Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Semiz Bir Ot

May 27th, 2010 · 1 Comment

Semizotuna neden semiz diyorlar? Yiyeni semirtir mi? Sanmıyorum. Belki keçi ise yiyen, semirebilir. Tatlı, ekşi, sulu, etli yaprakları çimene karışık, keçinin sütünü de çok tatlı eder, eminim.

Semizotuna pirpirim de diyorlar. Sevimli bir isim: Pirpirim. Sanki her yaprağına pir demek gerekerek isim verilmiş. Yüzlerce pirden pirpirim! Pürpürüm de derler. O artık sevimliliğin aşırısı. Şimdi kelimenin anlamını bilmesem de, bana pazarda satıcının teki “pürpürümüm var abla” dese, tokatı yer vallahi! Senin pürpürümünü alır…

Ben şehir çocuğuydum. Doğayı Amerika’da gördüm desem çok az abartmış olacağım. Bizim oralarda kaldırımın kenarında biten zavallı çimen doğaydı. Gerisi apartman, toz, gürültü. Baharın geldiğini ağzıma burnuma doluşan ağaç pamuklarından anlardım. Gördüğüm hayvan sokak kedi ve köpekleri dışında, bir tek kargalardı. Kara bulut gibi o ağaçlara tüner, gaklarlardı. Balkonda çiçek yetiştirmeye çalışırdı anneciğim. Buralarda boyumu geçmiş azman bitkiler, orada beton tozu içinde cılız, tık nefes yaşamaya çalışırlardı.

Çarşıda turfanda meyve sebze olurdu ama mevsimin değiştiğini etrafımıza bakıp bilemeyeceksek, bari yediğimizden bilelim diye, turfandaya pek yüz vermezdik. Çıkınca sevinirdik. Canımız çekerdi ama esasını beklerdik. Sabırla. Sonra semizotu gelirdi. Of! Annem derhal alırdı benim için. Ispanak gibi pişirir, yoğurtla taçlandırır. Yanına da bir dilim ekmek. Değmeyin keyfime! Ispanağın demir yontusu olmaz semizotunda. Yemeğinin suyu bile bir zariftir. Bulutsuz, minik yağ paketçikleri taşıyan yeşilimsi, kırmızımsı can suyu.

Salatası yapılırdı. Sarımsaklı yoğurtla. Biraz durunca tuzlu yoğurtta, sulu yapraklar boyun bükerler ama tatları daha güzel olur. Yeni yapılmış yoğurtlu semizotu salatası biraz başkaldıran cinstendir. Yaprakları insanın burnuna yoğurt sıçratır. Azıcık bekletip ehlileştirmek gerekir.

Bizde bu kadardı. Zaten bir iki haftada yokolurdu ortadan. Bir yemek, bir salata, bitti!

Amerika’ya gelince karşılaşacağımı hiç ummadığım bir hatıraydı. Türkiye’de bile nasıl yeneceğini bilmeyen, hiç yanına yaklaşmayan varken, Amerika’da ne işi var? Halbuki buralarda da var semizotu. Purslane diyorlar. Amerika’da çok cakası yok ama Avrupa’da pek seviyorlar. Edebiyata kadar girmiş, en eski yemek kitaplarında bile baş köşede bir ot. Burada hafif bir salata sosuyla yemesini öğrendim. Patates salatasına katmasını. Gazpacho gibi soğuk çorbasını. Sarımsaklı zeytinyağda şöyle bir sote edivermesini.

Antik Yunanlar bolca yerlermiş. Hem tadını severlermiş, hem de ilaç niyetine kullanırlarmış. Romalı yazar ve tarihçi Pliny, boynunuza nazarlık olarak takın diye tambih etmiş. Nazarlık taksam, boynumda semizotundan güzel bir kolye taşımayı isterdim doğrusu. Doğanın kendisinden daha güzel süs mü olur? Hem arada kem gözlüler, bu kadın boynuna ne takmış öyle yeşillik derken takıp düşer de, kafalarını kırarlar. Fena fikir değil.

Sizin oralardaki marketlere gelmiyorsa, evde, saksıda veya bahçede yetiştirmeyi deneyin. Yabani ot cinsidir, kolayca büyür. Üstelik nem tuttuğu için, etrafındaki bitkilere de arka çıkar.

Semizotu macerama kapanmış konu diye bakarken, Anadolu’da benim bilmediğim birkaç çeşit yemeğinin yapıldığını öğrendim ve tazelendim yine! Yeşil mercimek, nohut, kuru fasulye, bulgur, kırmızı biber ve domates salçaları ve kuzu etiyle yapılan yahni ve çorbaları var semizotunun. Tarif vermeyeyim. Herbirinin özelliği, birkaç bakliyatı birden kullanmasıdır. Sıraladığım malzemelerden birkaçını birden kullanarak çeşit çeşit yemeğinden yapın. Servis ederken yanında limonu veya nar ekşisini ihmal etmeyin. İsterseniz etsiz yapın. Bulgur yoksa pirinç katın. Fasulye yoksa börülceyle yapın. Bir fikirle en az beş yemek çıksın ortaya. Doya doya semirelim semizotuyla. Pirpirimlenelim. Pürpürümlenelim. Baharı, yeşilliği, otları, doğayı yeniden yeniden kutlayalım.

Afiyet, şeker!

Tags: Turkish Journal

1 response so far ↓

  • 1 Füsun Atalay // Jul 14, 2010 at 2:19 pm

    Ben de geçenlerde Montreal’de semiz otu bulup pirpirimlendim. Senelerce hasretini çekiyorudum bu sebzenin. Simdi kalmadi bile. Yazinizi ilgi ile okudum.

Leave a Comment