Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Bırak Biraz Da Biz Ölelim

August 8th, 2012 · No Comments

Nasrettin Hoca’nın çok sevdiğim ve yeri gelince kullandığım bir fıkrası vardır: Bir gün Hoca’yı büyük bir ziyafete davet ederler. Ziyafet mükellef, ortalık kalabalık. Hoca kendisine gösterilen bir odada kurulmuş yer sofrasına ilişir. Ortada pilav, cacık, hoşaf, tahta kaşıklar. Ancak değil yemek, tatmak mümkün değil! Oturmuş ensesi kat kat bir adamın teki, zevkten dört köşe, gözleri kaymış, ha babam de babam kaşıklıyor, kaşıkladıkça da kolunun yenine bıyığını, sakalını silip silip “Ooooohhhh…. Öldüm!” diyor.

Hoca sabırla bir beklemiş, iki beklemiş ama yok! Sıra ona gelmiyor, bir türlü kaşığını bir tabağa yaklaştıramıyor. Adam hapur hupur, ohhh, öldüm bittim homurtuları arasında sofrada yenecek birşey bırakmayacak! En sonunda dayanamamış Nasrettin hoca, lafı söyleyivermiş: Yettin yahu! Bırak da biraz da biz ölelim!”

Geçen gün New York şehrinin belediye başkanı, artık restoranların en büyük boy kolalı içecek satamayacaklarını açıklayınca bu fıkrayı hatırladım. Belediye başkanının amacı şişmanlığa bir son vermek. Şişmanlığın en büyük sebeplerinden biri şeker. Hareketsizlik, yağlı yemekler vesaire de çok önemli faktörler, ancak araştırmalardan ortaya çıkan şu ki, şeker kadar fenası yok. Amerika’ya gidenler bilir; herşeyin porsiyonu devasadır. Sanki kıtlıktan çıkılmış gibi, önce göze fesat geçirilmeli, sonra da mideye. Dilde bile bu aşırılığın izleri var: Çok doydum yerine çok doldum derler. Stuffed diye bir fiil vardır, doldurulmuş anlamında. Onu kullanırlar. Sanki zevkiyle yemiş de artık yiyecek hali kalmamış gibi değil de, başka türlü birşey: Dolduruldum- sanki birisi lezzetli lezzetsiz eline geçirdiğini boğazına tıkmış gibi.

Türkiye’de Amerikalılar’ın çok şişman olduğu kanısı var. Öyledir ancak Türkler de bir yaşı aştı mı, Amerikalılar’dan pek farklı görünmüyorlar göze. Belki bir de boyları var Amerikalılar’ın, bizim kısa boylu, tostoparlak teyzelerimiz fark edilmiyor. Ben çok uzun yıllardır Amerika’da yaşıyorum, etrafımda şişman insan hemen hemen yok gibi. Çünkü ne yazık ki Amerika’da şişmanlık bir sınıfa özel: şişmanlık fakirlikle geliyor.

Aklınıza gelen ne kadar muzur yemek varsa ucuz buralarda. Oysa sebze, meyve pahalı.  Fakir insanların oturdukları yerlere yakın marketler, bakkallar ya yok, ya da sadece patates cipsi türü şeyler satıyorlar. Bu insanların ne zamanları, ne enerjileri,  ne paraları ve doğrusu ne de moralleri var sağlıklı beslenmek için. Sağlıklı beslenmek demek, insanların ileride yaşamak için sebepleri ve umutları olması demek. Geleceğinden beklentisi olmayan, bezgin insan neden uzun yaşayacağım diye dertlensin? En iyisi kendisi kolalı sodaya ve cipse vermek. Hazır yiyecek üreten markalar da şekeri dolduruyorlar bu yiyeceklere ki daha bir tiryakilik oluşsun. Ortaya çıkan artık beslenmek ve hatta zevkiyle şöyle bir yemek yemek değil, tıkınmak, hayattaki mutsuzlukları bastırmaya çalışmak, şekere dayanamayan karıncalar gibi üşüşmek ve mide doldurmak.

İşte bu noktada, büyük porsiyonlar daha çok yediriyor insana ama o fakirin o zengine bırak da biraz da biz ölelim dediğini duyar gibi oluyorum ben. Sen hayatta zevk’ü sefadasın, bırak nasıl yaşayacaksam yaşayayım, öleceksem de öleyim.

Bu derdin devası nedir? Belki şeker yapılan mısırı desteklemekten vazgeçip, sebze meyve üreten insanları desteklemeli devlet. İnsanların insanlık dışı çalışma ortamlarında, bütün gün tükenmelerine engel olmak için eğitimlerini desteklemeli, sağlık servislerini parasız halletmeli. Ama görüyorsunuz, bunlar devlet politikaları, oysa sodayı yasaklamak ne de kolay! Fakiri küçük düşürmek, sanki ufak çocuklarmış gibi elindekini almak! Güzel bir laf vardır: Fakirlerin açlığını gidermek kolay, zenginlerin açlığını gidermek zor. Amerika’da obezitenin karanlık sebepleri bunlar. Bize hergün ailemizi ve dostlarımızı masanın etrafında toplamak, hem bedene, hem de ruha iyi gelen, kültürü ve sevgisi derin, lezzetli yemeklerle beslemeye çalışmak düşüyor.

Tags: Lezzet/ Peynir Gemisi

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment