Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Sevgililer Günü’nde Hatırlananlar

April 6th, 2009 · No Comments

Manhattan’daki ünlü Carnegie Deli’nin ortaklarından biri bugün ölmüş.

Ben Amerika’ya 1994 yılında yerleştim. O yıl, hemen birkaç ay içinde Brian’la tanıştım. Baltimore’da, John Hopkins Universitesi’nde opera lisans programındaydım. Brian, Philadelphia’da, Philadelphia Müzk Konferansı’nı yürütüyordu. Birlikteliğimizin ilk birkaç haftasındaydı herhalde, bizi tanıştıran arkadaşı Jeff ile birlikte Manhattan’a gittik. İkiz Kuleler’e çıktığımızı hatırlıyorum. Ve Carnegie Deli’den o kafam büyüklüğünde sandöviçleri alıp, Central Park’ta döke saça yediğimizi. Hayatımda böyle büyük sandöviç görmediğim gibi, milletin ortasında bu kadar rahat davranmaya ve ağzımı vahşi kurtlar gibi açıp yemek sokuşturmaya da alışık değildim. Gökdelenlere de. Pekçok şeyin başlangıcı.

Brian’la sadece hayat arkadaşımı bulmadım ben; ayrıca yemek arkadaşımı da bulmuş oldum. İlk imtihanımı Etiyopya restoranına götürülerek verdim! Çıktığınız ilk yemekte bolca soslu yemekler ısmarlamayınız ki, üzerinize sıçramasın. Sarımsak filan da sakın yemeyiniz! Biz bunların hepsini sildik ve güle oynaya Etiyopya yemeğimizi yedik. Yıllar sonra oğlumuzun orta ismini İnjera koyduk. Etiyopya ekmeği. Ne zaman işlerden stres bassa kendimizi o restorana atardık o zamanlar. Oldukça stresli işlerimiz vardı ve restorana da bolca gittik!

Yine birlikteliğimizin ilk aylarında, yılbaşına geliyordu, Florida’ya, Disneyworld’e gitmeye karar verdik. Ben o zaman uzaklıkları bilmiyorum tabii. Brian Philadelphia’dan geldi, Baltimore’dan beni aldı ve biz kendimizi rekor sürede Florida’da bulduk. Gençlik! Ve bolca kafein. Dönerken, bana sordu: New Orleans’da çok sevdiğim bir restoran var. Gitmek ister misin? Hayhay. Sevgili okuyucu, Florida’dan New Orleans’a, biz yüzlerce ve yüzlerce mili bir restoranda yemek yemek için katettik. Restoranın ünlü yemeklerinden hiçbirini ısmarlamadım da, kızarmış tavuğu çok iyi becerirler gibi geldi içimden. Bu pek sade tavuk, Brian’ın aklında bugün gibi capcanlı. Hayatında yediği en olağanüstü kızarmış tavuk olduğunu söyler. Bende bir restoran en iyi neyi yapar hissi vardır. Neden ve nasıl bilmem. Ama koca menüde, kimsenin dikkatini çekmeyen bir yemeği seçerim ve sonuç harika olur. Kimi şiir yazar, kimi basketbolu becerir. Benim de yeteneğim bu.

O restoran Katrina’da yokoldu gitti. Belki de içindekilerle birlikte.

Ta başından beri dünyevi zevkleri paylaştığımız bir ilişkimiz vardı: sanat, kitap, yemek, müzik. Bunlar olmasa birbirimizle ne konuşurduk, bilmiyorum! Evimizi bolca parti ve yemeklerin verildiği bir mütevazi cennete çevirdik. Herkese daima açık ve mutfağından günün her saati aromatik kokular gelen, dostlarla ve dünyevi zevklerle zengin. Yolculuklarımız, tatillerimiz yemek ve kültür odaklı. Bir köyde bir peynir mi ünlüymüş? Biz oradayız. En iyi çikolata neredeymiş? Acaba gitmek kaç saat sürer? Gördüğüm ülkeler hafızamda müze ve lezzet cümbüşü.

Bu Sevgililer Günü’nü de dostlarla paylaşacağız. Geçen yıl çikolatayı konu almıştık. Hindiyi bile Meksika usulü çikolatalı mole ile pişirdim. Bu sene biraz muzır gidiyoruz ve açık saçık yemeklerde yoğunlaşıyoruz: hanım göbeği, kadın budu, puttanesca (orospu makarnası). Eskiden İngiltere’nin genelevlerinde konuklara kuru erik verilirmiş. Ben de bir çeşit erik chutney yapacağım. Ve çiğ tarak. Bolca şarap. Bolca çikolata. Sohbet. Kahkaha. Müzik. Oğlumuz masanın altında oynayacak. Bizler Sevgililer Günü’nü içimize çekip oh diyeceğiz. Bu Sevgililer Günü, birlikte geçirdiğimiz kaçıncı Sevgililer Günü? Kim bilir? Nicelerine.

Pasta Puttanesca:

1 pound (4 kişilik) spaghetti
2 konserve kutu doğranmış domates
4 diş sarımsak, kıyılmış
4-5 adet ançuvez
2 veya daha fazla çorbakaşığı caper (kapari)
2 veya daha fazla çorba klaşığı ince kıyılmış maydanoz
12 veya biraz daha fazla siyah zeytin; çekirdeği çıkarılmış ve kabaca doğranmış
Tuz, karabiber
Kuru kırmızı biber
Bir tutam şeker
3 çorbakaşığı zeytinyağ

Zeytinyağı kızdırıp sarımsakları hiç renk almamalarına dikkat ederek sote etmeli. Ançuvezi ekleyip çaatalla ezmeli. Domatesi ekleyip bir taşım kaynatıp, orta-kısık ateşte 5 dakika pişirmeli. Kapari, tuz, kırmızı biber, şeker, zeytin ve maydanozun yarısını ekleyip, 10 dakika daha pişirmeli. Bu sırada spaghettiyi al dente pişirmeli. (Su kaynadıktan sonra yaklaşık 12 dakika. İtalyan makarnası yumuş yumuş olana kadar pişirilmez. Biraz dişe dokunmalıdır: al dente.) Makarnayı geniş ve derince bir servis tabağına koymalı. Üzerine sos, kalan maydanoz ve biraz karabiber. Üzerine çok az zeytinyağ gezdirilirse daha da muhteşem olur. Voila!

Afiyet, şeker.

Tags: Turkish Journal

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment