Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Börek Üstünden Zirveler

January 10th, 2012 · No Comments

 

Türk milletinin dünya mutfağına sunduğu en vazgeçilmez, muhteşem, original, ilk kez yiyenin bile deyim yerindeyse “dibini düşürten” tat nedir? Döner, yogurt, vesaire, vesaire. Ama ama ne? Bence has be has börek ve milyon çeşit dolmadır. Dolmayla böreğin kökü aynı ağaç aslında. Masal bu ya, bir gün hamarat bir Anadolu kadını malum, illa dolduracak birşey arıyormuş: kabak, yoksa patlıcan, yoksa domates, yoksa elma, yoksa kaburga, yoksa bağırsak,  ve hatta bulgur, o da yoksa saralım! Yaprak, lahana. Önüne ne gelirse! Birgün herhalde dolduracak, saracak malzeme bulamayınca, ya da bunlarla uğraşmaktan sıkılınca eh, demiş, ben unu bile şekle sokar, sarar, doldurur, acaip lezzetli birşeyler yapar, sofraya oturanı ağız tadının nefasetinden neye uğradığını bilemez hallere koyarım. O kadar çok börek çeşidi var ki, sadece içine koyduğumuz malzeme değil, böreğin hamurunun da farklı farklı olduğu bir sonu gelmez macera. Öyle ki insan Anadolu ve Türk etkisinde kalmış diğer ülkelerin böreklerinin herbirini tek tek yapacağım diye tuttursa, birkaç zaman kendisine başka eğlence aramasına gerek kalmaz! Üstelik bunlar egemenliğine girdikleri Osmanlılar’ın mutfağını alıverip, yaratıcılıkta tembellik de etmemişler. Kendi yerel malzeme ve damak tatlarıyla muhteşem fizyon börekler icat etmişler.

Benim börek favorilerim Sarıyer böreği, kol böreği, paçanga, basit ama adabıyla yapılmış hazır yufkalı tepsi böreği, aslında bir çeşit börek olan sosyete mantısı. Daha da yazacağım ama yerim dar! Laz Böreği’ni mesela nasıl yazmam?  Tatar Böreği, çibörek (Dikkat! Çiğbörek değildir o. Çibörektir. Kıpçak lehçesinde çi lezzetli anlamındadır ve büyük ihtimal, böreğin adı da oradan gelmiştir. Yoksa içine konan et çiğ olduğu için değil.), zarif su böreği. Mutlaka ama mutlaka burnumu ve önümü kırıntılara bulayan, yarısı tabakta ufalanmış kalıp bir saat parmaklarımla toplayıp yalanmama sebep olan- kısacası eğer ciddi bir iş yemeğine oturuyorsam asla ve asla ısmarlamamam gereken- Talaş böreği!

Yemek tarihi ile uğraşanlar diyorlar ki börek Türkler’le birlikte Orta Asya’dan Anadolu’ya göç etmiş, bu arada yolda yeniliklere uğramış, sonra Osmanlı’yla Balkanlar’a yönelmiş, çok kültürlü, uzun tarihli, global bir yiyecektir.  Ben yemekte illa bu Türktür, bu Yunandır, bu şudur, bu budur tartışmalarını boş ve gereksiz ve kanıtsız buluyorum. Çünkü yemeği milletler değil, toprağın tabiatı yaratır. Orada yaşayan kimse, o mutfağı ortaya çıkartır. Türkler de Orta Asya’da bolca buldukları bazı malzemeleri, Anadolu’ya yürüyünce terk etmek, mutfaklarında değişikliklere gitmek, toprakların yerlisinden öğrenmek durumunda kalmışlardır. O sebeple hala Orta Asya’da yaşayan Türkler ile Anadolulu Türkler’in mutfakları aynı değil. Oysa toprağını paylaştığımız Ermeniler ve Yunanlar ve daha birçok insanla aynı şeyleri pişirip yiyoruz. Eğer kardeşlik birşeyleri paylaşmaksa, Uzaklardan kopmuş Türk halkı, Anadolu’lu diğer halklarla, Orta Asya’da kalmış kan kardeşlerinden daha can kardeştir.  Bana sorunuz, yurt dışında yaşayan biri olarak, diğer halklardan Anadolulu dostlarla Anadolu yemeklerinden sohbet açıldı mı, başka hiçbirşeyin önemi kalmaz. Aramızda fısır fısır konuşuruz, başka hiçkimselerin anlayamayacağı yemek dilinde.

O yüzden diyorum ki, bu diyarların devlet büyükleri mutlaka ve mutlaka masa başında konuşmalılar en önemli sorunları. Hele bir Çerkez, Sırp, Arnavut, Arap, Ermeni, İsrailli, Anadolulu börekleri sıralayalım önlerine. Herbirini kocaman bir mutfakta, bu halklardan kadınlar elbirliğiyle yapıvermiş olsun. Yanına da köpüklü ayran. Belki barışın sırrı börektedir. Hayal mi? Evet, ama çok da lezzetli bir hayal yahu!

Tags: Lezzet/ Peynir Gemisi

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment