Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

August 1st, 2004 · No Comments

İnsanlık adına geride internet arama motorlarının içeriklerinden başka hiçbir şey kalmasa, sanılabilir ki aklımız, işimiz seks. Adolesan hormonların damarlarında eskisi gibi pompalanmadığı erişkin erkekler istedikleri kadar parayı sekse tercih ettiklerini iddia etsinler (kadınlar uykuyu tercih ediyormuş), görünen köy kılavuz istemiyor: takıntılıyız! Oturun bilgisayarınızın önüne, sadece ve sadece “sex” yazın küçük kutucuğa. Ben baktım, Google Arama Motoru’nda 221.000.000 (yazıyla ikiyüzyirmibirmilyon)  kere çıkıyor. Merak edenlere: “Para” 120 milyon “aşk” 113 milyon, “mutluluk” 5 milyon.

 

Çıplak fotoğrafları, porno sitelerini saymazsak, ne arıyoruz harıl harıl bilgisayarın önünde? Kulaktan kulağa fısıldanan hikayelerin doğru olup olmadığını tabii! Örneğin G Noktası’nı arıyoruz.

 

G Noktası, kadınlarda olduğu söylene gelen bir gizli orgazm noktası. Kabaca bizlerin iki orgazm şekli var: vajinal ve klitoral. İlki bazı şanslı kadınlara doğanın bahşettiği bir hediye. Bir araştırmaya göre kadınların sadece yüzde 10’u vajinal orgazmın tadına varabiliyormuş. Ender olarak kimimizin yüzünde beliren, sokak lambası cinsi pırıltı aslında vajinalarımızdan geliyor olmalı! Klitoral orgazm, geride kalan yüzde 90 dişi ölümlülerin de kolaylıkla ulaşabileceği bir zevk.

 

Tüm bunları okuduktan sonra kendi kendinize sorabilirsiniz: Orgazmın ötesinde sevişmek yok mu? Evet ve hayır. (Doğal olarak mastürbasyonu konu dışı bırakıyorum. Yemek istemiyorsanız masada işiniz ne?) Erkek için orgazma ermek, seksten beklenen hemen hemen tek sonuç. Fiziksel ve psikolojik problemler, Ecstasy, kokain gibi maddeler, anti depresyon ilaçları bir erkeğin orgazmını tarihe karıştırabilir ama genel olarak tersini düşünmek sele set çekmeye çalışmak gibi birşey. Eğer bir problem varsa o da erken boşalma, geç boşalma değil.

 

Kadınlara gelince; fizyolojik olarak orgazma ihtiyacımız yok. Üremek için de lazım değil. Orgazm bizim için tek anlam taşıyor: Zevk! Bırakınız Evrim Teorisi erkeklerin arzularına açıklamalar getirsin, bizler için orgazm orgazm içindir, işte bu kadar! Üstelik erkeklerin tersine, bizde çeşitleri var.

 

Orgazm çeşitlerinin detaylarını başka bir yazıya bırakarak G Noktası’na getirmek istiyorum konuyu.  Orgazm kraliyetinde portre çizseler, ressamlar klitoral orgazmın başına kadife takke, vajinal orgazma defne yapraklarından  taç takardı. G Noktası ululara yaraşır bir biçimde haleyle poz verirdi sanırım. Haleler mitolojik kahramanlara yakışır; haleyi G Noktası’ndan daha fazla haketmiş diğer bir mitolojik kahraman düşünemiyorum.

 

Bu G Noktası nerededir, adresi var mıdır, nasıl bulacağız? Seks dünyasına daha yeni adım atmış çaylakların kendilerini önce klitorisi bulmakla eğlendirmelerini tavsiye ederim. G Noktası amatörlere göre değil! Noktanın adı adresinden geliyor: yönünüzü G harfindeki gibi çetrefilli bir labirentten geçerek bulacaksınız. Aradığınız şeyin şekli kuru fasulye. Boyutları metal para kadar. İçeriği bir yumak sinir topluluğu. Vajinanın 5-7 santim içinde, pübik kemiğin arkasında biryerlerde. Yeterince uyarılmış kadınların bu nokta sayesinde erkekler gibi sıvı boşalttığı görülmemiş değil. Eşitliğin bu kadarı!

 

Ola ki noktada buluşamadınız orgazmınızla. Hatta noktayı bile bulamadınız. Hatta hatta böyle bir noktanın gerçekten olduğuna olan inancınızı yitiriverdiniz. Eminim, maceranız sırasında diğer sürpriz zevklerle tanışacaksınız. Yani neresinden baksanız aramaya değer.

 

Seksper, ben sağlıklı bir genç kadınım. Çocukluğumdan beri erkeklere ilgi duydum, sevgililerim oldu. Kız arkadaşlarımla yemeğe gideriz, alışveriş yaparız, dedikodu ederiz. Erkek arkadaslarımızı anlatırız birbirimize. Benim sorum şu: çok ender de olsa rüyamda kendi cinsimle seksüel ilişkiye girdiğimi görüyorum. Ama çok ileriye giden şeyler değil. Mesela sadece ilgi duymak, dokunmak gibi. Bunu hiç anlayamıyorum, çünkü normal zamanda kızlara bir ilgim yok. Acaba gey miyim? Benim neyim var? Rumuz: Anlayamıyorum

 

Sevgili Anlayamıyorum, bu tip fanteziler her cinste, her yasta insanın içdünyasında olan şeyler. Ve iyi haber: yüzde yüz normal fanteziler bunlar. Yani hiçbirseyin yok. Yani oğlanları seviyorsan sevmeye devam et. Kızları seviyorsan ve henüz haberdar değilsen, zararın neresinden dönülse kardır derim! Kendini homoseksuelliğine alıştırmakta zorluk çekiyorsan kendine iyi bir terapist bul. Hayatında hiç böyle rüyalar görmediğini iddia eden insana şüphe ile bakarım ben. Ya yalan söylüyordur, ya da utandığı için hatırayı bilincinin diplerine iterek unutmuştur. Birçok kişi, özellikle de gençler kendi cinsleriyle ilgili rüyalardan rahatsızlık duyuyorlar, homoseksüel olup olmadıklarını sorgulamaya başlıyorlar. Herşeyden önce, kendi seksüel seçimini keşfetmekle, hayaller kurmanın arasında hiçbir bağlantı yok. İki duygu da yabana atılmamalı ama aralarında direkt bir ilişki yok.

 

Eğer homoseksüel olduğuna ihtimal veriyorsan, bu rüyalar kendini bulman, seksüel oriyentasyonunu keşfetmen açısından çok yararlı olabilir. Ama eğer heteroseksüel olduğundan eminsen ve bu sadece seni uyaran birkaç açık saçık rüyadan ibaretse, rüyanı dış görünüşüne göre değerlendir, rüyanın değeri rüya olmakla kalsın. Her iki ihtimalde de sakın ola ki kendini rüyaların yüzünden suçlama.  Rüyaların kimseye bir zararı yok, gözlerini kapa, uykuya dal ve eğlenmene bak!

 

 

Merhaba, ben bir süreden beri aynı erkek arkadaşımla birlikteyim. Doğum kontrolü olarak çekilmeyi uyguluyoruz ve prezervatif kullanmıyoruz. Sevgilimin bana sadık olduğundan eminim. Zaten prezervatif tak diyebileceğimi sanmıyorum. Hastalık kapar mıyım ve hamile kalır mıyım? Rumuz: Yıldız

 

Yıldızcığım, güzel kardeşim, seksdaşım, bir tanem, ne olur cevabımı iyi oku. Hatta kes, çantanda taşı, daha iyisi yastığının altına koy, sevgilinle yatmadan önce yeniden oku. Herşeyden önce çekilme yöntemi kullanarak ateşle oynuyorsun. Her zaman kürtaj hakkın var ama bu kadar alet edevat varken ortada, niye böyle ilkel yöntemlere başvurasın? Hastalıklara gelince; sevgilin saçını tarıyor, temiz iç çamaşırı giyiyor diye bu bir sürü tehlikeli virusle ortalıkta dolaşmıyor demek değil ki! Bir insanin seksüel tarihçesini yüzüne bakarak bilemezsin. AİDS, herpes, frengi, gonorea testleri olmuş mu? Ne zaman olmuş? Test sonuçlarını gördün mü? Daha prezervatif hakkında bile konuşamayan bir genç kızdan (genç kız olduğunu ben uyduruyorum, böyle bir mektubun 21, hatta 18 yaşını geçmiş genç bir kadından gelme ihtimalini düşünmek bile istemiyorum…), sevgilisinin bu testleri yaptırmasını isteyebileceğini düşünmek benim adıma büyük bir naiflik olur. Şu sevişme işinin en kötü yanı, eğitimli eğitimsiz herkesin yapabilmesi herhalde.

 

Sevgilinin sadakatının sınırları, sen sadakatsizliğini keşfedene kadardır. Güvensizlik başlatmak niyetinde değilim ama sağlık açısından en önemli sorumluluğun bencil olmak. İlişkini kıskançlık krizlerine girerek, sevgilini ikide birde sorguya çekerek tehlikeye sokacağına, tak prezervatifi, olsun bitsin. Cesaretin yoksa yalana başvur: hamile kalmaktan korktuğunu söyle. Ama yalan söylerken, henüz seks hayatına adım atma olgunluğunda olmadığını da bil.

 

Biraz azar çeker gibi mi oldu bu cevap, Okurlar? Doğrudur, iyi tahmin etmişsiniz.

 

Tags: Elele/ Seksper

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment