Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Sarımsaklasak beni!

October 1st, 2007 · No Comments

“Beni sarımsağımla gömün!” Kim söylemiş, bilmiyorum. Zaten böyle lafın da edildiğini hiç sanmam. Ama şimdi, lütfen şu senaryoya bir bakın: Patlıcan kızartma, biber kızartma, daha bir dolu nefis şeyler ve tam dengesinde sarımsaklanmış hafif tuzlu yoğurt. Ve siz yemeğinizi yiyip mesela bir toplantıya gideceksiniz. Sarımsaklı yoğurt resmen tabağından göz kırpıyor. Bir tarafta tat, bir tarafta toplantıdakileri kokudan bayıltma tehlikesi. Zor şey.

 

Sarımsağın anavatanının neresi olduğu tam bilinmiyor. Soğan, pırasa ile aynı aileden. Biz sadece birkaç çeşidini biliyoruz ama aslında 300’den fazla çeşidi var sarımsağın. Pişmemişi keskin, pişmişi ve özellikle ağır ağır fırında pişirilmişi ise şaşırtıcı tatlılıkta. Sarımsağı neredeyse bütün dünya mutfaklarında görmek mümkün. Ama pek çok kültürde eskiden beri iyileştirici etkisi olduğuna inanılıyor. Günümüz bilim adamları, sarımsağın ölüme bile çare olduğunu iddia eden folklorik inançlardan uzak, detaylarla boğuşadursunlar, en azından içinde faydalı C, B6, selenyum ve manganez olduğunu biliyoruz.

 

Bu yazıyı okurken sarımsaklı pizza, makarna, lahmacun, yoğurt filan hayal edebilirdiniz de, ben orada küçük bir maydanozluk ederek, sarımsağın insanlık tarihinde bambaşka bir yerinden bahsedeyim: batıl itikatlar!

 

Hristiyanlık’ta bir inanışa göre Şeytan Cennet’e girince sol ayak izinden sarımsak, sağ ayak izinden soğan büyümüş. Avrupa’da, özellikle doğusunda, sarımsağın iyi büyülerde kullanılabileceği ve kötülüklere karşı koruyacağına inanılırdı. Vampirlere karşı evlere sarımsak asılırdı. Sarımsak, nazarlık gibi kullanılırdı. Yunanistan’da hala bazı dükkanların ve evlerin girişinde özenle örülmüş, süslü sarımsak buketleri görebilirsiniz. Hatta bazı inananlar ceplerinde bir diş sarımsak taşırlar.

 

Derler ki, cebinde sarımsakla su geçersen boğulmazmışsın. Yeni alınan eve göz değmesin diye, kapısının önüne soyulmuş bir diş sarımsak koymak gerekirmiş. Romalı askerler, savaşa gitmeden önce bolca sarımsak yerlermiş. Acaba nefesleriyle mi deviriyorlardı düşmanları?

 

Sarımsak güç ve hız verdiğinden, bazı Macar jokeyler atlarına sarımsak takarlar.

 

Olur da eski bir aşık hala sizi rahatsız ediyordur diye, bir de büyü tarifi vereyim: bir sarımsağı alıyorsunuz, kesişen iki yol üstünde sarımsağa birbirine dik iki iğne batırıyorsunuz. Aşığı o yoldan geçirin, sizi çabucak unutacaktır!

 

Ve biraz da klasik edebiyat: Birkaç sarhoş genç, Simathia denen bir kızı kaçırmışlar. Megaryalılar da intikam için, sarımsağın verdiği güçle karşı taraftan iki kız kaçırmışlar. İşte Antik Yunan’ın korkuç Peloponesian Savaşı böyle başlayıvermiş.

 

Lezzetçe: “Bir yemeği İtalyan yapan domates ve kekik, Fransız yapan şarap ve tarhun otu, Rus yapan ekşi krema, Yunan yapan limon ve tarçın, Çinli yapan soya sosu, lezzetli yapan da sarımsaktır!” Alice May Brock, Amerikalı yazar.

 

Tags: Lezzet/ Peynir Gemisi

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment