Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

May 1st, 2004 · No Comments

Konu sekse gelince herkesin birbirine verecek tavsiyesi bulunur: kadın-erkek, çocuk-çoluk hepimizin söyleyecek birşeyi mutlak vardır… Doğal olarak tarzlarımız biraz farklı oluyor. Erkeklerin seksperliği daha çok avcı fıkralarını andırıyor. Kendilerine sorsanız en iri avı, en tehlikeli şartlarda, en kısa zamanda avlayıp, sofrada afiyetle yemiş ve bitirmişlerdir. Ama detaylı soruşturmalardan sonra, usta avcımızın miniminnacık solucanını taktığı misinasını Haliç Köprüsü’nden sallandıran amatör bir haftasonu balıkçısı olduğunu anlarsınız. Yaşları ileri kadınlar, genç kızlardan birşey saklıyor olmanın zevkiyle olacak, tecrübelerini değme korku filmlerine taş çıkaracak şekilde dramatize ederler. Ben, bunun kırışıklıklarin gençlikten aldığı intikam olduğunu düşünüyorum! Belki bu davranışta biraz da kızları yasak meyvenin korunduğu zevkler bahçesinden uzak tutma endişesinin etkisi vardır. Olgun kadınların birbirine ne tavsiyede bulunduğunu bilemiyorum ama tahmin etme cüretinde bulunacağım: İngilizler’in bir sözü var: “Gözlerini kapa ve İngiltere’nin geleceğini düşün!” Nüfusları diğer Avrupa ülkelerine göre düzenli olarak arttığına göre, vatanseverleri bol olmalı.

“Senin seksperliğin de nereden geliyor?” diyenlere hayat hikayemin bir bölümünden kısa bir paragraf okumam gerekecek: Amerikan Hipnoterapistler Odası ile Uluslararası Psikolojik Danışman ve Terapistler Birliği’nden hipnoterapi sertifikalarımı kazandıktan sonra çeşit çeşit psikolojik problemlerle boğuşan hastalarla çalışmaya başladım. İnsanoğlu ve kızı güçlü seksüel güdülerle donatılmış yaratıklar olduklarına göre, karşılaştığım pekçok sorunun da seks ile ilgili olması kaçınılmazdı. Ben kendimi seksüel yönden aktif, tecrübeli ve sağlıklı bir insan olarak görürüm. Ancak hipnoterapist olunca, sizin gerçeklerinizin başkalarının gerçekleri olmadığı gibi, sizin doğrularınızın da başkalarının doğruları olmadığını iyice anlamanız gerekiyor. O bahsettiğim başkalarının dünyasına ise ancak araştırarak, önyargılarınızdan kurtularak ve düşüncelerinizi alabildiğine esnekleştirerek adım atabiliyorsunuz. Bunlara benim yeteneğim varmış ki, bir hipnoterapistin normalde karşılaşacağından fazla seksüel problemle de uğraşma imkanım olunca bir de baktım; seksper olmuşum!

Seksperlik çift taraflı sorumluluk istiyor; hem seksperin üzerinde, hem de (bu durumda) okuyucunun üzerinde bir sorumluluk bu. Önce, ucu derinlere kanca atmış bazı problemlerinize öyle iki paragrafta cevap bulamayacağınızı bileceksiniz. Sonra böyle kökü derinde problemlerinize en iyi ilacın önünüze mürekkeple değil, kanlı-canlı bir terapist olarak gelmesi gerektiğini kabul edeceksiniz. Bir de seksperin size doğru cevap vermek için sonuna kadar çırpınacağını, ama sonuçta yazdıklarının tamamen kendi görüşü olduğunu unutmayacaksınız.

Sevgili Okurlarım, eğer tüm bu sorumlulukları kaldırmaya gücünüz varsa, sizi şimdiye kadar Türkiye’de hiç yapılmamış birşey yapmaya davet ediyorum ve ülkenin en saygın kadın dergisinde ilk seksper köşesini başlatıyorum. Böyle köşeler başka ülkelerde uzun zamandır yazılageliyor ama biz kendimizce bir ilki başlattığımıza göre, kendi yol haritamızı kendimiz çizeceğiz. Biz dediğim sizler ve bizler. Bu köşe sizlersiz yürümez.

Oyunun kurallari basit: Siz sorunuzu yollayacaksınız, ben cevap vereceğim. Siz katıldıkça köşe zenginleşecek. Cinselliğimizi meclis kararlarından, yasalardan, yönetmeliklerden, estetik operasyonlardan, liposuction ve Botox’dan geri alacağız. Zevk bahçesine giriş haklarımıza sahip çıkacağız. Porselen bebeklere sırtımızı dönüp, içimizdeki Neriman Köksal’a ulaşacağız!

 

 

Seksper, kafam “ilk kereye” takılmış durumda. İki de bir de aklıma geliyor. Ne yaparım, ne ederim, çok acıyacak mı diye düşünüp duruyorum. Bir de size sorayım dedim. Ne kadar acıyacak? Ya yapamazsam? Bir de, hazır olup olmadığımı nereden bilirim? Rumuz: İlk

Sevgili Rumuz İlk, herşeyden önce hazır olup olmadığın meselesini halledelim. Hazır olduğunu anlaman için geçmen gereken cok basit bir test hazırladım. (Birinci, ikinci ve dördüncü sorulara ilk ilişkisini evlilikte yaşamaya karar verenler cevap vermeyebilir. Üçüncü soruya sevgilisinin cinsel geçmişini tam ve kesin olarak bilenler cevap vermeyebilir.)

Soru 1- Sevgilinin seninle yaşadıklarıyla ilgili olarak orada burada kuş gibi ötmeyeceğinden emin olabilir misin? (Erkek arkadaşlarıyla köşelerde fısıldaşırken sen gelince zıp diye susuvermesi ve erkek arkadaşlarının sana tuhaf tuhaf sırıtarak bakması öttüğüne iyi işaret.)

Soru 2- İlk kereden sonra erkek arkadaşınla aran bozulursa, deneyiminden hiçbir pişmanlık duymadan yeni ufuklara yol alabilecek misin?

Soru 3- İlk kerede dahi seni cinsel yollardan bulaşan hastalıklardan ve hamilelikten koruyacak prezervatifi takmasında rahatlıkla ısrar edebilecek misin?

Soru 4- Ailende töre cinayetleri gibi korkunç sapkınlıklar olmadığından emin misin?

Eger tüm bu sorulara yanıtın evet ise hazırsın demektir.

Üçüncü sorunun yanıtına hayır cevabı veren ve sevgilisinin seks hayatından tam olarak emin olmayan başka bir okuyucu varsa, seks hayatını derhal durdurmasını ve prezervatifte ısrarında cesaret bulana kadar da yeniden başlatmamasını öneririm. İnanın, hiçbir zevk AİDS’ten ölmeye veya frengiden sürünmeye değmez.

Testi başarıyla geçtiysen şimdi anatomi dersine başlayabiliriz. Öncelikle bilmediğin şeyden korkmanın çok doğal olduğunu anlamalısın. O yollardan hepimiz geçtik. Ama mıcır yerine asfalt yoldan gitmen için yazının geri kalanını okumanda fayda var.

Sertleşme halindeki penis ortalama 15 santimdir. Biraz daha küçüğü, biraz daha büyüğü olabilir ama ortalaması bu. Sokaklarda magandalardan işittiğin çirkin lafları unutmanın zamanı geldi. Ben en büyük penisi bir filmde zamanın ünlü porno yıldızı John Holmes’da gördüm. Tam 30 buçuk santim! (Rekor 34 santimetre) Endişelenme, sevgilinin böyle bir özelliği olsa, şimdiye kadar çoktan köşeyi dönmüştü… Senin işin çok daha kolay. Koskoca bir bebeğin başının geçmesi için kendi boyundan yüzlerce kere daha fazla esnemeye uygun hazırlanmış bir organ için 15-20 santim nedir ki?

Senin için ilk olması, organlarının gerektiği gibi işlemeyeceği anlamına gelmez. Vücudunun içgüdülerine güven. Sevgilinin içgüdülerine güvenme. Türkiye’de başından olumlu veya sağlıklı seksüel tecrübeler geçmiş genç erkeklerin sayısı ağlanacak kadar düşük ne yazık ki. Sevgilin senden de ürkek olabilir. Ürkekliğini saklamak için hoyratça davranabilir. Ama sükunet ve kendine güven bulaşıcıdır. Senin anlayıslılığın ona da ihtiyacı olan özgüveni verecek.

İlk kerede hissedeceğin acıya konsantre olmamanı hararetle tavsiye ederim. Duyacağın his daha çok basınca eşdeğer. Yırtılma, girme, kanama gibi olumsuz fiilleri aklından çıkar, zevk, mutluluk, birleşme ve o bahsettiğim basıncı düşün.

Bazen çok çok dikkatle uygulanmak üzere sevgilin girerken hafifçe ıkınmak, vajina kaslarını kasmanı önler. Tabii aşırıya kaçarsan, sevgilinin girişini engellersin.

Kendi fizyonominle ilgili kuşkuların varsa (yani kibarca neyin nerede olduğunu bilmiyorsan demek istiyorum), kitapçının yolunu tutmanın zamanı gelmiş. Ya da internette küçük bir araştırma yapabilirsin. En iyisi bir jinekoloğun kapısını çalmak. Sakın U-TAN-MA! Utanç ve cehalet kadınların en büyük düşmanı.

Herşeyden önce unutma: yatakta erkeğin üzerindeki baskı kadının üzerindeki baskıdan çok daha ağır: erken boşalma korkusu, sertleşememe korkusu, vesaire, vesaire… Bırak sevgilin kafasına taksın! İyi sanşlar.

 

 

Sevgili Seksper, ben altı senedir evli, bir çocuklu bir kadınım. Eşimle sevişerek evlenmiştik ama şimdi bana hiç ilgi duymuyor. Nişanlıyken evde yanlız kalır kalmaz birbirimizin kollarına atılırdık ama evlendikten sonra, özellikle de çocuk doğduktan sonra yatakta sanki görevini yapıyor, o kadar. Acaba artık beni sevmiyor mu dersin? Bu konuyu açarsam sanki bana seks manyağıymışım gibi davranıyor. Ne yapacağımı şaşırdım. Eğer bu problem evliliğimizin üstünde kötü etki yapmıyor olsaydı dişimi sıkar, dayanırdım. Ama bu konu yüzünden aramızda soğukluk başladı. Rumuz: Mutsuz ve Yanlız

 

Kocanla nişanlıyken birbirinizin tepesinden inmemeniz, o zamanlar aranızda daha fazla seksüel elektriklenme olduğunu kanıtlamaz. Bazen yakalanma korkusu ve akşam ayrı yataklarda yatacağını bilmek, seksüel dürtülerin kabarmasına sebep olur. Evin günlük rutininde heyecanı canlı tutmak ise başka bir mesele.

 

Yaşadığınız problemlerin birçok sebebi olabilir. En basit açıklama senin seksüel dürtülerinin, kocanınkinden daha güçlü olması. Biliyorum, biliyorum, bize oğretilene göre erkekler birer Don Juan, bizler de doğru zamana kadar direnip, sonra da erkeğimizin seksüel kaprislerine tahammül etmesi gereken buzdan kraliçeleriz. Ama işin aslı öyle değil. Kültürel baskının böylesi olur mu, diyeceksin; ama erkeklerin sekse olduklarından daha düşkünmüş gibi davranmasını zorlayan bazı gizli kanunlar var toplumumuzda.

 

Mutsuz ve Yanlız, eğer senin evliliğinde durum buysa hemen havlu atma. Öncelikle kocanın üzerinde kurduğun baskıyı kaldır. Aşkın tek göstergesi seks değildir. Belki kocan sana hala aşık olduğunun sinyallerini başka yollarla gosteriyordur ama senin gözlerin buna körleşmiş olabilir. Fiziksel yakınlığınızın üstündeki baskıyı kaldırmak için kocana sevgini illa yatakta sonuçlanacağını düşündürtmeden de gösterebilirsin. Mesela durup dururken onu öpüp sonra yine işine koyulsan, gösterdiğin sıcaklık, sıcaklık olarak algılanır, ümitsiz seks çağrıları olarak değil. Bir süre sonra buna sağlıklı bir erkek olarak cevap vereceğinden emin olabilirsin. Tüm bu ufak oynaşmalarla eşinin sekse ilgisini uyarmaya çalışıyorken, senin de hırçınlığını sakinleştirmen için mastürbasyon yapmanı tavsiye ederim.

 

Başka ihtimaller daha karamsar: kocanın fiziksel bir problemi olabilir. Seni anne rolünden başka bir rolde görmekte güçlük çekiyor olabilir. Gönlünü başka bir kadına kaptırmış olabilir. Senin vücudunla kocanın kimyası uyuşmuyor ve bu da uyarılmasını engelliyor olabilir. Senin vücudunda doğumdan sonra ortaya çıkan değişiklere uyum sağlayamıyor olabilir. Ya da senin yataktaki performansından memnun olmayabilir. Tüm bunları düşünmeye şimdilik zamanın var. Önce problemine iyimser bakarak kocanın sekse olan ilgisini geri kazanmaya çalış. Sabırlı ve yaratıcı ol. Kocanla arandaki probleme böyle parmak basabildiğine göre, çözümü de yakındır. İyi eğlenceler!

 

 

Tags: Elele/ Seksper

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment