Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

New York’ta Panik:

July 1st, 2004 · No Comments

 

30 yaşındaki doktora öğrencisi Jodie Lane, Manhattan’ın East Village denen seçkin bir semtinde oturuyordu. Jodie Lane, soğuk bir Ocak günü iki sevgili köpeğini yürüyüşe çıkardı. Köpekler sokaklarda nasıl etrafı koklayıp, kuyruklarını neşeyle sallarlarsa, Jodie Lane’in sevgili köpekleri de kendilerince öyle köpekliklerini edip duruyorlardı. Ama o gün Jodie Lane’in sevgili köpekleri kaldırımda herzaman üstüne basıp geçtiğimiz o kapaklardan birinin üstünde durup acı acı yakındılar. Hatta o kadar korkmuşlardı ki, Jodie Lane, diz çöküp onları sakinleştirmek istedi. Jodie Lane, üstüne adım attığı o kapaktan elektriğe tutulup oracıkta ölüverdi…

 

Manhattan’ın milyonlarca yayası bu haberle sarsılırken, şehrin elektriğini sağlayan Con Ed, kapakları ve servis kutularını kontrol etmeye başladı. Uzun sürecek ve tam olarak güvenilemez bir kontrol dönemi bu. Dile kolay, tam 260 bin kapak ve kutu! Paranoya şehri sarmaya başladı; önce köpek gezdirenler tabanları lastik ayakkabı giyer oldular. Şehrin sosyalleşmek isteyen köpeklerine ve sahiplerine ayrılmış köpek parkları, kaldırımlardan ürkenlerle dolup taştı. Köpeği olmayan yayalar da kaldırımlarda hoplayıp, zıplayıp, kapakların etrafında akrobatik hareketler yaparak işlerine, güçlerine koşuşturmaya devam ettiler.

 

Tam herşey sükunete ermişti ki, bu ay yine gezdirilen köpeklerin acaip hareketler yaptığı, kaldırımların bazı yerlerinde acı acı uludukları dedikoduları ortalığa yayılmaya başladı. Terörizm, pahalılık, işsizlik derken bir de bu eksikti New York’ta!

 

New Yorkça:

 

Beygıl ve Laks (Bagel and Lox): NY’u görüp, kahvaltıda bagel ve lox yemedim demeyiniz. Bizim simidin şişmanını düşünün, üzerinin susamları kalsın, veya daha iyisi başka şeyler de serpiştirin, enlemesine kesip tost edin. Arasına füme somon (lox), biraz cream cheese dedikleri labne peynir, yüzünüze çok meşgul bir hava, elinize de kağıt bardakta bir kahve tutuşturun. NY yerlileri arasına karışmanıza çok az kaldı!

 

Sahne Tozu:

 

Piesn Kozla Tiyatro Grubu’nun kadın oyuncuları yuzlerini örten tüller ardında Gılgamış’a ağıtlar yaktılar sahneden. Çeşitli uluslardan oyuncuları bağrında barındıran ve Grotowski öğretisini takip eden grup, aynı öğretiyi takip eden birçok topluluk gibi, görsel açıdan güçlü ve dokunaklı, ancak müzik yaratıcılığı açısından şöyle, böyle bir oyun sergiledi.

 

Kısacası:

 

Brooklyn Botanik Bahçesi’nde ben (ve ne yazık ki benim gibi binlerce NY’lu), Sakura Matsuri Kiraz Ağacı Festivali’ni kutladık. Neyse ki ağaçlar bizi utandırmadı ve bahceyi tam gününde pespembe çiçeklere bürüdüler.

 

Beyaz Perde:

 

Tribeca Film Festivali, ardına aldığı kodaman sponsorlarla ve gösterdiği 250 filmle, iki yaşında olmasına rağmen seçme film festivallerinin VIP kapılarını zorluyor. Ben bu yıl, olur da sonra kacırırım diye Amerika’da henüz distrübitor bulamamış filmlerden yana kullandım tercihimi. Hepsini seyrettikten sonra şimdi düşünüyorum da, pek birşey kaçırmazmışım…

 

 

Ciddi ve Gayri Ciddi İstatistikler:

 

NY şehrının altında 145 bin kilometre elektrik kablosu var.

Tags: New York Günlükleri

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment