorsun. Kadın hastalıkları sinsice ilerleyen ama zamanında farkedildiklerinde başarıyla tedavi edilen hastalıklardır. Arasıra sebepsiz yere bile olsa kontrolden geçmek lazım.

Seksoloji: Karşı cinsten istediklerimizi bize “istettiren” evrimleşme sürecinde geçirdiğimiz değişiklikler mi, yoksa moda neyse ona kapılmak mı? Mesela kadınların zayıf olması erkekleri neden çekiyor? Şu sıralar moda böyle diye mi, yoksa karın bölgesi düz olan kadının hamile olmayacağı, dolayısıyla çiftleşmeye uygun olduğu sinyalini milyonlarca yıldır alan erkeğin içgüdüsel seçimi mi? Güçlü çeneli, sert hatlı erkekleri neden beğeniyoruz? Belki şu sıralar Hollywood’un yıldızları öyle diye. Ya da çenenin kare şeklinde olması, sağlıklı testosteron salgıladığına işaret. İki ihtimalde de ipler bizim elimizde değilmiş gibi. Ya bizim için başkaları karar veriyor, ya da milyonlarca yılın vücudumuza öğrettikleriyle seçim yapıyoruz. Öyle seçimleri var ki bazı toplumların, karar vermeyi daha da zorlaştırıyor. Mesela Japonlar kız çocukların ayaklarını küçücük kalsın diye sımsıkı sararlardı. Kadınlar yürüyemez haldeydi ama o yamuk yumuk, sakat bırakılmış ayaklara aşk şiirleri yazılıyordu. O zamanın erkeği için bundan daha erotik bir görüntü olamazdı! Acaba yollanmak istenen mesaj nedir? Bu kadın öyle zengin ki, hiçbir işini kendisinin yapmasına gerek yok. Ayakları da o yüzden böyle minnacık. Tuhaf bir mantık… Belki de mantık şu: bu kadın öyle zarif ve güçsüz ki, hayatta kalmak için mutlaka bir erkeğin korumasına ihtiyacı var. Hala üzerinde çalışılan psikolojik konular bunlar. Ama bir dahaki erkek seçiminizde üstünde düşünmeye değer, eğlenceli konular… .

Revir: Rahim ağzı kanserinin sebebinin bir virüs olduğunu biliyor musunuz? Papillomavirus denilen bir virüsün yüzden fazla çeşidi var. Bunlardan en az 30 adedi cinsel yollarla bulaşıyor. Çok ender de olsa bu virüs kadınlarda kansere yol açıyor. Her yıl bütün dünyada binlerce kadın bu virüsü cinsel yollarla kapacak ve içlerinden binlercesi kansere yakalanıp ölecek. Kanserin baş düşmanı erken teşhis. Pap smear denilen çok basit, hızlı ve acısız testi düzenli yaptırmak erken teşhisi garantiliyor. Diyelim ki partnerinizin nerelerde kimlerele ne yaptığını kontrol edemiyorsunuz. Yine diyelim ki partnerinizle birlikte olurken kondom kullanmıyorsunuz. En azından kendinize bu iyiliği yapın ve kendinizi düzenli kontrol ettirin.

Ayın Afrodizyak’ı: Her ay burada afrodizyak etkisi olan yiyecekleri yaza yaza okuyucularımı şişmanlattiğım suçlamasına karşı bu sefer sadece ve sadece kokulardan bahsediyorum. Ben vanilyadan bahsederken siz oturup bir kocaman vanilyalı kek yerseniz o kadarından ben sorumlu olamam! Yasemin ve ylang ylang kokularının endorphin adı verilen hormonların salgılanmasına sebep olduğu sanılıyor. Endorfin, ağrı kesici, mutluluk verici bir çeşit hormon. Cinsel isteğin de endorfin salgısıyla ilgisi olduğu biliniyor. Yine de ben “temiz” kokusundan daha seksi birşeyin oduğunu sanmam. Hergün duşunu yapmayan adamı isterseniz yasemin ağacına bağlayın, endorfinim filan değil, olsa olsa sinirim fırlar benim! Tabii sabunu yasemin kokuyorsa, o başka.

Wilhelm Reich kim? Reich, Marksist İdeoloji ile psikoanalizi birleştiren, 1960’larda Batı ülkelerini kasıp kavuran Seksüel Devrim’in başlamasına kitaplarıyla öncü olan psikiyatristtir. Marksizm’le seksin ne alakası var demeyin. Tabii ki Reich’ın bahsettiği seksüel tabular, ahlaki baskının toplumların seksüel sağlığı üzerinde olumsuz etkisi ve özellikle burjuva değerlerin zararları idi. Yoksa partnerinizin tepesinde Karl Marks okuyun, daha iyi orgasm olursunuz demiş değil! Reich İkinci Dünya Savaşı’nda ülkesi Avusturya’dan Amerika’ya sığındı. Ancak Amerika’daki anti Kominist hareketi şüphelendirmemek için eserlerindeki Marksist yazılari kaldırdı. Bu sıralarda kendisini adını orgon taktığı bir enerjiyi araştırmaya kaptırdı. Bu enerjiyle ruhsal hastalıkları tedavi edebileceğine inanıyordu. Bir çeşit alet geliştirdi ama Amerikan Hükümeti aletin kulanılmasını yasakladı. Yasağa uymayan Reich hapse atıldı ve orada öldü. Bugün Reich, üzerinde çok çalıştığı ve büyük değer verdiği orgon ile değil, seks psikoanalizine getirdiği yeni nefesle anılıyor.

 

Tags: Elele/ Seksper

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment