Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Meğer Bebekler Dans Etmek İçin Doğmuşlar!

March 17th, 2010 · No Comments

Oğlumun çok küçüklüğünden beri devam ettiği konservatuvardaki müzik öğretmeniyle sonradan yakın arkadaş oldum. Oğlan kemana başladı, müzik öğretmeni de yaşıyla birlikte değişti. Ama dostluğumuz sürüyor. Hatta orada da bırakmadık, Chroma adlı biro da orkestrası kurduk birlikte. Şimdi konserler veriyoruz. Küçük çocuklara özel programlar da yapıyoruz.

Müzik öğretmeni, aynı zamanda piyanist arkadaşım bir salon dolusu küçük çocuğun dikkatini nasol toplarız, sessizliği nasıl sağlarız, iyi biliyor. Yaşları aylıktan 7 yıla değişen çocukları çıtları çıkmadan konser seyretmeye zorlayamazsınız. Tabii uyku ahpı filan içirmediyseniz! Çocuklar için hazırladığımız programlardaki eserler kısa oluyor. Normal programlardan daha ritmik parçalara yer veriyoruz. Daha sessiz ve sakin olan minor tonlardaki parçaları, daha gösterişli major ton eserlerin arasına karıştırıyoruz. Ve çocuklara minik eşarplar, bayraklar, parmak kuklaları, vesaire dağıtıyoruz. Anne babalar konser sırasında çocukları dizlerinde hoplatsın, alkış tutsun, kollarını bacaklarını ritme gore hareket ettirsin, başlarını sallasın istiyoruz. Böylece konser salonlarında kontrollü bir kaos yaşanıyor. Çocuklar kendilerini doyasıya müziğe veriyorlar. Bazen bağırış çağırış, bazen pür dikkat sessizlik içinde.

Tüm bunların üstüne, dün yeni bir araştırmanın sonuçlarını okudum. Ve konserlerimizin neden kazasız belasız geçtiğini daha iyi anladım: Bebeklerde ritm doğuştan var olan bir his. Melodiden çok, ritme cevap veriyorlar. Hatta konuşma sesine bile, ritme verdikleri dikkati vermiyorlarmış!

Bilimciler, neden müzik ortaya çıkaracak şekilde evrimleştiğimizi bilmiyorlar henüz. Sosyal bir sebep mi var, yoksa doğadan mı etkilenilmiş? Henüz cevabı yok. Ama ben bebeklerin ritme verdikleri reaksiyonla ilgili bir tahmin yürüteceğim: Belki annelerinin karnındayken, annelerinin kalp atışlarının ritmini dinleye dinleye ritme eğilimli oluyorlar. Birkaç aylıkken bile o hissi unutmuyor bedenleri. Ritm duyunca başlıyor minik ayaklar, eller oynamaya! Belki annelerinin mırıldanmalarında da once algıladıkları, dilin ritmidir. Ne dediğin bilmeden, sadece ritm ile iletişim! Ninni de ancak sırta pat pat vurulunca işe yarar, anneler iyi bilirler. O vurmalar uyutur çocuğu, yoksa isterseniz oyun havaları mırıldanın kulağına!

Sonra ne oluyorsa oluyor, bazı insanlar o ritm duygusunu kaybediyorlar. Aynen yeni doğmuş bebeğin suda yüzme içgüdüsü zamanla nasıl kayboluyor, bazı insanlar da ritmlerini kaybediyorlar. Dedim ya, ben bebeklerin ritm duygusunun anne kalbinin atışlarıyla ilgili birşey olduğuna kaniyim. 9 ay aynı tıktık sesi dinlemek dünyaya gelen herkesi bir süre oynatır!

Tags: Bebekkokusu

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment