Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Biraz rakı, biraz çikolata, çokça dostluk:

July 3rd, 2008 · 1 Comment

Seneler, seneler önce, yılbaşımızı (ve geciktirilmiş balayımızı) geçirmek üzere İspanya’ya gitmiştik. Gitmeye kalkmıştık demek daha doğru. İlk denememizde beni havaalanından kapı dışarı ettiler! O zamanlar toydum, bilmiyordum. Avukatım toy değildi ama cahildi. Meğer yeşil kart, onun iddia ettiği gibi pasaport gibi birşey değilmiş. Sırf yeşil kart, bavulları toplayıp, haydin İspanya’ya demek olmuyormuş. İspanya’ya vardık, pasaport polisi yeşil kartımı bir kenara itip, pasaportumda vize aradı. Bulamayınca biz gerisin geriye… İspanyol vizesi almam bir ay kadar sürdü. Biz yine topladık bavulları, yola koyulduk.

Ben İspanya’yı çok sevmiştim. Tarihini, coğrafyasını, bir yer sorsam oralara kadar götüren yardımsever halkını.

Yılbaşı gecesi, Barselona’da bir tapas barda oturuyorduk. Ne içsek? Barmene soralım. Bir şey içmek isteriz ama İspanya’ya has birşey olsun. Değişik olsun.

Adam düşündü, düşündü. Sonra gözünde muzur bir parıltıyla, “Şundan deneyin. Ama çok serttir, kollarınız kaslanır,” deyip Brian’a gözkırptı. Küçük kadehlere renksiz bir sıvı döktü. Ben kafama diktim. Ayol, rakı bu ayol!

Sambuca, absinthe, ouzo, arak, anisette, pastis, ojen, kasra, anesone… Rakı! Akdeniz’in her köşesinde anasonlu bir çeşit içki içiliyor. Binlerce yıldır! Akdenizli’nin zamanı ağırdan alan, hayatın zevkini çıkarmasını bilen, doğanın hediyelerinden leziz yemekler yapmasını beceren milletlerine de yakışır hani. İster Fransız, ister Lübnanlı, ister Yunan, ister Türk olsun.

Ben uzun zaman, anasonlu içkilerden birşey anlamadım. Kokusuna bile dayanamazdım! Bana rakı içmeyi öğreten babamdır. Sonra ne zaman Türkiye’ye gitsem, mutfağa birlikte girer, özenle mezeler hazırlar, rakımızı açıp, geceye kayan sohbetlerimizi ederdik. Şimdilerde sağlık sebepleriyle rakı içmiyor babam. Yine sohbetlerimizi ediyoruz tabii. Ama akşamımıza rakının eşlik ettiği sofraları özlüyorum.

Rakı, Amerika’ya yakışmıyor. Belki de ben beceremedim. Oysa California ne kadar Akdeniz’imsi! Belki etrafımda seveni yok diyedir. Rakı keyfi, masada bira, şarap içilirken tek başına yapılacak iş değil. Çünkü kendine has bir ritmi var rakının. Ve tabii, kendine has yemekleri. Rakı içmenin terbiyesini bilenler, rakıyı ana yemeğin yanında içmezler. Rakı mezeyle içilir. Sıra ana yemeğe geldiğinde, rakı faslı kapanmıştır. Zaten rakı sofrasında ana yemeğe bile ne gerek vardır?

Bu kadar rakı sofrası lafından sonra, meze tarifi vereceğimi mi sandınız? O başka zamana kalsın. Sözüm olsun; topik, uskumru dolması ve hatta dalak dolması tarifleri vereyim. Yazın sıcağında dostlarla ve mezelerle demlenmek ne hoş olur. Ama bu seferlik çok sevgili bir Türk arkadaşımın doğungünü için pişirdiğim çikolatalı rakılı pay tarifini yazacağım. Aslında anisette vardı orijinal tarifte. Geleneksel bir İtalyan payıdır. Ama evde sadece rakı bulunca, yepyeni ve Türkleştirilmiş bir payımız oldu! Ne demişler? “Necessity is the mother of invention!”

Rakılı Çikolata Pay:

Bir adet pay hamuru (deep dish pie dough), marketten, hazır ve dondurulmuş alınabilir. Oda ısısına gelmesi beklemeli. Sonra pay kalıbına yaymalı, çatalla her tarafını delmeli. 400 Fahreinheit’a ısıtılmış fırında 12 dakika kadar boş olarak pişirip, mutfakta soğumaya bırakmalı.

1 cup krema (heavy cream)

10 ½ ounce bitter sweet çikolata, küçük parçalara bölünmüş

2 büyük yumurta

1 büyük yumurta sarısı

2 tablespoon şekersiz kakao (cocoa powder)

1 teaspoon anason (anise seed), dövülmüş

1 tablespoon rakı

1 fıske tarçın

Kremayı küçük bir sos tenceresinde ısıtmalı. İçine çikolatayı ekleyip, iyice karıştırmalı. Çikolata eridikten sonra ateşten almalı. Kakaoyu, anasonu, tarçını ve rakıyı eklemeli. Krema karışımı 20 dakika kadar beklettikten sonra, yumurtaları, karışımı şiddetle çırparken eklemeli. Tamamını pay hamuruna dökmeli. Önceden 375 Fahreinheit’a ısıtılmış fırında, 15- 20 dakika kadar pişirmeli. Pay tamamen kaskatı olmamalı. Üstünün puding gibi bir kabukla kaplanmış ve kendisinin de biraz katılaşmış olması yeterli.

Payı oda sıcaklığına getirmeli.

Üstü için:

1 cup pudra şekeri (confectioners’ sugar)

1 ½ tablespoon süt

2 teaspoon rakı

Malzemeleri karıştırmalı. Çatal daldırıp biraz almalı, soğumuş payın üstünde çizgi şekiller alacak şekilde gezdirmeli. Üstü sertleşince servise hazırdır.

Afiyet, şeker.

Tags: Turkish Journal

1 response so far ↓

  • 1 turk gay club // Dec 10, 2008 at 1:06 pm

    Yazilarinizi Severek Okuyoruz.
    ilk olarak sizi gaycityusa.com sitesinden tanıdım.
    sonra okumaya başladım.
    sevgilerimle.

    Turk Gay Club

Leave a Comment