Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Thomas Jefferson’ın Mutfağı:

December 30th, 2007 · No Comments

 

Thomas Jefferson, Amerika Birleşik Devletleri’nin üçüncü başkanıydı. Yaşadığı yıllar, aşağı yukarı Üçüncü Selim ve Osmanlı- Rus Savaşı sıralarına denk düşüyor.  Ülkesi için birçok değerli hizmetlerde bulunmuştur, Amerikan tarihinde özel bir yeri vardır. Yaptıklarını öğrenmek insana yaşama sevinci veriyor. Ama bizim işimiz, Jefferson’ın devlet adamlığını analiz etmek değil, yemek tarihindeki yerinden bahsetmek.

Deha kelimesi, bozuk para gibi harcanıveren bir kelime. Halbuki kelimeyi hakeden ne kadar az insan var ortalıkta! Jefferson’a deha dersem, kelimeyi boşa harcamış olmam. Sadece yoğun devlet işleriyle uğraşmakla kalmadı Jefferson, tarım, arkeoloji, paleontoloji, mimari, tarih, yazı ve icatlarıyla da tarihe adını yazdırdı. Ben gün içinde bir sayfa kitap okumayı, iki tabak yıkamakla evin alışverişini yapmak arasında yapacak zaman bulduğumda kendimi tebrik ediyorum. Jefferson gibi adamlara bakıp titremeli ve kendime gelmeliyim!

 

Thomas Jefferson, 4 yıl Fransa’da Amerikan elçiliği görevi yaptı. Ama Fransız yemeklerine düşkünlüğü, bu zaman diliminden önceye dayanıyor. Mutfağında Fransız aşçılar çalıştırdı, kaliteli hardal ve şarabı getirtti, hatta Amerika’da şarap yapımına ön ayak oldu. Bugün, dünyanın en iyi şaraplarından bazıları Amerika’da üretiliyor. Küçümsenecek şey değil.

Bolca sebze yediği için, vejeteryan sanılırdı ama işin aslı öyle değil. Eti yemeğin yanında eşlik etsin diye yerim, demiştir. Dondurmaya aşırı derecede düşkündü, Amerika’ya dondurma kültürünü taşıdı. Bugün hala Jefferson’dan kalma tariflerle evlerde dondurma yapılıyor.

Jefferson’ın zamanında, yemek odası misafirlerle olduğu kadar, hizmetliler, uşaklar ve kölelerle de doluydu. Ama Jefferson, yemek yemeği olduğu kadar, yemeğin nasğl yenildiğini ve atmosferini de ciddiye almış, hizmetlileri salondan çıkararak misafirlerin sofrada kendi kendilerine servis yapmalarını istemiş, böylece masanın sohbet ortamını sıcaklaştırmıştır.

Jefferson, bahçesinde Avrupa’dan getirttiği tohumlarla, Amerika’da henüz olmayan meyve ve sebzeler üzerinde deneyler yaptı. Bugün Amerikan sofralarında sıradan sayılan birçok yiyecek, onun sayesinde mutfaklara girdi. Yeni kıta, Thomas Jefferson popülerleştirmeden önce domates, patlıcan, brokkoli, kabak, incir, kuşkonmaz gibi bitkileri tanımıyordu. Jefferson tohumları alıp ekmekle yetinmedi, çeşitlerini ayıkladı ve ıslah etti, en uygun, en leziz olanları toparlamaya çalıştı.

Bugün, özellikle Amerika’nın tarihle daha içiçe olduğu doğu kıyısında, Jefferson’ın anısını yaşatan, tariflerini pişiren lüks restoranlar var. Jefferson’ın mutfağa girip yemek yaptığı ihtimal dışı. Ama ciddi bir gurmandiz olarak iyi aşçılardan tarifler topladığını, biriktirdiğini ve kendi mutfağında bu tarifleri yaptırdığını biliyoruz. Beyaz Saray, bugüne kadar Jefferson’ın ziyafetleri gibi ziyafet görmedi diye anilarında not tutanlara da bakılırsa, bu büyük adam sadece devlet işlerinde değil, mutfak işlerinde de ne yaptığını iyi biliyordu.

En sevdiği yiyeceklerden olan peynirli makarna tarifini buraya not düşmek isterim. Bu, gurmelere yakışacak süslü reçetelerden değil, insanın canı şöyle çabucak yapılıverilecek birşey çekti mi, ya da televizyonda bir film seyrederken yenecekler listesinden bir yemek.

Thomas Jefferson’ın peynirli makarnası: Küçük cins bir makarnayı dirice haşlayın. Tereyağı eritin, üzerine un serpiştirin. Hızlı hızlı çevirirken süt ekleyin. Hintcevizi, tuz ve biber serpin. Beşamel biraz koyulaşana kadar pişirin. Makarnayı ve bolca kaşar rendeyi sosa ekleyin. Fırına girebilecek, derin bir kaba dökün. Üzerine ekmek kırıntısı serpin ve kaşar yayın. Orta derecede ısıtılmış fırında 30 dakika kadar, üzeri hafif kızarınca çıkarmak üzere pişirin.

 

Lezzetçe: “Üniversiteye gitmiş lahanaya karnıbahar derler.” Mark Twain, yazar

 

Tags: Lezzet/ Peynir Gemisi

0 responses so far ↓

  • There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.

Leave a Comment