Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Mantıseverler Klübü:

October 8th, 2008 · No Comments

Geçen ay Gürcü yemeklerinden bahseden bir yazı yazmıştım köşeme. Ruslarla aralarında çıkan sürtüşme, bir zamanlar gittiğim Gürcü restoranını hatırlatmıştı. Sonra Gürcü Mutfağı’ndan bahsedeceksem eğer, dersimi daha iyi çalışmalıyım endişesiyle birkaç değerli yazarın Gürcü yemekleri kitaplarından aldım ve mutfağa girip kolları sıvadım.

Yazıyı yazdıktan ve kitaplardan yemekler yaptıktan sonra farkettim ki, bu ay üzerine yazmam gereken konu mantıdır. Mantının meziyetleri üzerine upuzun bir tez yazmam mümkün ama üzerinde biriken salyalardan okumak mümkün müdür, orasını bilemem! Ama aslında parmak basmak istediğim nokta, mantının ne denli uluslarüstü bir yemek olduğu. Şöyle ki:

Oğlum ile bir Gürcü mantısı yapmaya giriştik. Oğlan 4 yaşında, bizimki gibi yemek takıntılı bir evde mantı açmakta geç bile kaldı denebilir. Kendi değişiyle et paketleri yaptık. Gürcü Mutfağı’nın mantısı, Türk mantısından biraz farklı. Hamur çok daha büyük açılıyor, içine konulan kıymada anason gibi birkaç farklı baharat var. Mantıların herbiri birer Türk kahvesi fincanı kadar büyük oluyor. Üstüne karabiber serpmek bile nefis tadını almaya yetiyor. Yanlız yemenin bir yöntemi var: Çatalla girişmeyeceksiniz! Parmaklarınızla tepesinden tutacaksınız ve bir ısırıkta içine birikmiş et suyu ağzınıza akacak.

Neyse ki bilgisayar ekranı üzerine salya akıtmak mümkü değil. Yoksa Lezzet Yazı İşleri’nden, mürekkep lekelerinden okunamayan yazım yüzünden azar işitirdim!

Mantı kendini Rus, Çin, İtalyan, İngiliz, İrlanda, Macaristan, Polonya, Jamaika, Hint, İsveç, Norveç, Alman ve daha onlarca farklı kültürün mutfağında, başka başka kılıklara girerek ama ana yoldan hiç ayrılmadan gösteriyor. İçi domuz, dana, peynir, yeşillik, patates, meyve, şeker doldurulmuş… Haşlanmış, buharda pişmiş, kızartılmış, once haşlanıp sonra kızartılmış… Üstü yogurtlanmış, kremalanmış, tereyağlanmış, reçellenmiş, kızarmış ekmek kırıntısında yuvarlanmış… Kahvaltıda, yemekte, çayla… Kimisi sade su ve unla hamur açıyor. Kimisi yumurta kullanıyor. İrmik ile açanlar da var.

Bir dostun Kırgız çocuk bakıcısına mantı yaptırmıştık bir keresinde. Rus ve Gürcü mantısı gibi iriydi. Ve çok çok lezzetliydi. Haftasonlarında kocamın 98 yaşındaki büyük halasını bir Yahudi restoranına götürüyoruz bazen. Orada tavuk suyu çorbada nazlı nazlı yüzen kreplachlara saldırmamak için zor tutuyorum kendimi. Bir mantı problemim olduğu kesin. Ama en azından ayrım yapmayan bir hastayım. Japonya’da mantıyı pirinç unundan mı yapıyorlar? Getirin bir bakayım. Yanında yeşil çay vermeyi unutmayın lütfen. Ayrımcı değilim ama tad konusunda oldukça seçici ve feci huysuzumdur.Her mantının kendine gore bir yenme yöntemi var. Saygı göstermek lazım.

Oğlumun ilk mantı yapma denemesi, annesinin arkasından gizlice düzeltmeleriyle ama genellikle başarıyla sonuçlandı. Mantı bittikten çok sonra bile buzdolabında et paketleri arayıp durdu. Sanırım en kısa zamanda başka bir kültürün mantısını yapmak için tezgah önüne dizilmemiz gerekecek. Mantı tutkusu genetik birşey olmalı!

Tags: Lezzet/ Peynir Gemisi

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment