Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Hangi

May 27th, 2010 · No Comments

Pazar günü Anzac Günü anma törenleri için Yeni Zellanda, Avusturalya, İngiltere ve Türkiye’nin Los Angeles başkonsolosları ve toplumları olarak, Amerikan Şehitliği’nde biraraya geldik. Dokunaklı törendi doğrusu. İstiklal Marşı ve Çanakkale İçinde türküsünü seslendirme onuru bana verilmişti. Türk konsolosun Atatürk’ün konu ile ilgili söylediği ünlü sözlerini tekrarından sonra burnumu çeke çeke marş ve türkü söylemeye çalıştım.

Törenden sonra Yeni Zellanda Başkonsolosu’nun evinde bir kokteylimsi şeye davet edildik. Masaya konulmuş yiyeceklere bakarsanız, Anzaklar hem Türkler, hem de açlık tarafından telef olmuş sanırsınız: İngiliz mutfağının ünlü ve hakikaten neşeli ve lezzetli hıyar sandöviçi- yanına ketçap konulmasının sırrını çözemedim-, milföye sarılmış pate- birkaç saat önceden hazırlanınca tabii milföy tekföy haline dönüşmüş. O kadar!

Meşhur Yeni Zellanda şarabı kurtardı durumu azıcık. Bira da fena değildi. Bir de Anzak kurabiyesi vardı ki, bir adedinin dörtte birini tatma onuruna nail oldum. Öyle popülerdi meret!

Yeni Zellanda’nın özellikle barbekü ağırlıklı, hiç de fena sayılmaz bir mutfağı var. Misafirlerin sayısı başkonsolosun eşi hanımefendinin gözünü korkutmuş olmalı ki, domuz çevirmeye filan yeltenmedi. Oysa ben birkaç hakiki Yeni Zellanda tarifine bile fittim. Mesela Yeni Zellanda’nın koyun eti meşhurdur. Hap kadar kuzu eti burgeri enteresan olurdu diye düşünüyorum. Amerikanlaştırılmış bir Yeni Zellanda tadı, iki ülkeye birden selam çakardı.

Yeni Zellanda mutfağı, doğal olarak yerli ve İngiliz izleri taşıyor. Yeni Zellanda’nın coğrafyasına uydurulmuş İngiliz yemekleri ve Mauri kültürü ve diğer göçmen kültürleri bir arada.

Bu milletin “hangi” denen bir yemek geleneği vardır. Toprağı eşerler, çok yüksek sıcağa dayanacak taşları döşer, ateş yakar, ateş tavına gelince sepetlere koydukları eti, kök sebzeyi koyar, üstünü kapatıp pişirirler. Dünyanın her yerinde olduğu gibi, hangi de erkek işi sayılır. Erkekler evi, mutfağı rezil eder, sonra tüten hangiyi seyre dalıp bira tokuştururlar. Hoş, hemen hemen her mangal partisinde, ilk heyecan geçip erkekler karın gurultusuyla kenara çekilince, iş hep bana düşmüş ve o partilerde resmen et gibi mangal olmuşumdur!

Yeni Zellandalılar’ın bir de pavlova dedikleri bir pastası var ki, aynen bizim komşularımızla didiştiğimiz gibi, onlar da Avusturalya ile bunu ilk kim bulmuştur diye didişip durmaktalar. Yumurta akından, içi yumuşak ve ıslak, dışı çıtır, merenge- beze gibimsi bir kek yapılır. Üstüne krema ve taze meyve.

Günün önemine en uyacak Anzak kurabiyeleri veya bisküvileri, Anzak kiremitleri- ismi uydurmuyorum-ve Anzak gofreti savaşa giden asker tayınının klasik tarifi: Kurşunun bitti, kılıcın kırıldı, at bi tane düşmanın kafasına cinsi bir tat. İşin şakası bir yana, asker yiyecekleri hafif olsun, kolay taşınsın, bozulmasın ve beslesin diye bu çeşit kurabiyelerle doludur. Hemen hemen denizci ve denizcilikle uğraşan kimse yiyeceği ile aynıdır. Sonradan teknoloji değişti, bu kafa kıran kurabiyeler anılarda kaldı. Siviller tarifleri daha hafif hallere çevirdiler. Bir çeşit nostaljiye dönüştü iş.

Aşağıya, sadece Anzak hatırına değil ama lezzetli olduğu için, geleneksel bir tarif koyuyorum. İsmi Anzak askerlerinden geliyor. Anzak Günü’nde de yapıyorlar.

Anzak Kurabiyesi (Onlar bisküvi diyorlar ama biz bu şekil şeylere kurabiye deriz. Şekli kafa karıştırmasın diye, ben kurabiye diyeceğim.)

8 tablespoon (çorba kaşığı) tereyağ- ½ cup (su bardağı)

1 cup (su bardağı) un

1 cup rolled oats (yulaf) Bu tarifi Amerika dışında yapacaklar, rolled oat’ın neye benzediğini internetten görmeliler. Rolled oats dedikleri şey yulaf unu, ezmesi, tozu değildir. Yulafların çok çok ince patataes cipsi gibi cips şekline getirilmiş halleridir. Pul puldur.

¾ cup (su bardağı) toz şeker (Esmer şeker de olabilir.)

¾ cup (su bardağı) şekerli (şekersizi de olur) kuru hindistan cevizi rendesi

2 tablespoon (çorba kaşığı) altın şurup dedikleri bir şurup- bulunayacağına göre, mısır şurubu (corn syrup) veya bal kullanılabilir.

1 ½ teaspoon (çay kaşığı) karbonat

2 tablespoon (çorba kaşığı) kaynar su Fırını 350 dereceye (175 C) getirmeli. Tepsileri hafifçe yağlamalı.

Yulaf, un, şeker ve Hindistan Cevizi’ni bir kapta karıştırmalı.

Tereyağ ve şurubu küçük bir tencerede, şurup kaynayıp yağ eriyene kadar ısıtmalı.

Karbonat ve kaynar suyu karıştırıp hemen tereyağ karışımına eklemeli. Birden köpüklenecek. Bunları yulaf karışımına ekllemeli. Hamurdan küçük parçaları, birbirine yarım santim kadar uzaklıkta tepsiye koymalı. Bun lar ufak, ince ve kırılgan kurabiyeler olacaklar. Hamurdan bir tepeleme çaykaşığı kadar almak yeter.

7-10 dakika pişirmeli. Eğer iki tepsiyi birden pişiriyorsanız, bu noktada üsttekini alta, arkadakini öne koyup bir 7 veya 10 dakika daha pişirin. Rengi iyi kızarmış olmalı. Çıkartıp soğutunca çıtırlaşacaklar. Tek tek pişirecekseniz 15 dakikadan sonra kontrol etmeli.

Afiyet, şeker!

Tags: Turkish Journal

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment