Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Acilarin Kadini!

May 22nd, 2008 · 2 Comments

Sadomazoşist bir ilişkinin sağlıklı yaşaması için adı üstünde: bir sadist bir de mazoşist lazım. İki mazoşist ancak melodram, iki sadist de katliam çıkarır! Şimdi siz beni ve kocamı bir Hunan Çin restoranında yemek yerken seyrederseniz, gördüğünüz manzaradan gözleriniz yaşarır. Hatta daha da ileri gider, hüngür hüngür ağlamaya başlarsınız. İki mazoşist bir masada, karşılıklı oturmuş, ağızlarının kenarlarından kıpkırmızı sos aka aka, tek ellerinde chopstick, tek ellerinde buzlu su, ter içinde ve kıpkırmızı. Bu ilişki nasıl sürebiliyor? Sanırım ilişkinin doğrultusunda yanlış anlama var. O anda ilişki benimle kocam arasında değil, benimle Szechuan biberleri arasında yaşanıyor. Anlaşıp gidiyoruz. Benzer ilişkiyi o da yaşadığı için, birbirini kıskanan da yok ortada. Mutlu bir beraberlik!

Biberde ağzı yakan kimyasal maddenin adı capsaicin. Memeliler için hoş olmayan bir tad acı ama kuşları etkilemiyor. Açıklaması şu: biber memeli tarafından yenmemek için acı, ama tadından rahatsızlık duymayan kuşlar biberi yiyor, çekirdek sindirim sisteminden geçiyor, kuş pisliğiyle çıkıyor ve yepyeni bir biber olmak üzere toprağa geri dönüyor.

Şimdi burada kafa karıştıran konu şu ki; insan da memeli bir hayvan. Capsaicin’den hiç hoşlanmayan memeli insanlar varsa da, benim gibi acıların memelisi için Capsaicin tam tersine, çekici bir etki yaratıyor. Capsaicin ve Szechuan biberi de denilen bir başka acı tohumda bulunan denilen hydroxy-alpha-sanshool. Stres altında kimisi uyuşturucu, uyarıcı vesaire peşinde koşar, ben acı yerim. Acının laksatif ve anestezik etkileri bilinen şeyler. Ben ise bir de insanın içine düştüğü karamsarlığı bir anda siliveren, psikolojik etkisi olduğunu iddia ediyorum! Belki psikolojik acının çivisini, fiziksel acı söküyordur. Detayları bilimadamlarına bırakacağım.

Sonra, bu kadar acı yemenin bir de öğretici bir yanı var: sonradan saatlerce acının geçtiği yerleri hissederek, genellikle pek farkedemediğiniz sindirim sisteminin en ince detaylarının varlığını öğreniyorsunuz. Bazı yogiler, barsaklarını temizlemek için vücutlarının içinden ağızlarından başlayıp anüslerine kadar ulaşan, ince bir ip geçirirler. Bence tatsız bir işkence! Nirvana’yı bulmanın daha lezzetli ve daha acılı yolları var. Akılları olsa, tapınaklarında bütün yemekleri bir Hunan şefe pişirtirlerdi!

Biz karı koca, iki kafadar, en korkunç acıları yerken gözlerimizden boşanan yaşlar ve kahkalarımızla oldukça tuhaf bir portre çiziyor olabiliriz. Hatta Brian beni geçer, kendisini acıdan hıçkırık tutar. Ben kendimi o kadar kaybedemiyorum; dilim, dudaklarım iğneleniyor, uyuşuyor, o kadar. Demek o kadar eremedim ben. Ya da senelerce yediğim acılı Adana’lar ağzımdaki üst sıra hücreleri öldürdü, yeterince hissedemiyorum yediklerimi.

Oğlumuza gelince… Tabii, bu bir aile geleneğidir; bize yaraşır bir evlat yetiştirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Henüz üçbuçuk yaşında; önünde upuzun, acılarla dolu bir hayat var. Ancak övünerek söylemeliyim ki, bu çocuk da acıların çocuğu olacaktır. Nereden mi biliyorum? Anne babası kendilerini kaybetmiş, ağızlarından köpükler çıkar ve yerlerde kıvranırken, her seferinde,” Anneciğim, ben de büyüyünce çok acı yiyebileceğim, değil mi?” diye soruşundan tabii!

Acı ve Kolay Turşu:

Acı Jalapeno cinsi biberleri iyice yıkamalı. Sonra bunları, mason jar denilen cam şişelere, üçte ikisini dolduracak şekilde yerleştirmeli. Üstüne, her kavanoza bir adet olmak üzere domates rendesi ve birer baş ayıklanmış sarımsak eklemeli. Üstüne sirke, tuz. (Bunun ölçüsünü, tadına bakarak bulmak lazım gelir.) Kavanozlar sıkıca kapatıldıktan sonra buzdolabında bir hafta kadar bekletmeli. Sonra biberlerin hatırına güzel bir kuzu etli kurufasulye ve tereyağlı, şehriyeli pilav pişirmeli. Bolca biber, yoğurt, gözyaşları, mutluluk! Mutluluk…

(Bu turşu, buzdolabınızda sonsuza kadar bozulmadan kalabilir. Vasiyetinize ekleyin.) Afiyet, şeker!

Tags: Turkish Journal

2 responses so far ↓

  • 1 BasakD // Jun 3, 2008 at 3:07 am

    Daha onceden laksatif, anestezik ve hatta antiseptik etkilerini duymustum. Ama iddia ettigin psikolojik etkisini hic dusunmemistim : )
    Iklimi de isin disinda birakirsak Dogu-bati arasindaki -aci cekme olcegini- ve “istegini” dusundugumde dediklerine hak vermemek elde degil… Neden olmasin…


    Burayi ilk defa okuyorum. Okumasi cok zevkli seyler yaziyorsun.

  • 2 admin // Jun 3, 2008 at 8:29 am

    Sevgili Basak, tesekkurler! Ve hosgeldin. :o)

Leave a Comment