Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Los Angeles’da Ünlü Olmak:

July 1st, 2007 · No Comments

Ben kocam Brian’la tanıştığımda, kendisi başka bir kızla beraberdi. Sempatik, canayakın, parlak bir gelecek vaadeden fotografçılık kariyerinin baharında, güzelce bir kızdı. Kız, aynı zamanda Phil Spector adında, çok ünlü ve önemli bir prodüktörle birlikteydi. Phil Spector, zamanın birçok rock ve özellikle R&B denilen bir müzik çeşidinin yıldızlarını keşfeden, müziklerinin prodüktörlüğünü yapan bir adam. Ufak tefek bir adam olduğu için, “Cüce Deha” diye takma isim takmışlar.

Brian, benim tanıştığım sıralarda Philadelphia’da bir rock, hip-hop, akustik müzik festivali yönetiyordu. Phil Spector’ı festivalin açılış konuşmasını yapması için davet etti.

Phil Spector, daveti kabul etti, konuşmayı yaptı. Gece, festivalin çalışanları, Brian, Stephanie (bahsettiğim kızarkadaş) ve Spector, şehrin ünlü klüplerinden birine gittiler. Spector sarhoş oldu. Brian’ın da Stephanie’yle birlikte olduğunu bilmiyordu. Stephanie tuvalete gitmek için masayı terketti. Spector, Brian’a, kızı takip etmesini, ne yaptığını da kendisine bildirmesini söyledi. Brian, ben koskoca bir insanın arkasından casusluk yapamam, diye cevap verdi. Spector, cebinden silahını çıkarttı, masaya koydu. “Phil Spector birşey yapılacak dediyse, yapılır,”dedi. Brian, klubü terketti. Spector’ı bir daha görmedi.

Birkaç gün sonra ben Brian’la tanıştım. Stephanie, hala Brian’ın evinde kalıyordu. Brian bizden bahsetti, dostça ayrıldılar. Kız bir süre ortadan kayboldu. Sonra telefon açtı: Spector, Los Angeles’daki evinde kızı esir almış, tehdit etmiş, kız da evden zor kaçmış.

Dört sene önce, Phil Spector, yeni kızarkadaşını öldürdü.

Daha doğrusu öyle tahmin ediliyor. Şimdi duruşma başldı. Stephanie’yi, tanık olarak çağırmışlar. Gazetede gördüm. Çok kötü bir trafik kazası geçirmiş, yüzü mahvolmuş. Brian’ı da tanık olarak çağırmadıklarına çok sevindim. Çünkü çok zamanımızı alırdı.

Hollywood yıldızları, doğal olarak Los Angeles’da yaşadıklarından, yine doğal olarak başları en küçük derde girdiğinde arkalarına takılan yüz kişilik paparazziler sayesinde bütün dünyaya rezil kepaze oluyorlar. Daha geçen ay, Paris Hilton, sarhoşken otomobil kullanmaktan ve yargıcın verdiği hükümlere saygısızlıktan hapse girdi. Ama genel olarak ünlüler, büyük suçlarda paçayı kurtarıyorlar. Bizim Baretta dizisinden tanıdığımız Robert Blake, büyük ihtimalle kızarkadaşını öldürdü ama yeterli kanıt bulunamayınca suçsuzluğuna karar verildi. Ünlü futbolcu ve aktör O.J. Simpson, karısını ve karısının arkadaşını öldürdü, neredeyse tersini ispatlamak zor! Ama suçsuz bulundu. Şimdi herkes Spector davasını seyrediyor: acaba bu adam da ipin ucundan kurtaracak mı? (California Eyaleti’nde idam yok tabii. Şık dursun öyle diye yazıyorum!)

Brian, bir arkadaşıyla yirmi Dolar bahse girmiş. Adam hapse girerse, Brian kaybedecek. Bir insanın geleceği üstüne böyle para koymak tuhaf şey. Tabii, sırf dünyanın en pahalı avukatlarını tutabildiği için, yaptığını ödemek zorunda kalmayan bir katil olarak ortada dolaşmak, Los Angeles’da, sanki hiçbirşey olmamış gibi restoranlara, mağazalara girip çıkabilmek de tuhaf şey. Ama, yine denilecek tek şey: Zaten Los Angeles tuhaf bir yer.

Sahne Tozu: Şu sıralar kendi tozumu yutmaktan başka birşey yapamıyorum! Birkaç sergiye gitmedim değil. Bir tane de konser seyrettim. Ama daha çok kendi işlerime sarılmış durumdayım. Evet, Sevgili Okuyucu, ikinci CD’mi çıkartmanın zamanı geldi. Hatta yanına bir tane kitap çıkartmalı diye düşündüm. Eh, hazır elimde bol zaman varken (!) birkaç da konser sıkıştırayım araya bari, diyerek o işi de hallettim. Bu sırada oldukça ilginç birşey öğrendim. Konser, gösteri provası yapmak icin kiralanan prova stüdyoları var. Ama bir de, mesela kiralanmayı bekleyen, boş dükkanları prova için sanatçılara kiralıyorlar. Öyle beton tozuyla kaplı, pislik içinde yerler hayal etmemek lazım. Boş ama tertemiz yerler buralar. Özellikle profesyonel prova stüdyolarına parası yetişmeyen sanatçılar için olağanüstü bir fırsat. Tabii, aslında yasal olduklarını hiç sanmam. Yani, Sağlık Bakanlığı’ndan, itfaiyeden filan bir görevli gönderseler, buralara kilidi takarlar. Çünkü burada yasak olan şeyleri size burada saysam, özgür bir ülkede yaşadığıma inanmazsınız! Ama radarın altında kaldıkça, bu uydurma stüdyoların sanatçıya faydalı bir yöntem olduğunu düşünüyorum.

Tags: Elele/ Los Angeles'dan Mektuplar

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment