Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

January 9th, 2005 · No Comments

Geçen ay sıvamıştım kollarımı geleceğinizi yazmaya, aslında ukalalık etmektir niyetim, istemeyen bakmaya!

İki şeye birden konsantre olabilmek kariyer konularında faydalı bir özellik olabilir sevgili İkizler. Ama yatakta sevgilinizin bu huyunuzu görmezden geleceğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bir yandan öpüşürken öbür taraftan göz ucuyla televizyon seyretmek ha! Bu yıl başka yerlerde sizin lehinize olan pekçok diğer yönünüz seks hayatınızda başınıza işler açacak.

İkizseverler’e tavsiyeler: İkizler sizden fazla birşey beklemiyor. Sadece kendisini devamlı eğlendirin yeter! Bir de mükemmel bir sevgili olun. Ve tabii yatakta kusursuz sevişin. Bu kadar istek üzerine size sabırdan başka ne tavsiye edebilirim? Karşınızda bir Marilyn Monroe olduğunu unutmayın.

Aşksız bir hayat düşünemeyen Yengeçler’e duyurulur: bu yıl dileğiniz fazlasıyla gerçekleşiyor! Ruh haliniz ayın gel-gitleri gibi değişken, “gel” sırasında yakaladığınız sevgiliniz size büyük mutluluk getirecek. Yanlız İngiltere Kralı Sekizinci Henry’i unutmayın: kaç kere evlenmişti? Beş? Altı? Birkaçını da idam ettirmişti yanılmıyorsam. Sizin “git”lerinizden korkulur!

Yengeçseverler’e tavsiyeler: Yengeç için seks aşk ve aşkın getirdiği hassasiyet demek. Bu ihtiyaçlara cevap verebilen bir sevgili, bu burcun volkan gibi patladığına şahid olacak! Yavaş dansettiğine aldanmayın, Yengeç iyi öğrencidir. Tango yapmayı gösterin, hemen öğreniverir.

Aslan! Gösterişli, gösterişçi, parlak, romantik Aslan! Bakışlar bir an üzerinizde değilse hırçınlaşıyorsunuz ama İtalyan diktatör Mussolini’yi hatırlayın bir. İlgi güzel ama fazlası fena yapıyor. Dudağınızı büküp küsmeden bir kez daha düşünün: bu yıl yine çocuk gibi pohpohlanmak mı istiyorsunuz, yoksa sevgilinizin ihtiyaçlarına kulak vermeyi mi denemek istersiniz? Cevabınızı duyar gibiyim ve doğru cevap olduğundan şüpheliyim!

Aslanseverler’e tavsiyeler: Şaşasına aldanıp aslanınızı yatakta aceleye getirmeyin. Bu kedicik uzun ve yavaş sevişmekten hoşlanır. Hele biraz da överseniz, zevkine diyecek olmaz. Baştan çıkarılmak ve ön hazırlıklar hep bu burcun ince noktasıdır. Bu kadar çabanın karşılığı? Belki sonunda aslan gibi kükreyen siz olursunuz.

Biraz utangaç, biraz içe kapanık olabilirsiniz Başaklar. Ama aşk kapınızı çalınca rahatlayıp gül gibi açıyorsunuz! Bir de düzenli olma takıntınızı kırıp sizi mum ışığında, romantik bir masada bekleyen sevgilinizin önünde yarım saat çamaşır katlamasanız… Bu yıl sizi kabuğunuzdan çıkaracak ve şimdiye kadar gizli kalmış potansiyelinize ulaştıracak bir sevgili görüyorum kristal küremde. Sinderella’yı da Beyaz Atlı Prens küllerin arasında bulmuştu. Tabii siz partiye gitmek yerine illa külleri temizleyeceğim diye tutturursanız İyilik Perisi bile yardım edemez.

Başakseverler’e tavsiyeler: Şeytan detaylarda saklıymış derler. Detayları Başak’tan iyi keşfedecek başka kimi bulacaksınız? Başak’ın duyarlılığını ortaya çıkarabilen aşık, en şanslı aşık olacaktır. Serin dış görünüşe aldanmayın, içeride ne ateşler yanıyor!

Havva Ana Terazi burcuymuş. Nasıl olmuş da Terazi olmuş bilemiyorum. Benim bildiğim Teraziler diplomatik yetenekleriyle ünlüdür. Diplomasi, Cennet’ten kovulmamaya yetmemiş herhalde. Duygusal hayatınızda güvene duyduğunuz ihtiyaç, bazen acele karar verip mutluluğu yanlış kişilerde aramanıza sebep oluyor. Aman dikkat, bu yıl da böyle hataların peşinde yitip gitmesin.

Teraziseverler’e tavsiyeler: Cesaretiniz yoksa yaklaşmayın! İletişim kurma takıntılı Terazi, sizi yerli, yersiz mantık yürütmelerle deliye döndürebilir. Ama! Durun, vazgeçmeden önce amasını öğrenin: uzun ve etkili sohbetler önünüze çıkan en ateşli sevgiliyi Teraziler’de bulmanızı sağlayabilir.

Akrepler, sizin kadar aşırı duygusal olmanın bir avantajı var: karşınızdakinin aşırı duygularını kolayca anlayıveriyorsunuz. Hımm… Belki Fransız İhtilali’nde boynu vurulan İmparatoriçe Marie Antoinette burcunun bu özelliğini almamış olabilir. Ama istisnalar kaideyi bozmaz. Ancak karşınızdakini böylesine derinden anlama yeteneğinizi, onun üzerinde hakimiyet kurma amacıyla kullanıyorsanız, yeni yılda bu huyunuzdan vazgeçin derim. Mutlu bir cinsel hayatın yolu güvenden geçer.

Akrepseverler’e tavsiyeler: Sırlarını ele vermeyen, ama sizinkilerin peşine av köpekleri gibi düşen bir sevgiliyle başa çıkmak zor. Yatakodasında rutinden hoşlanıyorsanız birbirinizi mutlu edemezsiniz. Ama siz de yeniliklere, deneylere ve sekse ve daha çok sekse ve daha da çok sekse açıksanız Akrepler’e takılın ve hayatınızı yaşayın!

Bu ay, Kasım ayında eşcinsel dostlarımızla yaptığımız röportajdan esinlenerek yollanan birçok sorudan ikisini cevaplıyorum:

Ben kendimi eşcinselliği bütünüyle kabul etmiş biri olarak görüyorum ( …). Ancak bu sadece içimde kalıyor. ( …) Sorunlarımdan bi kaç tanesi hep kendi içimde kalması, kimseyle paylaşamamam. Kalabalığın içinde yanlız kalmak gibi birşey. Bunun dışında dış görünüşümün fazla iyi olması hep başıma bela oldu. Neden biraz fazla yakışıklıysam aaa bu g(ey) diyorlar. Bayanlara karşı hiçbir düşmanlığım yok ama bazen onlarla ilgilenmiyorsam bu da başa bela oluyor. Mesela ben bayanlara sadece iyi arkadaş olabiliyorum ama bi kız bana birşeyler hissediyosa ya da ilgisini gösteriyorsa bu beni bunaltıyor. Sıkıyor. Bir de annemin ve ablamın, ne zaman elinde bi kız arkadaşınla geliceksin, ne zaman kız arkadaşınla tanıştıracaksın vs demeleri. Hatta bazen çevreden kız bakmaları. Ama sanırım bu hiç bi zaman olmuycak. Yüreğime bi rahatlık geldi. Umarım dikkate alırsınız. Rumuz: Aytport

Aytportçuğum, resmini yollamamış olsan inan ki yakışıklıyım laflarına hadi or’dan diye cevap yazardım. Ama Allah için, yakışıklı çocuksun. Son iki ay içinde elime geçen emaillerden anladığım kadarıyla eşcinsel nüfusumuzun ortak sorunu yanlızlık, kimseye açılamamak. Ama (moralini biraz olsun düzeltir mi bilmem) hetero okuyucularımdan da aşağı yukarı aynı emailler geliyor. Derdimiz dertlerimizi ve hatta senin durumunda olduğu üzere gerçek kimliğimizi kimseyle paylaşamamak. Gençliğe adım atarken bütün dünyada milyarlarca insanın yaşadığı “kalabalıkta yanlızlık çekmek” fenomeni sanırım benim güzel ülkemde tabular sayesinde insanları olgunluk çağında da rahat bırakmıyor. İnternet’te chat yap da diyemiyorum. Anladığım kadarıyla epeyce kalabalık sayıda “ey Türk erkeği”, kendine eşcinseller arasında gündelik seks arıyor ve bunu yaparken vallah billah hetero olduğunu iddia ediyormuş. Ancak Türkiye’de de örneğin Lambda gibi düzeyli eşcinsel topluluklar var. Buralarda şansını deneyebilirsin. Tabii kimliğini ailenle paylaşamaman çok acı. Gerçekçi davranacağım ve git herşeyi açıkla demeyeceğim. Ama onların da eğitilmeye, daha insansever bir hayata adım atmaya hakkı yok mu dersin? Yani aileni eğit diyorum. Senin için olmazsa da bir sonraki nesil için. Yakışıklılık bahsine gelince… “Aaaa, bu gey” diyorlarsa yalan mı söylüyorlar? Gey değil misin? Eh, hakikaten bütün yakışıklılar geyse zaten biz kadınların işi pek zor! Hetero erkekler yanlız kalmadığına göre ya biz kızlar pek zevksiziz ya da çaresiz çirkinlerle dolanıyoruz. Tuhaf bir mantık! Bir de gey oğlan- hetero kız olayı vardır ki bilimsel araştırma yapmaya değer. Kızların geylere karşı ilgisinin altında yanlız geylerin dayanılmaz çekiciliği (!) değil, ayrıca kadınlarla yakın iletişim kurabilmeleri ve tabii kadınlar için tamamen zararsız ve platonik kız-erkek dostluğunun gerçekleşebileceği ender bir ortam oluşturmaları var. Nolur ben de ilgiden sıkılayım diye can atan çirkin heteroları da biraz düşünüp haline şükret Aytportçuğum.

Neden eşcinsellerde aids daha çok görülür?? Aids eşcinsel hastalığı olarak bilinir..??? Aslında aklıma bir cevap geliyor ama.. bilmediğim

başka cevabı varmı acaba?? Ters ilişkide hastalıkların daha çabuk bulaşmasımı??? Prezervatif kullanmak bu kadar zormu kardeşim??? Rumuz: Fu

Önce AİDS ile HİV‘in arasındaki farkı çok basitçe açıklamaya çalışayım: HİV taşıyan herkes AİDS değildir. Yani AİDS hastalık ise, HİV hastalığı yapan virüsün adı. Şimdi diyeceksin ki ne farkı var? HİV virüsü taşıyıp da AIDS olmayanlar için ölümle kalım arasındaki fark kadar farkı var. Örneğin meme kanserine sebep olan genleri taşıyor olabilirsin ama meme kanserisin demek değildir bu. AİDS bugün zamanında dünyayı karanlık çağlara sürükleyen kara vebadan daha fazla insanı öldürdüğüne ve hızını kesmeye de hiç niyetli olmadığına göre, böyle ufak tefek ayrıntıları da bilmekte yarar var.

