Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Aziz Antuan’ın Ateşi:

February 1st, 2007 · No Comments

Güneşin bir çeşit yıldız, üstelik de orta boy bir yıldız olduğunu bile bile günbatımından zevk almak mümkün mü? Ayı alelade bir taş parçası olarak görüp de şanına layık şiirler yazmak? Serapların buharlaşmadan meydana geldiğini bilip yine de cazibelerine kanmak imkanı var mı? Ya kurt adamlar? Kurt Adam’ın gücünü bile göğsünden söküp kopartır şu bilimadamları!

Ergot (ya da bizim Çavdar Mahmuzu dediğimiz) mantar, çimenlerin ve hububatın üstünde büyüyor. Ergot mantarını yiyen, Ergotizm denilen feci bir hastalığa yakalanıyor. Çavdar Mahmuzu, daha çok çavdarda olurmuş. Dolayısıyla çavdar unu yiyenler daha çok yakalanıyor ergotizme. Eskiden,teknik yöntemlerin çok ilerlemediği ve hastalıkların sebeplerinin çok açık anlaşılamadığı zamanlarda değirmenlerde Çavdar Mahmuzu’nu çavdardan ayırmayı beceremediklerinden, hastalık epidemik salgınlar halinde yayılırmış halka. Hastalığa yakalanan içinden ateş püskürüyor gibi hissedermiş kendisini. Aziz Antuan’ın Ateşi lakabı da oradan geliyor. İçten içe kaynamak yetmezmiş, hastalananlar çılgınca bir dansa kaptırırlarmış kendilerini. Ağızlarından köpükler saça saça, halüsinasyonlar içinde anlaşılmaz dillerden birşeyler haykırarak dans ederlermiş. Orta Çağ’da sıkça yaşanan salgınlarda, sokaklarda böyle bir dans tutturmuş yüzlerce insanın tuhaf geçit törenini seyretmek mümkünmüş. 1418’de, Avusturya’da salgın öyle genişlemiş ki, insanlar dans etmekten veya dans edenleri seyretmekten başka birşey yapamaz olmuşlar! Bu çılgınlık ortalığı süpürürken, hastalığın sebebini algılayamayan halk, dansa benzeyen kıvranışları doğaüstü birşey olarak görüp şeytan çıkartma törenleri yapmaya başlamış. Müziğin psikolojik bozukları iyileştirici etkisi olduğuna inanıldığından, hastalıklı dansçılara müzisyenler eşlik edermiş. Halbüki bütün dert, çavdar ekmeğindenmiş. Nereden bilecekler?

Binaltıyüzlü yıllarda Amerika’nın Salem adlı bir kentinde yaşları 9 ile 17 arasında bir düzine kız birdenbire anormal hareketlerde bulunmaya başlamışlar. Kendilerini yerden yere atıyorlar, eşyaları kırıp döküyorlar, çığlık çığlığa bağırıyorlar, vücutlarını acaip şekillere sokup yerlerde yuvarlanıyorlarmış. Püritan dinciliğin en koyu zamanlarıniı yaşayan halk, bunun cadıların işi olduğuna karar vermiş ve kentte cadı avı başlamış. Bütün bu çılgınlık bittiğinde 20 kişi cadılık ve büyücülük ile suçlanarak korkunç şekillerde işkence edildikten sonra idam edilmişler. Bugün, büyülendiği sanılan bu kızların aslında çavdar ekmeğinden zehirlendiği sanılıyor. Dedim ya, cadı masallarının bile tadı kalmadı artık!

Çavdar Mahmuzu’nun böyle acaipliklerden başka bir fonksiyonu olmadığı sanılmasın. Eskiler bu mantarı kanamaları durdurmak için, migrene karşı kullanırlarmış. Ama mantar gemi azıya aldı mı, sadece insanları şıkır şıkır oynatmaz, ne yazık ki korkunç şekillerde ishal, kusma, sara benzeri katılmalar ve kangrenle kolların bacakların simsiyah kesilip ölmesine sebep olurmuş. En son rastlanan mantar zehirlenmesi 1950’lerde Fransa’da olmuş. Bugün Çavdar Mahmuzu’nu değirmenlerde çavdardan ayırabiliyoruz. Ekmeğimizde uğruna dans edecek birşey yok. Ama insanoğlu tuhaf yaratık. Şimdi mantarı özellikle üretip, halüsinasyon yapan uyuşturucular yapmakta kullanıyoruz. Demek illa ki göbek atacağız, ekmek arası veya sade!

Tags: Lezzet/ Peynir Gemisi

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment