Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Hergün Şükran Günü!

February 11th, 2013 · 2 Comments

Sizler Türkiye’de yepyeni bir yıla hazırlanmanın heyecanını yaşarken, biz Amerika’da önce Cadılar Bayramı, sonra Şükran Günü ve üstüne gelen Noel’i kutlamanın yorgunluğunu, yılbaşı gecesi koltuklarımızda pinekleyerek atmaya çalışacağız. Öyle diyorum ama ben kendimi bilirim! Yine Aralık ayının 27’si gibi dayanamam da arkadaşlarımı aramaya başlarım ben! “Haydin bize gelin dostlar! Evet, hepimiz kutlaya kutlaya yorgun düştük ama yeni yıla her gün girilmez ki! Hem ben neler neler pişireceğim, görün!”

Cadılar Bayramı hepimizin kılıktan kılığa girdiği, kurtlarımızı döktüğümüz bir bayram. Noel, Hristiyanlar’ın dini bayramı ama bizim evde yine de bir yemek ziyafeti veririz. Maksat sevdiklerimizle ekmek paylaşalım. Şükran Günü ise bambaşka. Şükran Günü aile ve dostların masanın etrafına oturup saatlerce ve tıka basa yemek yediği gündür Amerika’da. Amerika’ya ait bir kutlamadır. Tarihi eskidir. Amerika’ya ilk yerleşen beyazlar yeni topraklara alışamamışlar, Avrupa’dan getirdikleri tohumlar ya kurumuş, ya çürümüş. Amerika’ya has meyve sebzeyi de yetiştirmeyi bilmiyorlar, ellerini nere atsalar o şey bozuluyor. Kara kara düşünmekteler: önümüz kış! Bu yaban kıtada açlıktan, hastalıktan telef olacaklar! Zaten ilk yerleşimcilerin çoğu da böyle ölüp gitmiş. Yeni komşularının içler acısı halini gören yerli halk onlara yiyecekler taşımış, hepsinin hayatını kurtarmış. Buna teşekkürlerini sunmak için beyazlar yerlileri büyük bir ziyafete davet etmişler, yenip içilmiş. 53 beyaz ve 90 yerli hep beraber  toprak ananın nimetlerine şükretmiş. Beyazlarla yerlilerin barış içinde birarada oldukları ender ve dokunaklı anlardan biri olsa gerek. Yıllar sonra bugünün hatırasına bayram ilan edilmiş. Sonradan yerli halkın başına gelenler hatırayı biraz da olsa örselemiş olmalı ki, şimdi Şükran Günü’nün kızılderililerle ilişkisi çok anılmıyor. Bazı evlerin bahçelerinde mutlu kızılderili çocukların resimlerini görüyorum ama çok ender.

 

Bugün Amerika’da Şükran Günü’nün geleneksel yemeği hindidir. Hindi Amerika’ya özgü bir hayvan. Ülke ilk kurulduğunda Benjamin Franklin amblemi hindi olsun istemiş; ne de olsa beyazların hayatını kurtarmış yiyeceklerden biriydi hindi. Ancak hindi fazla maço gelmemiş olmalı ki, oy birliğiyle kartalı seçmişler. Kartal asil hayvan, güzel bir kuş ama oturup karın doyurmaya gelince bir işe yaramaz ki! Hindi olmalıydı bence Amerika’nın sembolü. Gösterişli değil ama yararlı.

İlk Şükran Günü’nde yedikleriyle bugün yediklerimiz aşağı yukarı aynı. Birkaç önemli fark dışında. Bolca deniz ürünü yemişler- ki bulunduklşarı bölgede en kolay bulunan şey deniz ürünleriydi.  Hindi ve daha birçok av hayvanı yenmiş. Kabaklı pay pişirilmemiş çünkü fırınları yokmuş! Ve ekmek de yapamamışlar çünkü ektikleri buğdayları biçememişler.  Ama bolca meyva varmış masada. Açlığın kıyısında, bilmedikleri bir yeni dünyada yeni bir hayata atılan bu maceracı aileler için bütün bu yemekler çok lezzetli olmalı.

Ben Türkiye’de kutlanan yılbaşlarının batıdan alınma kuru bir gösteriş ötesinde, aslında bir yılı daha yaşamış olmanın mutluluğu ve gelecek yıla merhaba diyebilmenin şükran duygularıyla kutlandığını hissederim hep. Dini geleneklere bağlı olmayan, neredeyse seküler bir şükran günüdür yılbaşı pekçoğumuz için. Acısı ve tatlııyla geçen bir yıl ve önümüzde nice güzel umutlara gebe yepyeni bir yıl! Ben çocukken kolayca alınamayacak şeylerle donatırlardı masayı: kuruyemiş, pastırma… Şimdi daha kolay alıyoruz bunları- en azından bizim evimizde. Tabii yılbaşı gecesi bile elini oturduğu koltuktan atıp kuruyemiş tabağında dolaştıramayanlarımız da var. Umarım onların masaları da bir şekilde lezzetli şeylerle donatılır. Ya da belki bir komşuları vardır, evlerinin kapısını açar, toprak ananın nimetlerini paylaşırlar kendilerinden daha zorda olanlara. Ya da belki öyle bir ailenin çocuğuna bir çikolata veren çıkar. Bir kahkaha bir kilo pirzola gibidir derlerdi. Belki bir sıcak bakışla birbirimizin içini ısıtırız. Birbirimizin desteğine, varlığına şükrederiz, masamızdaki lezzetli yemeklere şükrederken.

Tags: Lezzet/ Peynir Gemisi

2 responses so far ↓

  • 1 manevıyat // Apr 25, 2013 at 2:44 am

    sıze bır cep telf numarası vereyım üstune yok benım her işimi cözdu super bır hoca..

    telf 0533 09 26 402

  • 2 Harut // Apr 28, 2013 at 3:11 pm

    Soytarılığa lüzum yok. Büyüden yana sıkıntısı olan twitterdan Harut_H olarak ulaşsın…

Leave a Comment