Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

October 1st, 2004 · No Comments

Siz bu yazıyı okurken Seksper’iniz anne olmuş olacak. HA HA! Bir anne adayının aylardır size seksten bahsedeceğini, seks düşüneceğini, seks yazacağını tahmin etmiyor, hatta s, e, k, s harflerini biraraya getirebileceğini bile sanmıyordunuz, değil mi? İtiraf edin, mantığınıza ters düşen bir ses var içinizde. Ne zaman hamile bir kadın görseniz kulağınıza fısıldıyor: kutsal kadııınn…. bereket tanrıçasııııı…. tertemiiizzzz…. leylekleeeeerrr…. anaaaa… Anaaa! Bu ne kocaman göbek!

 

Kadına bakış değişiyor. Türkiye’de bile! Eskiden hamile demek bile utanç kaynağıymış. Bebek bekliyor filan diyerek geçiştiriliyormuş iş. Ben genç kızlığa adım atarken hamile kadınları en “extra large”ından kot bahçıvanlar içinde dolaştırırlardı. Elbiseler mutlak çiçeklı, yakalar dantelli bebe olurdu. Koskoca kadınlar 6 yaşında bayramlık kız çocukları gibi gezinirdi ortada. Şimdi o devasa göbekleri daracık tişörtlerin altından görmek mümkün. Kimsenin gizlisi saklısı yok. Hamileyiz, gururluyuz!

 

İnsan psikolojisindeki aksaklıklardan biri olmalı: kadına cinselligi yakıştırıyoruz da anneye hiç yakıştıramıyoruz. Anamızdan, babamızdan geldiğimizi biliyoruz da, onları yatakta alt alta, üst üste gözümüzün önüne getiremiyoruz. Hele bebeğin ağırlığıyla Anadolu Uygarlıkları Müzesi’nde sergilenen ana tanrıça heykeline dönmüş ,o “kutsal anne adayı”nı zevkten inlerken hiiiç mi hiç… (İtirazlarınızı duyar gibiyim: Iıııııığ! Ay, bu ayki Seksper çok iğrenç! Okumaya devam edemeyeceğim…) Moda sayfalarına bir göz atın: bir tane göbeği hafif yuvarlak model hatuna rastlayamazsınız. Çekici sayılmak için rahmin bomboş olduğu ispat edilmeli!

 

Aslına bakarsanız hamileliği, doğum kontrol yöntemlerini bırakıp özgürlüğünüze kavuştuğunuz ve ilginizin tamamını yalayıp yutacak bebeğinizi henüz kucaklamadığınız dokuz seks dolu ay olarak görmek de mümkün. Mide bulantısının hayatınıza kabus gibi çöktüğü o kötü haftaları saymıyorum tabii. Ağzınızın kenarından kusmuk temizleyip kocanızla cilveleşmeye girişecek haliniz, gücünüz, niyetiniz yok doğal olarak. Zaten kocanız da “efsane penisi”nin her nasılsa bebeğin başına toslayıp bıngıldağında sonsuza kadar gözle görünür bir  çukur oluşturacağına kesin kanaat getirmiş durumda. En son birkaç hafta ise …. bir balina düşünün. Yanlış anlamayın, çelik rengi, doğa harikası bir balinadan bahsediyorum. Okyanustan yarı beline kadar zıpkın gibi fırlayan, haşmetli bir balina… Ama balina işte. Etrafında dolanan bir çiroz balık. İmkansız değil ama biraz hayal gücü istiyor, değil mi? (Seks erken doğuma sebep olmamakla birlikte, özellikle doğumu gecikmiş anne adaylarına bol bol sevişmenin önerildiğini hemen ekleyeyim. Yani diyeceğim: balinalara da, çirozlara da özgürlük!) Arada kalan haftalar bizimdir!

 

Gelelim işin detaylarına: birçok kadın hamileyken sevişme isteğinin arttığını farkedecek. Bunun sorumlusu, cinsel organlarınıza hücum eden kan. Hamileğinizde ters giden birşey yoksa, emre itaat edin derim. Seks sırasında bebeğe zarar geleceği inancı ise tamamen boş. Herşeyden önce, kocanız ne kadar tersini iddia ederse etsin, bebek penisin ulaşamayacağı kadar derinde. Kocanız mucize erkek dahi olsa rahim boynunuz girilemeyecek kadar sıkı. Ayrıca bebeğinizi dış etkilerden koruyan, sümüksü bir tıpanız var. Bu tıpa son anlara kadar bebeğinizi kollamaya devam edecek. Yani karşınızda Kaşıkçı Elması Hırsızı olsa nafile. Fetusa yaklaşmak, Amerikan Başkanı’na yaklaşmaktan zor.

 

Seksin size zarar vereceği de doğru değil. Belki iki kişinin aralarında kocaman bir hava yastığı ile sevişmesi tuhaf bir durum ama yeni pozisyonlarla durumu idare etmek mümkün. Seviştikten sonra hissedilen hafif kramplar, birkaç damlayı geçmeyen kan normal sayılıyor. Bazı hamile kadınlar vücutlarının salgıladığı oksitosin hormonu sayesinde ilk orgazmlarını hayatlarının bu döneminde yaşayabilirler. Bu şansı kaçırmayın. Orgazm sonrası bebeğin hareketlenmesi de babasıyla dışarıda neler çevirdiğinizi bilmesinden değil, sizin kalp atışlarınızın hızlanmasından.

 

Geçen ayki anketin analizi: “Seks Hayatınız Tatmin Edici mi?”

 

Anketlere alışık herkes gibi farketmişsinizdir: ilk cevap şıkkı ideal, ikinci orta karar, sonuncu ise felaket habercisiydi. Örneğin  sevgilinizle seks hakkında konuşmak size a) sağlıklı geliyorsa seks hayatınız da dolayısıyla tatmin edici, b) keşke konuşabilsem ama utanırım şıkkını seçtiyseniz ümit var, ama c) “Ayıp! Böyle şeyler konuşulmaz,” diye cevaplandırdıysanız daha çooook isimiz var sizinle demek olacaktı. Aynı mantıkla, “Tam orgazma ulaşmak üzereyken aklınızdan ne geçiyor?” ve “Mastürbasyon” soruları da kendi kendilerini açıklayan sorulardı. Orgazm da ne? dediyseniz sınıfta kaldınız, mastürbasyon size doğal gelen ve yapmaktan hoşlandığınız birşey ise benden yıldızlı bir aaferin kazandınız. Tamamen genellemeyle tahmin ediyorum ki çoğunuz b şıkkını işaretlediniz: henüz ideal değil, iyileştirilecek yerler var ama iyileştirmeye açıksınız en azından.

 

Sevgili Seksper, ben sizi okuyan jenerasyondan oldukça yaşlı olduğumu tahmin ediyorum. Önümüzdeki Şubat ayında 63 yaşımı bitireceğim. Kocamla uzun ve mutlu bir evliliğimiz var. Cinsel hayatımız öyle övünülecek birşey değil ama her zaman birbirimizde mutluluğu bulduk. 5 yıl kadar önce menopoza girdim, torunlarım var. Etrafıma bakınca cinselliğin sadece genç kadınlar için olduğu gibi bir duyguya kapılıyorum ama kocamla yakınlığımızı da kaybetmek istemiyorum. Tavsiyeleriniz var mı? Altın Kız

 

Altın Kız, pekçok diğer kültürde olduğu gibi Türkiye’de de seks sadece genç kadınlar, genç erkekler, orta yaşlı erkekler, yaşlı erkekler, her yaştan erkekler ve genç kadınlar içinmiş gibi bir hava var. Ama sözüm hepinize: anneannelerimiz de sevişmek istiyor! Eğer sevişmek çocuk üretmekse erkeklerden bir gol yediğimiz doğru. Antony Quinn son çocuğu doğduğunda 80- 90 yaşlarındaydı galiba. Ama pek sağlam bir mantığa dayanmıyor çocuk işi. Çocuksuz bir sürü insanın sevişme haklarını ellerinden alacak değiliz ya! “Sevişebilmek” konusuna gelince golü atan bizleriz: sertleşememe, erken boşalma, boşalamama bizim sorunlarımız değil. Estrojen hormonumuzu menopoza kurban ettiğimizden vajinamız kuruduysa kolayı var: içinde e vitamini olan bir krem kullanırız, olur biter. Yok o da olmadı, vazeline başvururuz. Jinekologlarımız ne güne duruyor? Hormon tedavisi dualarımızın cevabı olabilir. Durum 1-1. Viagra… Evet, orada yine bir gol yedik… Ama ilaç şirketleri bu konuda çalışıyorlar. Toplum yaşlı kadının cinsel hayatı üzerinde psikolojik baskı kurarken yaşlı erkeğin cinselliğini övüyorsa orada da bir gol durumu var. Neyse ki özel hayatımızı yaşayabileceğimiz özel yatak odalarımızın özel kapıları var. Bazen toplumum yüzüne kapıyı kapamayı bilmeliyiz. 63 yaşında olgun bir kadın olarak şimdiye kadar kendi hayatınızı yaşama zevkinden mahrum kaldıysanız şimdiden sonra yaşayın. Seksüel doyumun yaşı yok. Hem kuzum, 63 yaş nedir ki? Bu soruyu bana bir on yıl sonra yeniden sorun bakayım!

 

Tags: Elele/ Seksper

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment