Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Terbiyeli Masa:

April 1st, 2007 · No Comments

Masada terbiyeli terbiyeli yemek yemek kolay iş değil. Hele geleneklerini bilmediğiniz ülkelerin masalarında terbiyeliliğin dolambaçlı yollarında kaybolmadan bir çorba içmek bile büyük maharet! Geçen aylarda ortalığı karıştıran sağ elle yemek, sol elle yemek meselesi aklıma getirdi bu konuyu. Keşke bir eli seçmekle bitse görgü kuralları. Çorba ile başlayalim, ne de olsa birçok kültürde ilk yenilen yemek çorba. Çorbayı ortak bir kaptan kaşıklayanlar var olabilir. Ama mesela İngiltere’de kaşığınızı kendinize doğru değil, ters tarafa doğru dolduracaksınız. Japonya’da çorba kabınızı ağzınıza götürerek içeceksiniz; kaşık kullanmak yok. Başka ülkelerde ağız şapırdatmak ayıp ama Çin’de gönlünüzce şapırdatın. Hatta çorbadaki makarnanın ancak ağız şapırdatınca tadı çıktığını düşünüyorlar. Suşiyi parmaklarla yemek mümkün. Fansa’da neyin parmakla, neyin mutlak çatalla yeneceği karışık konu: zeytin, kuşkonmaz ilkiyle, dondurma dahil pekçok şey ikincisiyle! Fransa’da eller devamlı masanın üstünde duracak, dirsekler masaya dayanmayacak ama kollar dayanabilir. İngiltere’de eller kucakta duracak. Çin’de konuşurken sopalarınızı bırakacaksınız. Öyle karşınızdakinin gözüne gözüne doğrultmak yok. Filipin’de size sunulan yemeği reddetmek çok ama çok ayıp. En azından ucundan tadına bakılmalı. Fransa’da tabak illa tamamen temizlenecek. Afganistan’da misafire ısrar geleneği var. İlla yiyin, yok, almayayım. Aaaa, ne demek? Lütfen! Allah aşkına! Tanıdık geldi mi?

Fransa’da bir kadının kendi kendine şarap servisi yapması ayıp. Mutlaka bir erkek bardağınızı dolduracak. Çatal- bıçak konusunu dikkatle okuyun: Amerika’da sol elde çatal, sağ elde bıçak. Etinizden küçük bir parça kestiniz. Şimdi bıçağı bırakıyor, çatalı sağ elinize geçiriyor ve parçayı sağ elinizdeki çatalla ağzınıza götürüyorsunuz. Avrupa’da böyle elden ele çatal-bıçak geçirmek yok. Neyle başladıysanız, öyle devam edeceksiniz. Yemeğiniz bitmedi: çatal bıçak tabakta saat 4 ve 8 sularında bırakılacak. Yemeğiniz bitti: çatal ve bıçak birlikte, tabakta enlemesine bırakılacak. Bunu ev sahibi veya garson bilecek ve buna göre tabağınızı kaldıracak veya sizi lokmanızla başbaşa bırakacak. Amerika’da biri tuzu rica edince tuzluk ve karabiberlik birlikte uzatılıyor. Ciddi yemeklerde bir yemekten ikinci kere istemek yok. Kore’de kendinizden yaşlı kimselerin yemeğe başlamasını beklemelisiniz. Bütün bu kurallar, ancak etrafınızdakiler de kurallardan haberdar ise işler tabii. Yoksa aç kalırsınız!

Sofra adabıyla ilgili yazılmış, bildiğimiz en eski kitap Orta Çağ’dan kalma, dili Latince. Ama Roma Dönemi’nin bile sofra kurallarını, dönemin yazarlarının yazdıklarından takip edebiliyoruz. Örneğin Eski Çağ’da Yunan ve Roma uygarlıklarında sol elin hiçbir şekilde yemek yerken kullanılmadığını da kitaplardan öğrendik. Solaklar bile sağ elleriyle yerlerdi. Uzun kanepelerine sol dirsekleri üstünde yatar, sağ elleriyle yemeğe uzanırlardı. Sol el, genellikle pis şeylerin tutulduğu, kutsal olmayan ve kaba el sayılırdı. Ancak anlaşılıyor ki Orta Çağ’da Avrupa’da yemekten önce masaya getirilen “parmak kabı” denilen, içi su dolu kaplarda el yıkamak alışkanlığı, bu sağ-sol konusunu kapatmış. Bugün Müslüman ülkelerde ve bazı Müslüman olmayan Afrika ülkelerinde bu gelenek hala canlı.

Ben sofra adabını sevenlerdenim. Kendi alışkanlıklarım var ama farklı kültürlerin masasında, onların adaplarını kullanmaya çalışıyorum. Arap yemeği yiyorsam ellerimle yiyorum, Çin çorbasını şapırdatıyorum, Fransız kaz ciğerimi tereyağ gibi ekmeğime sürmüyorum. Yemekler zaten farklı ama sanki gelenekleriyle yiyince daha da tatlanıyorlarmış gibi geliyor bana. Bir anda, konuşmadan aynı dili kullanıvermek gibi birşey!

Tags: Lezzet/ Peynir Gemisi

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment