Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Palmiye’nin Gölgesinde

October 8th, 2008 · No Comments

Birkaç yıl önce, sanırım ya 2004, ya 2005 idi, 60 yıl önce İsrail’de bir kazı sırasında bulunmuş küçük bir hurma çekirdeğine hayat vermeye karar verildi. Arkeologların tahminine göre, binlerce yılın toprağı altında, üzerinden geçen onlarca kültür, milyonlarca insan, ölümler ve doğumlar seyreden bu küçük çekirdek 2000 yaşındaydı. Çekirdeği temizlediler, özenle toprağa koydular. Hurma, üzerine basmış uykuyu silkinip de atıveren bir dev gibi filiz verdi. Bugün

2000 yıl önce ana ağacından düşmüş bu küçük hurma çekirdeğinin yolculuğu,

meyve dolu bir ağaca dönüşerek sona erdi.

Yahudiler hurmaya hayat ağcı derlerdi. Hristiyanlar için İsa’nın Kudüs’e

giriıini ve barışı temsil eder. Yunanlar tapınaklarının kolonlarını,

hurmaya hayat veren palmiye ağacı şeklinde oyarlardı. Romalılar, soyulup

soyulup yeniden hayata döner gibi meyve vermesinden, çölde herşey ölüp

giderken ayakta kalmasından dolayı, hurma ağacı palmiyeye hurma doğuran

Anka kuşu anlamında Phoenix Dctylifera derlerdi. Mısırlılar uzun hayatın

sembolü olarak seçmişlerdi ve meyvesini ve yapraklarını ilaç olarak da

kullanırlardı. Bugün, zamanın İsrail topraklarını boydan boya saran

palmiyelerden eser yok. İsrail ve birçok Orta Doğu ülkesi, hurmayı

California’dan getirtiyorlar. Bu çekirdekten yeşeren hurma ağacının

çeşidinin bir eşi yok. İsa’nın dünya üzerinde gezindiği zamanlardan kalma

bir meyve…

Ramazan ayında, milyonlarca Müslüman orucunu hurma ile bozacak.

İnananların kitabı Kur’an’da hurma kelimesi 20 kere geçiyor. Yaklaşık 8000 yıldır insanlar tarafından dikilip meyvesinin yendiği bilinen hurmanın yaprakları üzerine ilk surelerin kaydedildiği, Medine’deki orijinal camiin palmiye yaprakları kullanılarak inşaa edildiği biliniyor.

Ben hurmayı ilk kez Amerika’da tattım ve o zamandan beri gerçek bir

hurma-severim demeliyim. Ülkenin çok sayıda farklı milleti

barındırmasından gelen kozmopolit doğası sonucu, hurmanın da farklı ülkelerden gelen birçok çeşidini, meyvenin farklı kurutulmuş safhalarında tatmak mümkün. Hatta daha da ileri gidip, beş altı çeşidi biraraya getirip hepsinin tadına varma imkanım dahi var! Müslümanlar’ın oruç bozarken bir hurmayı ağızlarına atmaları ve binlerce yıldır süre gelen bir geleneği tekrarlamaları bambaşka birşey olmalı. Ama doğal hali dışında, hurmayı kurabiye, tatlı ekmek, puding, kek ve hatta tuzlu yemeklerde yemek de mümkün. Ağız tadı peşinde koşanlar, Ramazan sebebiyle yeniden dükkanları süslemeye başlayan, bu yükte hafif, lezzette ağır meyveyi yeniden keşfetmeliler derim.

Tags: Lezzet/ Peynir Gemisi

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment