Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Antonio’yla Mirthala’nın aşkı:

October 1st, 2007 · No Comments


Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok fakir bir evin çok fakir çocuğu Antonio, okulunda çok çok çalışıp hırsının ve şansının sayesinde, bir de altında kalanların üstüne basa çıka, olmuş olmuş da Los Angeles’ın ilk Latin belediye başkanı olmuş. Karısı ve çoluk çocuğuyla, politika dağının tepesine dayanan merdivenlerin birinin başında, ağır ağır ilerliyormuş. Pek de yakışıklı, pek de gösterişli, karizmatik bir adamın tekiymiş. Öyleymiş de, demek çok ilgi çekermiş ki, şehrin en önde gelen Latin televizyon kanalından, çok güzel ve yetenekli bir kadının da ilgisini çekmiş. Bu iki güzel ve ünlü ve önemli insan, güya iş için televizyon karşısında bir araya gelirlerken, masal bu ya, bir ilişkinin içine pat diye düşüvermişler.

 

Belediye Başkanımız Antonio, Demokratik  Parti’nin yükselen yıldızıymış da, acaba bu ilişki yıldızın üstüne bir gölge oturtur muymuş? Acaba o kanalda Mirthala’nın hazırladığı,  Başkan’ı öven programlar bu gizli aşkın meyvesi miymiş? Televizyon kanalının herkese eşit ve uzak bakışı nerede kalmışmış? Kadın olmak Türkiye’de zor ama heryerde zor! Zavallı Mirthala’yı çaliştığı televizyon kanalı işinden atmamış da, kenara çekmiş. Hem de kimbilir ne kadar zaman?

 

Gökten elma filan düşmemiş. Sadece magazinlere konu olunmuş, kariyerler en azından şimdilik büyük zarar görmüş ve bu masal da şimdilik burada bitmiş.

 

Amerika’da politikaya atılan kadınlar, sayı olarak Türkiye’den çok daha kalabalık. Ama politikacıların hayatını söndüren kadınlar, politikacı kadınlardan da büyük izler bırakıyorlar. Bir zamanlar, Washington şehrinin ilk zenci belediye başkanını bir fahişe ile avlamışlardı. Hikaye karmaşık ama eğlenceli: Başkan Bey fahişelere ve bir de kokainin en ucuzu ve en tehlikelisi olan kraka düşkünmüş. FBI başkanı iş üstünde yakalamak için fahişeyi kullanmış. Fahişe adamcağıza yalvar yakar krak kullandırmış. Sonu bildiğiniz şeyler: kırılan kapılar, maskeli polisler, kelepçeler, magazin, hapis…

 

Eşcinsellere kudurmuş köpek gibi saldıran ahlaksız bir Cumhuriyetçi’yi de sevgilisiyle basmışlardı. Clinton, tombiş bir kızcağızın uğruna Demokratlar’ı lekeledi de, belki de bu skandal yüzünden Bush başkan oldu ve bugün bir sürü Iraklı’nın kanı dökülüyor. Şimdi herkes puritan kesildi. Sanki ülkeyi yönetmekle aile işlerini yönetmek birmiş gibi, illa başında sahte hale taşıyan, en alasından Hristiyan bir başkan bulmalıyız kendimize. Demokratlar eski hataları tekrarlamamak için en temizinden aile geçmişi arıyorlar gelecek seçimin adaylarında. Mesela Barak Obama, eğer seçilirse ilk zenci başkan olacak, benim de büyük ihtimalle oy vereceğim kişi karısıyla nasıl da mutlu bir aile fotoğrafı veriyor! Edwards, güneyli parlak çocuk, karısı meme kanseriyle savaşırken omuz omuza, çocuklarıyla, televizyona gülümsemeye çalışıyor. Ya Misis Clinton? Mistır Clinton, karısının başkanlık kampanyasını etkilememek için bir süre dişarıda durdu ama şu anda Bush’tan ağzı yanan Amerikan halkı, imkan olsa Mistır Clinton’ı yeniden seçecek! Eh, o da TV ışıklarından uzun süre ayrı kalmaya dayanamaz. Atladı sahnelere.  

 

Kadın politikacılar, erkeklerin tersine, böyle eşlerinin koluna sımsıkı sarılmasalar da yürütüyorlar seçim kampanyalarını. Kimse fotoğrafta bu kadının kocası neden yok demiyor. Hatta kocası olmaması, hiç evlenmemiş olması, çocuksuzluğu, bunların hiçbiri konu bile olmuyor. Efendim, geçenlerde Bayan Clinton’un göğüs kafesi bir yazara esin kaynağı olmuştu deyin. Ama o kadar ender, o kadar ender bir olay ki, bütün ülke yazarı eleştirmek için sağcı, solcu ayaklanmıştı.

 

Bizde de konu artık bir kadının milletvekili olup olamayacağı değil. Türkiye, kadın politikacı sayısı yeterli olmasa da, bu basit tartışmaları geçmiş durumda. Hatta biz kadın başbakan da gördük de, icraatlarıyla kadınların iyi ve kötü anlamda erkeklerle tamamen eşit olduklarını kanıtlamıştı! Parlamentoda pantolon giyilebilir mi konuları da kapanacak gibi görünüyor. Türban karışık konu. Ona hiç girmeyeyim. Ama iki ülkeye bakıyorum da, kadın politikacı ve milletvekillerinin durumları aşağı yukarı aynı düzeyde görünüyor. Erkek politikacıların kariyer sahibi sevgilileri de eşit dozda zarar görüyorlar.

 

Tags: Elele/ Los Angeles'dan Mektuplar

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment