Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Gencer’in Anisina…

May 13th, 2008 · No Comments

Leyla Gencer’le üç önemli karşılaşmam oldu benim. Bir sene, ben üniversitede Şan Bölümü’nde öğrenciyken, İstanbul Operası’na, opera sanatçılarına 3 günlük açık kurs vermeye gelmişti. Öğretmenim Azra Gün, Gencer’in önünde iki arya söylememi istedi; listeye adımı yazdırdım. İlk gün, aryalarımdan birini söyledim, şurasını şöyle yap, burasını böyle yap yorumları oldu. İkinci gün diğer aryayı söyledim. İşte o aryanın sonunda, hayatımın sonuna kadar unutmayacağım, mucizevi birşey oldu. Leyla Gencer, oturduğu yerde gözlüğünü burnunun üstüne devirdi, başını kaldırıp kursu seyretmeye gelmiş opera sanatçılarına baktı. Sonra ağır ağır sağ elini kaldırıp, beni avucunun içini yukarı döndürerek seyirciye gösterdi.

Alkış.

Üçüncü karşılaşmamız, Çırağan’da, bir kafede oldu. O zamanlar Aydın ve Azra Gün’ün geliniydim. Gencer’le yakın dostlardı. Hep beraber çay içip pasta yedik. Bütün bunları, sıradan şeyler gibi anlattığıma bakmayın. Düşününüz ki, hayatınız boyunca bir Hollywood aktörüne hayransınız. Biyografisini kendi geçmişinizden iyi biliyor, her filmini ezberden tekrarlayabiliyorsunuz. Benim kahramanım Leyla Gencer’di. Kursa geldiğinde, kapıdan girişini, tüylerimin diken diken olduğunu bugün gibi hatırlamakla kalmıyorum, buraya yazarken yeniden tecrübe ediyorum. Sadece çok zeki ve hırslı ve yetenekli ve başarılı bir opera sanatçısı değildi bu kadın. Küçük tırnağının ucundan bile zerafet damlayan, dibine, köküne kadar kadın bir kadındı. Şarkı söylemek için ağzını açtığında, yüzü o anda alnını Tanrı öpmüş gibi genişler, uhrevi bir ışık saçardı. Kendisine etrafından gösterilen saygı , en yücesiyle hayranlık ve hatta en basidiyle yalakalık da değildi. Saygı gösteriyordunuz, çünkü başka türlüsünü yapmanız mümkün değildi.

Pekçok kereler, farkında olmadan sırtımı dayadığım bir isim olmuştur Leyla Gencer ismi. Bir yarışmaya girersiniz, biyografinize bakarlar. Belli ki Türksünüz. �Türkiye’de opera mı var, hayret!� banallikleriyle uğraşmanızı Gencer’in ünü önler. Jürinin içinden en az bir kişi, durduk yerde Leyla’nın en beğendiği kaydından bahseder. En büyük yıldızlar, hangi sene, nerede kendisiyle sahnede hangi operayı söylediğini anlatıverir. Çünkü Leyla, Türkler’in dünya operasına hediye ettiği tek çocuktur ama ne olağanüstü bir çocuktur!

10 Mayıs 2008’de, gökyüzünden bir yıldız kaydı ve sanat tarihinde yerini aldı. Gencer, kariyerini İtalya’da, operanın Kabe’si sayılan La Scala’da yaptı. Bu büyük sanatçının anısına, opera binasının olduğu Milano şehrinden, Lombardia mutfağından bir reçete vermek isterim.

Arriverderci La Diva Turka. Arriverderci La Regina. Brava!!!

Milano Usulü Safranlı Risotto (4 kişiye) 1/4 cup zeytinyağ 1 kuru sogan, doğranmış 1 teaspoon safran lifi 3 ½ cup sıcak tavuk veya sebze suyu 2 cup Arborito cinsi pirinç (başka türlü pirinçle risotto yapmak mümkün değildir) 1/2 cup beyaz şarap 4 tablespoon tereyağ 1/2 cup Parmigiano-Reggiano cinsi peynir, rendelenmiş

Safran liflerini sıcak tavuk suyunda 10 dakika kadar bekletmeli. Zeytinyağı, genişçe ve derince bir tavada kızdırıp soğanı yumuşayıncaya kadar pişirmeli. Üstüne pirinçleri döküp, orta ısıda 4 dakika kadar kavurmalı. Pirinçlere şarabı ve yarım kepçe dolusu sıcak tavuk suyundan eklemeli. Pirinç sıvıyı çekene kadar karıştırmalı. Her seferinde sıvı kaybolana kadar karıştırmak şartıyla, birer kepçe tavuk suyunu pirince eklemeli. Bu, yaklaşık 15 dakika sürecek. Sonunda, pirinç al dente (yani dişe dokunur, yani biraz diri) pişecek ve Arborito pirincin cinsinin özelliği, kremamsı bir görüntüsü de olacak. Üstüne tereyağ ve peyniri ekleyip, hepsi eriyene kadar, dikkatlice karıştırmalı. Üstüne çok ince kıyılmış maydanozla süs yapıp, yanında fazladan peynirle, hemen servis etmeli. Yanında zarif bir yeşil salata, bir çeşit rosto et, sote sebze, şarap ve üstüne gelati ve kurabiye ile, ama ille de operalardan aryalar eşliğinde…

Sorularınızı info@elifsavas.com adresine yollayabilir, veya, bu yazının altındaki yorumlar bölümüne bırakabilirsiniz!

Afiyet, şeker.

Tags: GazeteMuzik · Turkish Journal

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment