Elif Savas Felsen – Yazilar

Elif Savas Felsen – Yazilar header image 2

Zor Zamanlarda Ucuz ve Sağlıklı Yemek

April 15th, 2009 · 1 Comment

Önüm, arkam, sağım, solum işsiz. Hergün başka bir arkadaşın işinden çıkartıldığını, iş bulamadığını, kirasını ödeyemeyecek hallere düştüğünü öğreniyorum. Bundan daha kötü ne olabilir? Söyleyeyim: Brian, kocam, bir şirkette yönetici pozisyonunda. Şirketin bağlı olduğu ana şirketin pay sahipleri çalışanları azaltmak için en küçük sebebi kullanmak üzere Brian’a baskı yapıyorlar. Düşününüz ki çocukları okulda, evinin taksitlerini ödemeye çalışan bir insanı işten çıkartmak için tepeden zorlanıyorsuzun. Güç birşey. Ama bir de onlarca kişiyi çıkartmanız için baskı görüyorsunuz! Pay sahipleri için dosya dolduran isimler, oysa sizin hergün birlikte çalıştığınız, dertlerini bildiğiniz kadınlar ve erkekler. Artık kafasını şirket nasıl para kazanır sorusundan çok, ben bu insanları kovulmaktan nasıl korurum sorusu dolduruyor.

Arkadaşların çoğu film ve sanat işlerinde olduklarından, beş parasız kalmaya alışıklar. Ama açlığa alışık değiller. Sabah, öğlen, akşam corn flakes’e talim eden koskocaman insanlar biliyorum. Haftalardır şu tuz torbası kuru makarnalı hazır kap yemeklerden yiyenleri. Ne de olsa ucuz. 1 Dolar’ın altında. Bir öğün.

Bu kadar az paralarla nasıl doğru dürüst yemek yenilir ve sağlıklı kalınır? Madem ekonominin düzelmesine bir faydam yok, bari kafamı aklımın ereceği şeylere yorayım diye düşünerek ve işsiz kalan herkese kalbimin en derinlerinden bol şanslar dileyerek, birkaç şey sıralamaya çalışayım.

Amerika’nın kilo problemi, sağlıksız ve çekici şeylerin çok ucuz olmasından geliyor. Benim Türkiye’de bayramdan bayrama ve hatta sadece yılbaşlarında yiyebildiğim muzur yiyecekler, burada sebzeden ucuz. Bütün gün üç kuruşa berbat işlerde çalışan fakir insanların, yorgun argın eve gelip karnı acıkmış çocuklar için saatlerce ayakta dikilip yemek pişirmeye çalışmalarını bekleyemezsiniz. Tabii ki açacak bir paket patates cipsini ve önlerine koyacak. Bütün günün mutsuzluklarından sonra bir tadımlık cennet. Hem ucuz, hem anında doyum. Türkiye’de de patates cipsi bu kadar ucuz olsa, fukaranın evi aynen böyle olurdu. Eleştirmek kolay ama sebeplerini düşününce eleştirmek o kadar kolay değil.

Eskiden şişmanlık, ağır işlerle harcanmayan bir hayatın göstergesiymiş. Bugün zayıflık, spor yapacak parası ve zamanı olduğunun göstergesi. Ve meyve alma gücünün.

Pekiyi, normalde sağlıklı yemeğe alışmış da, şimdi parası yetmeyen benım arkadaşlarım ne yapsınlar? Marketlerde gözden kaçan, ucuz ve sağlıklı yiyecekleri bulmak lazım. Benim bu yazım Amerika’daki bir markette bulunabilecek şeyler tabii. Türkiye’nin gerçekleri bambaşka.

Önce nasıl sağlıklı ve ucuz protein yenilir? Bolca kuru bakliyat. Bakliyat ucuz. Hele konservede yemeğe hazır değil de, torbalarda kuru satılanlar. Ama zamanı olmayanlar için konserveler de oldukça ucuz. Bir kutu kurufasulyeyi değil domates ve soğanla pişirmek, üzerine limon sıkıp biraz yağla piyaza çevirseniz bile içi sağlık dolu.

Konserve ton balığı, en ucuz yoldan balık yemenin yolu. Ve tabii en iyisinden protein! Salata olabilir, makarnaya sos olabilir…

Yumurta. Adı çıkmış dokuza, inmez sekize ama siz sağlık modalarına bakmayın. Yumurta en ucuzundan, içi protein ve daha bir dolu iyi şeyle dolu.

Patates de illa kızartmış olacak diye birşey yok. Ve öyle de ucuz ki! Fırında patates mesela, üzerine az yoğurt ya da azıcık peynir. C vitamini ve potasyumla dolu. Hele tatlı patates (sweet ppotatoes) ve yam! Bunlarda bir de beta karoten var.

Ceviz, fındık, yer fıstığı özdellikle kabuklu alınırsa oldukça ucuz. Bunların yağları vücüda zarar verici cins yağlardan değil. Protein ve vitamin E yüklüler. Özellikle canınız muzur birşeyler atıştırmak istediğinde ideal bir seçim.

En ucuz ve en sağlıklı meyvelerden muz! İçi potasyum dolu ve tok tutmak için birebir. Benim gibi konserlerde sahne arkasını enstrümancılarla paylaşanlar, enerji olsun ve özellikle de sakinleştirsin diye muz yediklerini bilir. Biz, şarkıcı kısmı, boğazda birşey bırakacak şeylerden korkarız da yemeyiz. Ama faydası tartışılmaz.

Yulaf. “Oatmeal”. İçinde şeker ve katkı olmayan, en basit ve ucuzundan, doyurucu, sağlıklı. Üstüne az bal, kuru meyve parçaları. Hatta benim gibi ara sıra az tuz ve karabiber! İçinde koyun eti olsa hani neredeyse keşkek niyetine!!!

Brokkoli hala en ucuz sebzelerden. Ve tabii lahana. Bunları pişirmenin o kadar çok yolu var ki, ben sevmiyorum demek zor.

Havuç ne kadar ucuz ve vitamin bombası! Sakın o bebek havuçlara dokunmayın. Aynı koskocaman havucun makinadan geçmiş halinden başka birşey değiller. Üstelik kat kat daha pahalı.

Donmuş sebzeler de tazesi kadar sağlıklıdır. Eğer daha ucuzlarsa satın almakta hiçbir sakınca yok. Jenerik markalar da ünlü markalar kadar sağlıklı. Ama yarı fiyatına! Çoğu jenerik markalarla ünlü markaların paketlenme farklarından başka bir farkları yok. Çoğu aynı yerden alınmış malzemeleri, hem de aynı paketleme fabrikasında ama farklı paketliyor.

Zor zamanlarda pirince yükleniyoruz. Ama onun da sağlıklısı var. Esmer pirinç beyazı kadar ucuz. Ama çok daha sağlıklı.

Tavuğu bütün almak, sadece parçalarını almaktan çok daha ucuz. Tavuk eti de sağlıklı etlerden. En iyisi bütün alıp parçalamayı denemek. Sonra parçaları buzlukta saklamak. Doğrusu ben, ekonomik sıkıntıda olmadığım zamanlarda da tavuğun ve etin kemiklerini buzlukta saklayıp suyundan çorba yapıyorum. İçi tuzla yüklü hazır sulardan çok daha lezzetli.

Canınız bir güzel kırmızı et çektiğinde de, ucuz bir parça et almaktan sakınmayın. Bu etler (mesela flank steak) bir gün asitli bir sıvıda marine edildiler mi, en pahalı parçalar kadar lezzetli olurlar. Asit kasların ayrışmasını sağlar ve et yumuşar. Bunun için limon suyu, portakal suyu veya sirke kullanabilirsiniz. Bir gece böyle bir sıvı içine yatırın. İsterseniz tuz, sarımsak, karabiber. Ertesi gün yağsız tavada ızgara yapmadan önce iyice bir silin, oda ısısına getirin. Fileminyon halt etmiş!

Afiyet, şeker!

Tags: Turkish Journal

1 response so far ↓

  • 1 Serra // Jul 25, 2009 at 1:39 pm

    Merhaba, oldukça güzel ve faydalı bir yazı, Türkiye’de yaşasam da bu bilgiler çok fikir verici. Ve aslında burası içinde geçerli .Ama hala biz organik ve lezzetli sebze meyve bulabiliyoruz da mevsiminde olanlar uygun fiyatlı .. Yine de şasnlıyız Türkiyede.. Selamlar

Leave a Comment