Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Mutfaktan Siyasal Bilgiler:

October 8th, 2008 · 2 Comments

Coğrafya özürlüsü değilim; Tayland’la Tayvan’ın farkını bildiğim gibi, üstelik de yerlerini haritada bir dakika altında gösterebilirim. Ama doğrusu, kan gövdeyi götürene kadar Osetya nerededir diye sorulsa, herhalde balık tezgahını filan gösterirdim!

Ruslar’la Gürcüler’in bir gece içinde birbirlerine girdikleri yok; anlaşmazlık eskiye dayanıyor. Savaş tamtamları uzun zamandır duyuluyormuş zaten. Ama Rus ordusu Gürcü toprağına girene kadar, bütün bu dalaşmalar, New Yorker dergisinde bir zamanlar okuduğum, şimdi silik bir takım bilgiler dışında, bana yeniydi. Gürcistan ile ilgili aklıma ilk gelen şeyler, Başkan Saakaşvili filan değil, Doğu Karadeniz’de gördüğüm muhteşem kilise kalıntıları ve nar ile cevizdi.

Dünyayı sadece gözü ve kulağıyla değil ama bir de diliyle duyumsayan insanlar için, bir yöreden bahsedilince akla gelenlerin içine mutfağının da katılması doğal olsa gerek. Çin’i, Meksika’yı bir anda kafanızda şekillendirirken, yemeklerini de düşünüvermemek mümkün değil. Farzedin ki, benim gibi yerel yiyecek meraklısısınız (hastasısınız mı demeli?), bir de her birini tatma imkanınız var. Eh, o zaman Etiyopya fıtfıt doro wat (bir çeşit tavuk yemeği), İspanya tapas (mezeler), Kore kimçi (bir çeşit lahana turşusu) demek oluyor. Tabii çok basite indirgenmiş bir lezzet haritası bu. Türkiye demek dolma demek deyip geçmek gibi bir şey!

İlk Gürcü yemeyi deneyimim, New York’un Queens semtinde gerçekleşmişti; eski Demir Perde ülkelerine has aşırı ve ağır dekorlu, karanlık ve oldukça boş bir restoranda. Birbirleriyle gayet sinirli konuşan bir avuç çalışanın arasında kim vurduya gider miyiz ve de bu tozlu kadife perdelerden yenmeye değer yemek çıkar mı endişeler içinde neredeyse yarım düzine yemek ısmarlamıştık da, daha ilk çatalda bütün endişelerimiz eriyip gidivermişti.

Her kültürün birbirinden alıp uyarladığı yemekler var. Türk, Yunan, Balkan, Arap, Kürt, Laz mutfaklarının birbirleriyle yüzyıllarca sarışıp ortaya mükemmel melez mutfaklar çıkarmasından doğal ne olabilir? Gürcü mutfağı da komşularıyla anca daha da zenginleşmiş, kendine has ama coğrafyasıyla organik bir mutfak. Kaçapuri, Karadeniz pidesine benzer ama değildir, kinkhali Ruslar’ın, Çinliler’in ve hatta Türkler’in mantısını hatırlatır ama bambaşkadır. Kırk yıllık karnıkara (kuru börülce), Gürcüler’in elinde cevizli soslarla bambaşka zirvelere ulaşır. Çıkırtmanın ismi kulağa aşina gelir ama yumurta ve sirkeyle terbiye edilmiş, tanınmadık bir tavuk çorbasıdır. Ekşi satsivi soslu çıtır tabaka tavuk, çakapuli isimli, nefis soslu koyun eti ve tabii ağızda eriyiveren balık ızgaralar, kupati denilen, içleri domuz etiyle doldurulmuş nefis sucuklar…

Gürcü masasını böyle nefasetlerle donatırken, yanında dünyaca ünlü Gürcü şaraplarından açmamak olmaz. Coğrafi özelliğinden olacak, uygun toprağı ve kendine has, mini iklim özellikleri sayesinde, Gürcistan, karakterinden hemen nereden geldiği belli, çok değerli şaraplar üretiyor. Şarap havasında değilseniz, topraktan fışkıran maden suları, meyvelerden çıkarılan şerbetler… Mutlaka zevkinize uygun birşeyler bulunur. Gürcü masası müziksiz, danssız olmaz. Saatlerce masa başında oturup sohbetlerle, şarkılarla sabahı etmek sadece bizim kültürümüze ait bir özellik sanıyorsanız, sizi bir de Gürcü sofralarına davet etmek isterim.

Hayatında hiç Gürcü yemeği yememiş ama lezzet düşkünü bir meraklının, üzerine düşerse otantik veya en azından aslına yakın bir Gürcü masası donatabileceği iddiasındayım. Hele İngilizce gibi bir diliniz ve internetiniz varsa, mazeret kabul etmiyorum!

Tags: Lezzet/ Peynir Gemisi

2 responses so far ↓

  • 1 tijen // Apr 5, 2009 at 1:43 am

    Elif, NY’da tanıştığım bir hanım bir dönem Rusya’da yaşamış. Rus yemeklerinden gına gelmişti ki Gürcü yemekleriyle tanıştım ve ondan sonra hiç sıkılmadım demişti. Birlikte Gürcü lokantasına gidecektik ya onun yerine Çin lokantasına gidildi. Dediğin doğru, neden bilmem, doğu bloku ülkelerinin lokantaları hiç “gel burada ye” demiyor. Tadana kadar gözleri kapamak lazım belki de.

  • 2 admin // Apr 5, 2009 at 9:03 am

    Dogu bloku ulkelerinin agir perdeleri ve ic kapayici dosemeleri!!!!…. Ama yemekler muhtesem diye, bir de kulturel birsey olarak, hosuma gitmiyor degil. Mesela Iran lokantalari da oyle cok satafatli ama satafat icin para lazim, olmayinca tozlu bir satafat oluyor! :o)

Leave a Comment