Eşcinsellerde AİDS’in daha çok görüldüğü bilgisi tamamen uydurma Fu’cuğum. Rakamlara bir bakalım: Dünyada yaklaşık 39 milyon HİV taşıyıcısı var. Bu insanların 25 milyonu Afrika’da yaşıyor. Afrika’nın eşcinsel cenneti (veya konuya bakış açısına göre cehennemi) olduğunu sanmam. Afrika’da virüs heteroseksüel ilişkiyle yayılırken, örneğin Bahreyn, Oman, Rusya’da ve Güney Amerika’da uyuşturucu zerkedilen iğnelerin ortaklaşa kullanımıyla, Yemen’de fahişelerden bulaşıyor. Homoseksüel erkeklerin HİV’e herkesten daha fazla yakalandığı tek yer Avusturalya ve Yeni Zelanda. Özellikle son zamanlarda AİDS’in kadınlarda patlamaya uğraması, hastalığın “homo vebası” olduğunda direten bazı homofobikleri susturmaya yetmeli. Genel olarak cinsel yollarla bulaşan hastalıkların doğasında “günahlaştırılmak” var herhalde. Eh, günahlaştırmanın en kolay olduğu grup da eşcinseller değil mi? Batı Avrupa’da ve Amerika’da ilk kurbanların dengesiz bir yoğunlukta eşcinseller olduğu doğru. Sebepleri oldukça karmaşık: ilk zamanlarda epidemiğin yayılma yollarının tam anlaşılamamış olması, eşcinsellerin heteroseksüeller gibi düzenli ilişki kurmalarının toplumda hoş karşılanmaması ve eşcinsellerin gelip geçici ilişkiler kurmaya zorlanmaları, genel olarak erkeklerin prezervatif kullanmaya karşı alerjileri, vesaire vesaire. Hastalık Batı ülkelerini vurana kadar pek bilinmediğine göre, eşcinsel vebası sanılmasının sebebi bu olsa gerek. Ama gözüm kapalı yazıp durmayacağım: ters ilişkide kan alışverişi olasılığı diğer ilişki şekillerine göre çok az da olsa yüksek. “Prezervatif kullanmak bu kadar zormu kardeşim???” sorusunu bir de bizim “Türk erkeğine birşey olmaz,” diyen hetero güruha sormanı rica edeceğim.

Seksoloji:

Amerika’da yapılan bir araştırmada genç kızlara ilk kez seviştiklerinde sebebin ne olduğunu sormuşlar. Yüzde 35’i partnerlerine karşı duydukları sevgiden, yüzde 37’si partnerlerinden psikolojik baskı gördüklerinden seviştiklerini söylemiş. Çiftler arası tecavüzün kibarcası “psikolojik baskı” oluyor herhalde! Bizdeki sonuçları görmeyi içim kaldırmazdı. Hangimiz “beni sevsen benimle yatardın,” teranelerini dinlemedik ki? Araştırmada ortaya çıkan sonucun en can alıcı noktası, bir önceki neslin cevaplarında. Onların çoğu ilk cinsel ilişkilerinde aşık olduklarından seviştiklerini söylerken, sadece yüzde 13’ü “psikolojik baskı”ya mazur kalmış. “Bizim zamanımızda…” diye başlayan ortayaşlı Amerikalı kadınlara kulak vermenin sırası geldi de geçiyor demektir!

Özlü Sözler:

Bir erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer lafını kim etmişse coğrafyadan hiç anlamıyormuş! Robert Byrne, bilardo şampiyonu

Marquis de Sade (marki dö sad) kim?

Sadizm kelimesinin anlamını aşağı yukarı biliyoruz da, kelimenin nereden geldiğini bilmiyoruz. Erotik kitaplar yazmaktan ve egzantrik cinsel zevkleri olmaktan suçlu, 14 yıl hapishaneye, 12 yıl akıl hastahanesine tıkılan Fransız yazar de Sade, bugün hepimizin başkasına eziyet etmekten hoşlanan kişi anlamına getirdiğimiz sadist kelimesine ilham veren kişi. Hayatı boyunca sansürle boğuşmuş bir yazarın hikayesinin böyle bir tek kelimeye indirgenmesi ne acı! De Sade hakikaten sadist miydi? Sevgililerini kamçılamaktan ve karşılığında kamçılanmaktan hoşlanırdı. Yani aslında sado-mazoşistti.

Ayın Afrodizyak’ı:

Eski Mısır’da kısırlık ve iktidarsızlık için yapılan reçetelerin hepsi bal içerirmiş. Ortaçağ’da karşısındakini baştan çıkartmak isteyen, baldan yapılma mayalı bir çeşit içki sunarmış. “Balayı”ndaki çiftler bu içkiden doya doya içermiş. . .

Tags: Elele/ Seksper

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment